KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/2776 E., 2023/12469 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/559 D.İş, 2021/561 K.
- Hüküm/karar
- Davanın kısmen kabulü/İtirazın reddi
Karar Metni
1.801 kelime·9 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, 12.02.2021 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda, araçta yolcu olan müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik kaydı ile 5.000,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini 249.478,48 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, %20'şer oranında hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi sonrasında 135.706,31 TL'nin 16.11.2020 tarihinde davacıya ödendiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranının dikkate alınması gerektiğini, olayda hatır taşıması ve müterafik kusur bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılmasının yerinde olduğu, 13.04.2021 tarihli revize bilirkişi hesap raporu ile, bakiye teminat limitinin 254.293,69 TL kaldığının belirtildiği, bilirkişi raporunun hükme elverişli olduğu, davalının bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunmadığı, davacı vekili tarafından talebin ıslah ile 254.293,69 TL olarak arttırıldığı, davalının müterafik kusur ve hatır taşıması savunmasının yerinde görüldüğü,
bilirkişi raporunda hesaplanan 328.778,05 TL tazminattan %20 müterafik kusur ve %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması sonucunda bakiye tazminatın 210.417,95 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 210.417,95 TL'nin 16.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
B.İtiraz sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde, hesaplamada aktüeryal yöntem yerine progresif rant yöntemi kullanılmasının hatalı olduğunu, gelirin asgari ücretin 3,4 katı olarak kabulünün yanlış olduğunu, başvuru evrakı içinde davacının kazadan önceki 2019 yılı maaş bordrolarının sunulduğunu, 2020 ve 2021 yılı maaş bordrolarının da dosyaya sunulması gerektiğini, davacı tarafından kaza tarihi ile hesap tarihi aralığına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) dökümü ya da maaş bordrosunun sunulması gerektiğini, hesaplanan bakiye tazminat tutarının hatalı olduğunu,
%20'şer oranında hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi sonrasında 135.706,31 TL'nin davacıya 16.11.2020 tarihinde ödendiğini, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında ise güncellenen ödeme miktarı düşümü sonrasında tespit edilen tazminat miktarı olan 328.778,05 TL'den %20 müterfik kusur ve %20 hatır taşıması indirimi olmak üzere toplam %40 oranında indirim yapıldığını, oysa önce müvekkil tarafından yapılan ödemenin düşülmesi, sonra kalan tutardan hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bilirkişi tarafından 10.04.2021 tarihli revize raporun hazırlandığı, bu raporda; davacıya ödenmesi gereken tazminat tutarının 469.299,56 TL olduğu, davalının güncellenen ödemesi tenzil edilince ödenmesi gereken tutarın 328.778,05 TL olduğu, bu tutarın 390.000,00 TL'lik teminat tutarının üzerinde olduğu, davalı şirket ödemesi olan 135.706,31 TL'nin tenzili sonrasında kalan teminat limitinin 254.293,69 TL olduğu hususlarının belirtildiği, öncelikle davalının rapora itiraz etmediği, bilirkişi raporunun davalı aleyhine davacı lehine usuli kazanılmış hak haline geldiği,
davacının gelirinin asgari ücretin 3,4 katına göre hesaplandığı, davacının tazminata esas geliri yönünden ise, dosyada mübrez SGK kaydı dikkate alınarak, kazadan önceki son 3 aylık gelirinin esas alınmasının emsal içtihatlara uygun olduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmasının uygun görüldüğü, davalı ödemesinin toplam zarar yerine poliçe limitinden düşülmesi isabetli olmasa da rapora davacı bu yönden itiraz etmemiş olmakla raporun davacı aleyhine kesinleşmiş olduğu,
davalı ödemesinin mahsubu sonrasında en son takdiri nedenlerle indirim yapılmasının ise isabetli olduğu gerekçeleri ile itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Dava1ı vekili temyiz dilekçesinde, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu; hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 faizin dikkate alınması gerektiğini, hesaba esas alınan gelirin hatalı olduğunu, gerçek gelirin tespiti için 2020 ve 2021 yılı maaş bordrolarının da dosyaya sunulması gerektiğini, son üç aylık döneme ilişkin ücret belgesinin ispatı gerektiğini, bu belge olmadığından asgari ücretin esas alınması gerektiğini, hesaplanan tazminat tutarından önce müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapıldıktan sonra, hesaplanan indirimli tutardan en son müvekkilin yaptığı ödemenin düşülmesi gerektiğini, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 inci ve 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına göre davalı vekilinin aşağıda yer alan bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarara dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının meydana gelen kazada yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp maddi tazminat talebinde bulunmuş, davalı vekili, davacıya yeterli ödeme yapıldığını, davacının karşılanmamış zararı kalmadığını ileri sürmüş, hakem heyetince davalı tarafından yapılan ödemenin güncellenmiş tutarının mahsubu sonrasında kalan miktardan ayrı ayrı %20'şer oranında müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılarak ortaya çıkan tazminat miktarı esas alınmıştır. Davalı ..., gerçek zarardan sorumlu olup varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; trafik kazasının oluşumunda zarar görenin kusuru varsa (birlikte kusur) bu oranda indirim yapılması, hatır taşıması varsa TBK'nın 51 inci ve KTK'nın 87 nci maddeleri uyarınca indirim yapılması, zarar görenin olayın oluşumunda etkili olmamakla beraber zararın oluşumunda veya artmasında kusuru varsa (müterafik kusur) kalan tazminattan bu sebeple indirim yapılması biçiminde olmalıdır.
Zarar görenin birlikte kusuru, hatır ve müterafik kusur indirimleri yapıldıktan sonra, sorumlular tarafından bir ödeme yapılmış ise ödenmesi gereken tazminattan en son bu ödemelerin mahsubu ve hükmedilecek tazminat miktarının belirlenmesi gerekir.
İlgili Kanun maddeleri incelendiğinde kusur, hatır ve müterafik kusur bir indirim sebebi olarak sayılmasına karşın zarar sorumlularınca yapılan ödemeler bir indirim nedeni olarak gösterilmemiştir. Kaldı ki ödemeler tazminatı belirlemede bir indirim sebebi olmayıp Yargıtay uygulamaları ile artık yerleşik ... geldiği gibi borcu söndüren bir nitelik taşımaktadır (Hukuk Genel Kurulu 03.05.2017 Tarih 2017/2097 E., 2017/894 K.).
Belirlenen zarardan öncelikle indirilecek yararlar zarar görenlerin bizatihi zarar sebebiyle yapmaktan kurtuldukları (örneğin 18 yaşından küçük bir çocuğun ölmesi sebebiyle talep edilen destekten yoksun kalma tazminatında anne ve babanın o çocuğun kazanç sağlayacağı yaşa gelinceye kadarki yetiştirme giderlerinden kurtulmaları gibi) masraflar veya zarar sebebiyle elde ettikleri (örneğin araç hasarları sebebiyle istenilen tazminatlarda aracın sovtaj bedeli gibi) faydalardır.
Oysa zarar sorumluları tarafından yapılan ödemeler zararın tazmini amacıyla yapıldığından denkleştirilecek yarar kapsamında değerlendirilemez. (Yargıtay 11. HD’nin 27.03.1972 tarih ve 1398-1503; yine aynı dairenin 06.11.2008 tarih 3948-12426. Yargıtay 9. HD’nin 16.11.1979 tarih ve 11805-12844. Yargıtay HGK’nun 24.03.1976 tarih 660-1157 sayılı kararları).
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, gerekirse ek bilirkişi raporu almak suretiyle hesaplama yapılarak bulunacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı Mapfre Sigorta A.Ş. lehine fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine
23.11.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY
Borçlar kanunu haksız fiil tazminatını düzenlerken (T.B.K. 49 ve devamı maddeleri) zararın ispatı ve belirlenmesinin (50. md.) nasıl olacağını açıklamış, tam olarak ispat edilememesi halinde hakimin bu zararı belirleyeceğini öngörmüştür. Zarar belirlenirken birtakım veriler kullanılacaktır (Türüne göre zararın kapsamı- gelir -kusur ödeme varsa vs). Ayrıca haksız fiil sorumlusu tarafından ödemenin denkleştirici adalet gereği zarardan düşürülmesi gerekecektir.
Bütün bu hesaplamalar (zararın belirlenmesi) H.M.K. 266 md. uyarınca genellikle bilirkişi marifetiyle olacaktır. Hakim önüne gelen zarardan somut olaya ve savunmaya göre (hatır taşıması) zararı artırıcı nedenler varsa (müterafik kusur) bununla ilgili bilgi ve belgeleri değerlendirip kendisi tazminatı belirleyecektir. TBK 51. md. başlığı "tazminat ve belirlenmesi" 52. maddesi ise "tazminatın indirilmesi" ile ilgilidir.
Bu maddelerin gerekçelerine bakıldığında bizzat hakimin değerlendireceği konulardır. Zararın belirlenmesi sırasında T.B.K.- 51-52 (43-44) maddeleri uygulanarak bilirkişiden rapor alırsak hakimin takdirinde olan hususlarda bilirkişi raporuna değer vermiş oluruz. Bu husus tazminat hukuk eserlerinde de (M. Reşit Karahasan) incelenmiş, zarar ile tazminat arasındaki fark şu biçimde açıklanmıştır. "Borçlar hukukunda zarar ve tazminat kavramlarının ayrı ayrı yeri ve sonuçları vardır.
Zarar, malvarlığındaki eksilmeyi, tazminat ise sorumluluğun kapsamını tespit eder. Bu nedenle tazminat zarar miktarına eşit olabileceği gibi, ondan eksik de olabilir. B.K 43-44 maddeleri ile getirilen düzenleme sorumlunun zararı ne ölçüde yükleneceğini belirlemek içindir. Bu nedenle davalı ödemesi de göz önünde tutularak zarar kesin olarak belirlendikten sonra B.K. 43-44 maddelerinin somut olay içinde tartışılması ve araştırılması gerekir.
Şayet olay içinde belirtilen yasa hükümlerine uygun indirim sebeplerinin varlığı tespit edilirse tazminat, başka bir deyişle hükmedilecek miktar zarardan az olacaktır." 17. ve 4. H.D önceki içtihatları bu yöndedir.
Somut olayda hakem heyetince tazminat hesabında önce davalı tarafça yapılan ödemenin tenzil edilip daha sonra hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmasında bir usulsüzlük bulunmadığı kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma ilamının (2) numaralı bendindeki bozma gerekçesine katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2776, K. 2023/12469, 23 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama