KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/3022 E., 2025/6948 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/1116 D.İş - 2022/1116 Karar
- Sayısı
- İHK-2022/64005
- Sayısı
- K-2022/224055
Karar Metni
1.663 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın yaya konumunda olan davacıya çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve % 10,3 oranında malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 49.800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 50.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 254.975,05 TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 2.492,18 TL ve geçici bakıcı gideri talebini 1.713,60 TL olmak üzere toplam talebini 259.180,83 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, davalı kurumun ancak sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti oranında sorumlu olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebi yönünden davalının sorumluluğunun bulunmadığını ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekili tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, adli trafik bilirkişisinden alınan kusur raporunda plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün asli ve % 80 oranında, yaya konumunda olan davacının ise tali ve % 20 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi raporunda, davacının % 10,3 maluliyet oranı, davalının % 80 kusur oranı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile tazminat tutarının belirlendiği,
kusur raporu ve aktüer bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 254.975,05 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.492,18 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.713,60 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 259.180,83 TL'nin 02.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada mevcut maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlediği, davalı vekilinin kusur raporuna ilişkin itirazları yönünden yeniden kusur incelemesi yapılmasına karar verildiği, bu kapsamda adli trafik bilirkişisinden alınan 20.11.2022 tarihli kusur raporunda, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün tali ve % 40 oranında, yaya konumunda olan davacı küçüğün yanında birlikte hareket ettiği annesi ...'un asli ve % 60 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği,
raporun denetime ve hüküm tesisine elverişli olduğu ve davalının % 40 kusur oranı esas alınarak tazminat tutarının hesaplandığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek davanın kısmen kabulü ile 127.487,52 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 856,8 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 128.344,32 TL'nin 02.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyetince alınan kusur raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu ve geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu trafik kazasına sebebiyet verdiği iddia edilen plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın varlığının ve kazaya söz konusu aracın sebebiyet verdiğinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, dava konusu kazadan kaynaklı tazminat talebinin ıslah tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmamış olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini,
İtiraz Hakem Heyetince alınan kusur raporunun tazminat hesabına esas alınmaya elverişli olmadığını, çocuk olan davacı yönünden davalının geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını, tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1.65 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini,dava konusu kaza sebebiyle davacı tarafından elde edilen kazanımların tazminat tutarından mahsup edilmesi gerektiğini, davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle gelir elde edeceği tarihin başlangıcı olarak 18 yaşını doldurduğu tarihin esas alınması gerektiğini,
fiili olarak bakıcı tutulduğunun ispat edilememiş olması nedeniyle bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, tazminat hesabında davacının askerlik süresinin dikkate alınması gerektiğini, temerrüt tarihinin hatalı belirlendiğini, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ve davacı lehine takdir edilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, özellikle soruşturma dosyası kapsamından dava konusu kazaya plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiğinin anlaşılmasına,
Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un geçici 1.maddesine göre 13.03.2020-15.06.2020 tarihleri arasında 95 günlük duran zamanaşımı süresi nedeniyle ıslah tarihi olan 22.06.2022 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığının anlaşılmasına, davacı tarafından davalı sigorta şirketine usul ve yasaya uygun başvuru yapılmış olmasına, tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporunun karara esas alınmış olmasına,
davacının kaza tarihindeki yaşı itibariyle (5 yaş) kazanç getiren herhangi bir işte çalışmasının sözkonusu olamayacağı ve bu yönden mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceği gözetildiğinde davacı çocuk için geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmemesinin yerinde olmasına, davacı tarafından davalı şirkete 18.02.2022 tarihinde başvuru yapılmış olup 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü ilave edilmesi sonucu sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren faiz işletilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına,
İtiraz Hakem Heyetince karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne uygun biçimde davacı için vekalet ücretinin hüküm altına alınmış olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyanın incelenmesinde; dava konusu kazaya neden olan plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği, davacı küçüğün kaza sonrası yaralandığı ve ambulans ile hastaneye götürüldüğü, dava konusu kaza nedeniyle kaza tespit tutanağı düzenlenmediği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince adli trafik bilirkişisinden alınan 18.06.2022 tarihli kusur raporunda; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün asli ve % 80 oranında oranında, davacının ise tali ve % 20 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği ve söz konusu rapor hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verildiği,
davalı vekili tarafından karara itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince adli trafik bilirkişisinden alınan 20.11.2022 tarihli kusur raporunda; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün seyri esnasında tüm dikkat ve özeni ön seyir istikametine vermeden, kaplama alanına tam hakim olmadan, aracının hızını trafik ortamının gerektirdiği şartlara göre ayarlamadan dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde seyrettiği anlaşıldığından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/d ve 52/b maddeleri kapsamında kazanın oluşumunda 2. dereceden etki ile % 40 oranında kusurlu olduğu,
2015 doğumlu yaya konumunda olan davacının birlikte hareket ettiği annesi ...'un 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 68. maddesi ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 138/d maddesi kapsamında bu kazanın oluşumunda 1. dereceden etki ile % 60 oranında oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, İtiraz Hakem Heyetince plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün % 40 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır.
Olayın oluş şekli ve dosyada mevcut belgeler gözetildiğinde İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan kusur raporunun yetersiz ve denetime elverişsiz olduğu görülmekle eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
O halde, İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu trafik kazasına ilişkin soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle hükme esas alınan kusur raporu ve diğer raporlar arasında oluşan çelişkiyi giderecek nitelikte uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
3.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda hükme esas alınan ...Üniversitesi ....Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 24.01.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası ''Tibia kırığı'' arızası nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı % 10,3 olarak hesaplanmıştır. Maluliyet raporunda olay tarihinde yürürlükte olan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uygulanmıştır. Ancak raporu hazırlayan heyet teşekkülü usule uygun değildir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan arazlar dikkate alınarak kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak ve içerisinde ortopedi ve travmatolji uzmanının da bulunduğu üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalı bölümünden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz maluliyet raporu esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3022, K. 2025/6948, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama