KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/3391 E., 2023/6234 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/192 Değişik İş., 2021/192 K.
- Sayısı
- İHK-2021/6092
- Hüküm/karar
- Davacının itirazının kısmen kabulüne
- Sayısı
- K-2020/92651
Karar Metni
1.149 kelime·6 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir.
Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacının itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sürücüsü olduğu araç ile sigortasız aracın yaptığı kaza neticesinde yaralanan davacının %20 malul kaldığını, belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri davada 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı alacağının başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı 25.02.2021 tarihinde sürekli iş göremezlik tazminatını 234.046,00TL, geçici iş göremezlik tazminatını ise 7.034,68TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru şartının yerine getirilmediğini, tarafların uzlaştığını dava açılamayacağını, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik alacağından sorumlu olmadıklarını, tazminat miktarından müterafık kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, vekalet ücretinin yönetmelik gereği 1/5 oranında olması gerektiğini, temerrüte düşmediklerini, başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. ... KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...
14.05.2018 tarihinde sürücü olan davacı ile sigortasız araç sürücüsü arasında meydana gelen kazada yaralanan başvuranın %20 oranında maluliyeti olduğunu, sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talep ettiklerini, uyuşmazlığın konusu olan kazanın CMK nın 253 üncü maddesi uyarınca uzlaşma kapsamına giren suçlardan olduğunu, kamu davası açılmadan taraflar arasında 22.11.2018 tarihli uzlaşma raporu ile taraflar arasında 3.000,00 TL karşılığında edimli olarak uzlaştıklarını, şüpheli hakkında uzlaşma nedeni ile kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini,
uzlaşma nedeni ile CMK 253/19 madde hükmü uyarınca soruşturma konusu suç nedeni ile tazminat davası açılamayacağından, uzlaşma nedeni ile maddi ve manevi haklardan feragat edilmiş sayılacağı" gerekçesi ile başvurunun reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili; uzlaşmanın ceza davasına yönelik bir uzlaşma olduğunu beyan etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "uyuşmazlık konusu olayda tazminata konu aracın işleteni ve sürücüsünün farklı kişiler olduğunu ve zarar görene karşı aralarında müteselsil sorumluluk bulunduğunu, araç sürücüsünün haksız fiil hükümlerine göre, araç işleteninin ise Karayolları Trafik Kanunu'ndan doğan araç işletilmesine bağlı tehlike sorumluluğuna göre sorumlu olduklarını, ceza davasındaki uzlaşmanın ise 3.000,00 TL karşılığında araç sürücüsü ile yapıldığını,
bu noktada ceza davası kişisel olduğundan araç sürücüyle yapılan uzlaşmada ancak araç sürücüsünün sorumluluğunu ortadan kaldıracak ancak araç işleteninin ve buna bağlı olarak davalının sorumluluğunun sona ermesine neden olmayacağını, ancak araç işletenin ve davalının sorumluluğu da sürücünün tüm zarardaki sorumluk payında azalmaya neden olacağından başvuru sahibi vekilinin itirazının kabulü gerektiğini, dosyaya ibraz edilen 01.04.2019 tarihli maluliyet raporunun özürlülere ilişkin yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığını ve hüküm kurmaya yeterli olduğunu,
başvuranın SGK hizmet döküm cetvelinde iş göremezlik süresi içinde çalışır vaziyette görüldüğünden geçici iş göremezlik tazminatının reddine karar verildiğini, zarar tespiti maksadı ile alınan rapor ile başvuranın 234.046,60TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 7.034,68TL geçici iş göremezlik tazminatının belirlendiğini, davacının taleplerini ıslah ettiğini, kaza yapan aracın işletme tehlikesine karşı,
sürücünün sorumluluktaki payının %20 olarak takdir edildiğini ve geri kalan kısmın diğer müteselsil sorumluların üzerinde bırakıldığı" gerekçesi ile başvuranın itirazının kısmen kabulüne 187.237,28TL tazminatın 08.08.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuranın uzlaştığını, davadan feragat edildiğini, maluliyet raporunun usule uygun olmadığını, kusur oranı ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (...) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı 14.05.2018 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 5271 sayılı CMK'nın 253/19 maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları
3. Değerlendirme 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (17) ve (19) numaralı bentleri şöyledir: “(17) Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder.” “(19) Uzlaşmanın sağlanması hâlinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38'inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.”
Anılan düzenlemelere göre uzlaşmanın sağlanması hâlinde davacının soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açma hakkı ortadan kalkar. Uzlaşma tutanağı da ilam mahiyetinde olacağından aksinin aynı kuvvetteki belge ile ispatlanması gerekir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 166 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında alacaklının, borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesinin diğer borçluları da ibra edilen iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtaracağı düzenlenmiştir. İbranın diğer müteselsil borçlulara etkisine ilişkin bu özel hükümle alacaklının sadece bir borçluyu ibra etmesi üzerine, ibra ettiği borçlunun iç ilişkideki payı kadar, diğer borçlulara karşı da alacak hakkını kaybedeceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda; 14.05.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, Kars Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/3380 soruşturma numaralı dosyasında, davacının davalı araç sürücüsü ile CMK’nın 253 üncü maddesi kapsamında uzlaşıldığını, kazadaki yaralanma nedeniyle tarafların uzlaştıklarına dair uzlaşma tutanağı düzenlendiği, Kars Cumhuriyet Başsavcılığınca 17.12.2018 tarih 2018/3380 soruşturma nolu dosya ile araç sürücüsü hakkında uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle uzlaşma tutanağının ilam mahiyetinde olduğu ve tutanağının aksinin de aynı kuvvetteki delillerle ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağının kabulü ile davacının tazminat talebinin tümden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle talebin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
2. Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemesine gönderilmesine
10.05.2023 tarihinde Üye ...'un karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan kararın onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3391, K. 2023/6234, 10 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama