KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/3588 E., 2024/9619 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1301 E., 2022/1675 K.
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/572 E., 2019/438 K.
Karar Metni
862 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 27.11.2013 tarihinde davacıların desteğinin bulunduğu ve davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan motosikletin dava dışı araç ile çarpışması sonucu oluşan çift taraflı trafik kazasında davacıların kızları olan yolcunun vefat ettiğini, davacıların kızlarının desteğinden yoksun kaldıklarını iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydı ile davacı ... için 1.500,00 TL, davacı ... için 1.500,00 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, zararın tespitinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile hesaplanacak tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, müterafik kusur nedeniyle hesaplanacak tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davalı şirketin temerrüde düşmemesi nedeniyle dava açılmasına sebebiyet vermediğini, haksız fiile dayalı alacak sebebiyle avans faizi talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/196 Esas sayılı dosyası kapsamı ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin raporu birlikte değerlendirildiğinde kazadaki tüm kusurun plakası tespit edilemeyen beyaz bir araçta olduğu, davalının sigortalısı olan Uğur Şalgamcıların herhangi bir kusurunun bulunmadığı, bu nedenle davalı ... şirketinin de kaza nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/196 - 2016/257 karar sayılı dosyasında yargılama sonunda sanık ... hakkında taksirle ölüme ve yaralamaya sebebiyet suçundan müsnet suçu işlemediği, (aracın kazaya karışmadığı, kazaya sebebiyet veren aracın beyaz renkli Renault marka Clio model plakası tespit edilemeyen bir araç olduğu) sanığın aracının ise Fiat Stilio olduğu sabit olmakla beraatine karar verildiği,
temyizen kararın kesinleştiği, davacılar murisinin motosiklette yolcu olduğu ve motosiklet (...) sürücüsü ile birlikte öldüğü kararda kusur ile ilgili bir değerlendirme yapılmadığı, Ankara ATK'dan alınan 06/03/2014 tarihli raporda motosiklet sürücüsünün tali kusurlu olduğunun bildirildiği görülmüş ise de.
Ankara ATK'dan alınan raporda kabul edilen olayın oluş şekline de bakıldığında, dava dışı plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün arkadan gelerek motosiklete çarpması ve sıkıştırması ile kazanın meydana geldiği, ölen motosiklet sürücüsünün gece vakti meskun mahalde yolun en sağ şeridinden seyretmesi gerekirken, sol şeritten seyrettiğinden bahisle tali kusur veren raporun olayın oluş şekline uygun olmayıp, rapordaki gerekçe isabetsiz olmakla, yerel mahkemece yargılama sırasında alınan rapor oluşa daha uygun ve isabetli görüldüğünden, davanın kusur yokluğundan reddine karar verilmesinde usul ve yasaya bir aykırılık bulunmamaktadır.
Davacı tarafça olsa olsa plakası tespit edilemeyen dava dışı araç sürücüsü yönüyle Güvence Hesabına karşı dava açılabilecektir...." gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; ceza mahkemesinde alınan Adli Tıp Kurumu raporu ile mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu raporunun birbiriyle çelişkili olduğunu, çelişki giderilmeden karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu desteğini yitiren davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyanın incelenmesinde, kazaya ilişkin olarak kaza tespit tutanağı düzenlenmediği, ceza yargılaması sırasında Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan kusur raporunda dava dışı aracın sürücüsünün önündeki araca arkadan çarpması nedeniyle asli kusurlu olduğu, sigortalı motosiklet sürücüsünün sol şeritte seyri ile trafiği tehlikeye düşürdüğü ve tali kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemenin karara esas aldığı Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 30.04.2019 tarihli raporunda ise; sigortalı motosiklet sürücüsünün kusuru bulunmadığı, dava dışı aracın sürücüsünün ise önündeki aracı güvenli mesafeden takip etmemesi ve önündeki motosiklete tedbirsizce çarpması sonucu oluşan kazada %100 asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece bu rapor esas alınmak suretiyle tazminat istenen aracın kusursuz olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda ceza yargılamasında alınan kusur raporunda sigortalı araç sürücüsü tali kusurlu bulunmuş iken, Mahkemece alınan raporda kusursuzdur, iki rapor arasında çelişki bulunmakta olup, bu çelişkinin giderilmesi gereklidir. Tüm deliller değerlendirilmek ve ceza yargılamasında alınan rapor ile karara esas alınan rapor arasında oluşan çelişki de giderilmek suretiyle sigortalı araç sürücüsünün olaydaki kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3588, K. 2024/9619, 14 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama