İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/3709 K.2024/2416

Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece önceki kararda direnme kararı verilmesi üzerine Yargıtay…

Esas2023/3709Karar2024/2416Tarih5 Mart 2024Okuma7 dk · 1.432 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2023/3709 E., 2024/2416 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Mart 2024
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2021/153 Esas, 2022/1172 Karar
Dava tarihi
26.04.2013
Hüküm/karar
Davanın kısmen kabulü
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.432 kelime·7 dk okuma·10 bölüm

Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece önceki kararda direnme kararı verilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Yapı Kredi Sigorta A.Ş.'ne hırsızlık rizikosuna karşı Eczane Paket Sigortası ile işyerinin 03.09.2012 - 03.09.2013 tarihleri arasını kapsayacak şekilde sigortalanmış olduğunu, 07.11.2012 tarihinde müvekkilinin ...

Eczanesi'ne kimliği meçhul hırsızların girerek bilanço hesabındaki stok hesabına göre 654.918,54 TL değerinde ilaç ve 10.000.00 TL değerinde demirbaş eşyayı çalıp kayıplara karışmış olduklarını bugüne kadar da bulunamamış olduklarını, davalıya yaptığı başvurusu üzerine şirketinin zararının tespiti anlamında İnce Sigorta Eksperliği Ltd.

Şti ile yaptığı çalışma sonucu müvekkiline 44.090,00 TL ödeme yapılmış olduğunu, eczanesine hırsız girmesi sonucu davalının teminat altına aldığı riskin gerçekleşmiş olduğunu ve müvekkilinin gerçek zararı olan 565.910,00 TL olduğunu belirterek harca esas değer 10.000 TL olmak üzere HMK m.107 gereği bilirkişi tarafından inceleme yaptırılarak sonuca göre yapacağı talep doğrultusunda dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekili talebini 18.01.2022 tarihinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 364.000 TL'ye çıkarmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde davacı tarafın harca esas değerin 10.000,00 TL olduğunu belirtmesine rağmen dava dilekçesinin içeriğinde ve sonuç istem kısmında zararlarının 565.910,00 TL olduğu belirtilerek bu miktarın tahsilinin talep edildiğini, bu hususun 6100 sayılı yasanın 109/2 maddesinde talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamayacağının açıkça düzenlenmiş olması karşısında yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

İzmir (Kapatılan) 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.01.2014 tarihli ve 2013/271 Esas, 2014/7 Karar sayılı kararıyla; davacı vekilinin talebinin belirsiz alacak davasına yönelik olduğunu iddia etmiş ise de, davacının 03.04.2013 tarihinde keşide ettiği ihtarnameyle gerçek zararının tamamının 503.000,00 TL olduğunu belirttiği, kendisine ödenen 44.090,00 TL düşüldükten sonra bakiye 458.910,00 TL 'nin ödenmesini talep ettiği, böylece uyuşmazlık konusunun davacı tarafça açıkça belirlemiş olması nedeniyle kısmi dava açmakta hukuksal yararının bulunmadığı, davacı tarafın iddia ettiği gibi HMK.'nun 107.maddesindeki belirsiz alacak davasının koşulları da bulunmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 2014/5539 Esas, 2016/9322 Karar sayılı ve 15.10.2016 tarihli kararı ile; taraflar arasında talep edilen miktarın tartışmasız olduğundan söz edilemeyeceği, belirsiz alacak davası olarak açılan davaya kısmi dava olarak devam edilmesinin mümkün değil ise de somut olayda davacının kısmi dava açtığı ve dava konusu miktarın taraflar arasında tartışmalı olduğundan davacının kısmi dava açmakta hukuki yararının bulunduğunun kabulünün gerekeceği, mahkemece kısmi dava açıldığı kabul edilerek işin esasına girilip toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B.Mahkemece 1.Bozmadan sonra Verilen Karar

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.04.2017 tarihli ve 2017/221 E., 2017/328 K. sayılı kararı ile; davacı vekili, talebinin belirsiz alacak davasına yönelik olduğunu iddia etmiş ise de davacının 03.04.2013 tarihinde keşide ettiği ihtarnameyle gerçek zararının tamamının 503.000,00 TL olduğunu belirttiği, kendisine ödenen 44.090,00 TL düşüldükten sonra bakiye 458.910,00 TL'nin ödenmesini talep ettiği, dava dilekçesinde de gerçek zarar olan 565.910,00 TL'nin tahsili için HMK’nın 107. maddesi uyarınca dava açtıkları, dava ve karar tarihinde HMK’nın 109/2. maddesinin yürürlükte olduğu,

davacı tarafın fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 10.000,00 TL'nin tahsili şeklinde bir talebinin bulunmadığı, bu haliyle davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, dolayısıyla uyuşmazlık konusunun davacı tarafça açıkça belirlenmiş olması nedeniyle kısmi dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, davacı tarafın iddia ettiği gibi HMK'nın 107. maddesindeki belirsiz alacak davasının koşulları da bulunmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

C.Hukuk Genel Kurul Kararı

Hukuk Genel Kurulu'nun 17.11.2020 tarih ve 2019/17-853 Esas-2020/907 Karar sayılı kararı ile; davacının, dava dilekçesinde davalı sigorta şirketi ile işyeri (eczane paket sigortası) sigortası poliçesi düzenlediklerini, işyerinde hırsızlık olayı olduğunu ve bir kısım mallarının çalındığını, davalı şirketin zararın 44.090,00TL olduğu gerekçesiyle bu miktarı ödediğini, gerçek zararının 565.910,00TL olduğunu, 10.000,00 TL harca esas değer üzerinden belirsiz alacak davası açtığını bildirerek talepte bulunduğu, davasını açıkça belirsiz alacak davası olarak nitelendirdiği,

davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına rağmen alacakların belirli olduğu sonucuna ulaşıldığından somut olayda belirsiz alacak davasının koşulları bulunmamakta ise de, alacaklarının ödenmediğini iddia eden davacının, mevcut yasal düzenlemeler karşısında dava açmaktan başka bir yolla alacağına kavuşma imkânı olmadığı, bir mahkeme kararına ihtiyaç bulunması karşısında eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını söylemenin mümkün olmadığı, davacının alacağının tahsili amacı ile ister kısmi, ister tam ... veya belirsiz alacak davası açılmasında her zaman hukuki yararı olduğu,

alacağın tartışmasız veya belirli olması hâlinde kısmi dava açılamayacağına ilişkin HMK'nın 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasının yürürlükten kaldırılmış olmasından, yeni düzenleme ile dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılmasında,

talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmeyeceğinin belirtilmiş olmasından dolayı belirli alacaklar için de artık kısmi dava açılması mümkün hâle geldiğine ve davacının alacaklarının bir kısmını dava ettiğinin dava dilekçesi içeriğinden anlaşılmasına başka bir anlatımla davanın kısmi dava olarak görülmesi için gerekli koşulların somut olayda bulunmasına göre, mahkemece dava hukuki yarar yokluğundan reddedilmeyerek bir ara kararı ile kısmi dava olarak görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

D.Mahkemece Hukuk Genel Kurulu kararı üzerine verilen karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla.

6098 sayılı yasanın failin sorumluluğundan kaynaklanın istemlere ilişkin zamanaşımını düzenlerken, 6102 sayılı yasanın ise sigorta ilişkisinde sigortacının sorumluluğuna ilişkin istemlere dair zamanaşımını düzenlediği, somut olayda taraflar arasında sigorta poliçesine dayalı olarak sigortacı sigortalı ilişkisinin bulunduğu, bundan ötürü 6098 sayılı yasanın haksız fiile ilişkin zamanaşımı hükümlerinin taraflar arasında fail-mağdur ilişkisi bulunmadığından uygulanma olanağının bulunmadığı, bu durumda 6102 sayılı yasanın 1420.

Maddesi gereğince zamanaşımı hükümlerinin uygulanması gerektiği, davanın ilk açıldığı tarihin 26.04.2013 olduğu, alacağın dava edilen kısmı için zamanaşımının dolmadığı, ancak davanın kısmi dava olduğu, alacağın dava edilmeyen kısmı için zamanaşımının dolduğu, dava dilekçesinde talep edilen 10.000,00 TL dışındaki miktar için istemin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL nin 22.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hırsızlık suçu için İzmir Cumhuriyet Savcılığının 2013/8742 soruşturma sayılı dosyasında soruşturma açıldığını ve soruşturmanın halen devam ettiğini, hırsızlık suçunun ağırlaştırılmış hali olan "geceleyin bina içinde hırsızlık" biçiminde olan eylemin cezasını 5 ila 10 yıl arasında hapis cezasını gerektirmesi ve TCK 66 maddesine göre dava zamanaşımı 15 yıl olduğunu, zamanaşımı süresini belirleyen kriter suç oluşturan eylem olduğunu, müvekkil hırsızlık eylemin derhal sigorta şirketine ihbar ettiğinden tazminat alacağının muaccel olduğunu, alacak 18.01.2022 tarihinde ıslah edildiğinden alacağın zamanaşımına uğramadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafın kendi defter ve kayıtları ile dahi dava konusu ettiği tazminat tutarının ispat edilemediğini, mahkemece esas alınan 01.12.2022 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesi ile de görüleceği üzere raporun davacı tarafça uhdesinde bulundurulması zorunlu olan ticari defterler olmadan dosyada yer alan gelir vergisi beyannameleri incelenmek suretiyle farazi olarak tanzim edildiğini, ekspertiz raporunda ise hırsızlık olayına konu işyerinde tek tek inceleme yapılarak fiili durumun tespit edildiğini, davacının iddia ettiği ilaç sayısının eczanenin tüm alanları dikkate alınarak dahi eczanede bulunmasının mümkün olamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, işyeri sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1420, 1453 ve 1459 uncu maddeleri, İşyeri/Hırsızlık Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve zamanaşımı süresinin dolduğu, davacının zarar tespitini yapan raporun uygun olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle Davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz giderinin temyiz eden davacıya iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3709, K. 2024/2416, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. Iv.bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. V. Temyiz
  9. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  10. B. Temyiz Sebepleri
  11. C. Gerekçe
  12. VI. Karar
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3709
Karar No
2024/2416
Tarih
5 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/3711 K.2024/1792
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/3712 K.2024/1793
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/3714 K.2024/3029
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/3716 K.2024/2591
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/3717 K.2024/1908
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/3719 K.2024/1794

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.