KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/3802 E., 2025/2584 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/51 E., 2023/44 K.
- Sayısı
- 2022/İHK-65183
- Sayısı
- K-2022/250966
Karar Metni
819 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 09.12.2021 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacıların kızı olan desteğin vefat ettiğini, davacının destekten yoksun kaldığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için 500,00'er TL olmak üzere 1.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle toplam talebini 256.875,31 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ödeme yapılarak sorumluluğun yerine getirildiğini, ödeme tarihi itibariyle hesap yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılmasını, yasal faiz uygulanabileceğini, beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kısmen kabulü ile davacı baba için 96.704,00 TL'nin, davacı anne için 104.469,28 TL'nin yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın vekalet ücreti yönünden kabulüne, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 06.04.2022 tarihinde ödeme yapılarak sorumluluğun yerine getirildiğini, bakiye tazminat alacağının kalmadığını, araç sürücüsü eşin hesaplamaya dahil edilmemesinin ve progresif rant yöntemi ile hesap yapılmasının hatalı olduğunu, beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan anne ve babanın açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Destekten yoksun kalma zararının hesabında destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış olduğu/olacağı yardım miktarı doğru şekilde belirlenmelidir.
Dairemizce kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir.
Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken, çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir.
Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine çok uygun düşmektedir.
Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselecektir.
Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır.
Somut olayda desteğin eşine kazanın meydana gelmesinde kusurlu sürücü olduğu gerekçesiyle pay ayrılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda bilirkişiden ek rapor alınarak desteğin eşine de pay ayrılarak destek paylarının belirlenmesi, sonrasında usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak destek tazminatı hesabının yapılması, hesabın yapılmasının ardından anne ve babaya yapılan ödemelerin yeterli olup olmadığının, bakiye tazminat alacaklarının bulunup bulunmadığının tespiti ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3.5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de
AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacılar lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3802, K. 2025/2584, 17 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama