KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/3818 E., 2024/7741 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/567 E., 2023/190 K.
Karar Metni
809 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, 15.09.2017 tarihinde yaya geçidinden geçmekte olan davacıya dava dışı Murat Sezgin'in kullandığı motosikletin çarpması sonucu ağır yaralandığını, vefat eden sürücü Murat Sezgin'in kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu, motosikletin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) olmadığını, ceza soruşturma dosyası ve maluliyet raporu doğrultusunda gerekli ödemelerin yapılması için Güvence Hesabına başvuru yapıldığını ancak talebin reddedildiğini belirterek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, 1,00 TL maddi tazminatın Güvence Hesabının davacının talebinin red tarihi olan 26.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, taraflarına dava dilekçesinde belirtilen herhangi bir delil tebliğ edilmediğini, davalı ...
Hesabının, 2518 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 21 ve 23 üncü maddeleri gereğince yeniden tescil edilmeden trafiğe çıkmaları ve dolayısıyla bu tür araçlar için trafik sigortası tanzim edilmesinin söz konusu olmaması nedeniyle davalı kuruma yüklenebilecek bir sorumluluğun olmadığının tespit edildiğini ve talebin karşılanamadığını, davaya konu aracın kazadan önce 30.12.2016 tarihinde trafikten çekildiğini ve çekme belgeli olduğunun sabit olduğunu, davalı kurumun motor gücü 50 cc’nin altındaki motorlu bisikletler bakımından sorumlu olmadığını, motorlu bisikletlerin kullanılmasından doğan zararların teminat dışında bırakıldığını,
davalı kurumun Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası teminat limitleri ve aracın kusur oranı ile sınırlı sorumlu olduğunu, maluliyet oranının kaza sonucu oluşan arızaların kaza ile illiyetleri tespit edilmek suretiyle belirlenmesi gerektiğini, davacının Sosyal Sigorta Kurumu'ndan (SGK) geçici iş görmezlik ödeneği alıp almadığının tespiti gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı vekilinin 03.11.2021 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak davanın kabulüne, 326.384,76 TL maddi tazminatın taleple bağlı kalınarak 26.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının yaralanmasına KTK uyarınca tescil belgesi almamış olan bir aracın sebep olduğu iddia edildiğinden müvekkil kurumun tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, davacının yürütülen soruşturma dosyası kapsamında, kazadan dolayı kimseden şikayetçi olmadığını açıkça beyan ettiğini, işletenin sorumluluğunu temin eden davalı kurumun, işletene karşı vazgeçilen talep ve zararlardan sorumlu tutulamayacağını, davacı için düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını,
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.6. maddesi gereğince geçici iş göremezlik taleplerinin teminat kapsamı dışında olduğunu, davacıya söz konusu zarar nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının yargılama aşamasında araştırılmadığını, davalı kurum aleyhine ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kazaya karışan motosikletin trafik tescil bilgilerinin incelenmesi sonucunda silindir hacminin 50 cc'nin üzerinde olduğundan trafik sigortası yapılması zorunlu araçlardan olduğu, davacı yayanın kusursuz, dava dışı motosiklet sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılması hukuka uygun olduğu, geçici iş göremezlik tazminatından davalının sorumlu tutulmasının yerinde olduğu, davacı tarafın dava dışı motosiklet sürücüsünden şikayetçi olmaması ceza dosyası kapsamında olduğu, maluliyet raporunda kaza ile yaralanma arasında illiyet bağı kurulduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan yaya olan davacının sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 ve 109/2 nci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları
3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3818, K. 2024/7741, 16 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama