KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/3940 E., 2025/2654 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/83 E., 2023/88 K.
- Sayısı
- 2022/İHK-4873
- Sayısı
- K-2022/334719
Karar Metni
846 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.12.2017 tarihinde müvekkilinin sürücüsü olduğu araç ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını, artan maluliyeti bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla sürekli iş göremezlik tazminatı için 8.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili talebini 135.518,30 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ödeme yapıldığını, davacının sunduğu maluliyet raporunun hükme esas alınmasını doğru olmadığını, maluliyet oranının kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile 135.518,30 TL’nin yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun uygun olmadığını, ödeme yapılarak sorumluluğu yerine getirildiğini, müterafik kusur indirimi uygulanması ve vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminat talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu alınmalıdır.
1. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 03.12.2017 tarihinde meydana gelmiştir.
Somut olayda, davacı vekilinin artan maluliyet iddiasında bulunduğu, davalı ... tarafından Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 18.01.2019 tarihli raporuna göre %19 maluliyet oranı uyarınca 02.10.2018 tarihinde 13.785,15 TL ve 09.08.2019 tarihinde 18.171,00 TL ödeme aldıktan sonra bu defa eldeki başvuruya eklenen Tekirdağ Dr. İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesi tarafından düzenlenen 01.09.2021 tarihli maluliyet raporuna göre servikal eha, mandibula kırığı sebebiyle ağız açıklığı ile yutma güçlüğü ve anksiyete bozukluğuna bağlı %53 oranında maluliyet belirlendiği;
bu rapora itiraz üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından üç adli tıp uzmanından alınan maluliyet raporunda ise konuşma ve ses bozukluğu, çiğneme bozukluğu ile travma sonrası stres bozukluğu sebebiyle %39 oranında maluliyet bulunduğu, kişide artan maluliyet sebebiyle %20 oranında maluliyet belirlendiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından başvuru sırasında sunulan rapor ile dosyada alınan rapor arasında çelişki bulunmaktadır.
İtiraz Hakem Heyetince; davacının yaralanmasına dair tüm tedavi evrakları davacıdan temin edilip dosya arasına alındıktan sonra, davacının maluliyet oranının tespiti ve maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için, mevcut tüm raporlar karşılaştırılarak ilk rapor ile sonraki raporlar arasında maluliyet oranının belirlenmesine etki eden fiziksel ve fonksiyonel arazlarda zaman içinde gelişim olup olmadığını belirlemeye elverişli, yeni bir sağlık kurulu raporu alınmalıdır.
Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, içinde ruh sağlığı uzmanı da bulunduğu heyet tarafından bizzat muayenesi yapılmak suretiyle özellikle travma sonrası stres bozukluğu yönünden kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı,
davacıdaki yaralanmanın gelişen durum olup olmadığı ve davaya konu kaza nedeniyle davacının artan maluliyetinin bulunup bulunmadığı hususlarında ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (davalının usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3940, K. 2025/2654, 18 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama