KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/4009 E., 2025/5661 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1983 E., 2022/2017 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/325 E., 2020/583 K.
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının aynı iş yerinde beraber çalıştıklarını, davalının müvekkili hakkında hırsızlık suçundan yapmış olduğu şikayet üzerine yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen beraat kararının kesinleştiğini, davalının şikayeti nedeniyle iş akdinin feshedildiğini, iş mahkemesi kararı ile işe iadesine karar verilmekle beraber yasal haklarından mahrum kalmasına bağlı maddi zarara uğradığını, şikayetin hak arama özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminat ile 70.000,00 TL manevi tazminatın haksız eylem tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş akdinin feshedilmesi ile müvekkilinin ilgisinin olmadığını, müvekkilinin şikayet hakkını kullandığını, maddi ve manevi zararın bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 25.03.2016 tarihinde işten ayrıldığı, bu tarihte yürürlükte olmayan daha sonra yürürlüğe giren bir düzenleme ile maddi kaybının tespit edilmesinin mümkün olmadığı, yürürlükte bulunmayan kanuni düzenlemeden kaynaklı maddi zararından bahsedilemeyeceği, maddi tazminatın hesaplanmasına ilişkin 06.05.2019 tarihli bilirkişi raporunun denetime uygun olduğu, maddi tazminat talebinin reddedilmesi gerektiği ancak haksız şikayet nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın 09.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı hakkında hırsızlık suçundan her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraat kararı verildiği, beraat kararı verilmesinin şikayeti başlı başına haksız hale getirmeyeceği; davalının, davacı hakkında şikayetçi olması için az da olsa emarenin bulunduğu, şikayet hakkının kullanıldığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının şikayetinin haksız olduğunun verilen beraat kararı ile tespit edildiğini, müvekkilinin iş akdinin feshedilmesi nedeniyle kadroya geçme yönündeki yasal düzenlemeden faydalanamadığını, maddi ve manevi zararın ispatlandığını, buna karşın davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; haksız şikayet nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalı tarafından Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığının, davalının eyleminin yasal şikayet hakkı kapsamında kaldığının, davacıya zarar vermek kastı ile hareket edilmediğinin, maddi ve manevi tazminatın koşullarının oluşmadığının anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4009, K. 2025/5661, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama