KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/4036 E., 2025/3018 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/74 Esas 2023/593 Karar
- İlk derece mahkemesi
- ... Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/71 Esas, 2022/58 Karar
Karar Metni
597 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalı ... vekili ile dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
... ili ... ilçesi ... mahallesinde bulunan dava konusu 482 ada 53 parsel sayılı taşınmaz, malik hanesi boş olarak, 1971/463 Esas ve 1972/231 Karar sayılı dosyada davalı olduğu yazılı olarak tapuda kayıtlıdır. Davacı vekili, dava konusu 482 ada 53 parsel sayılı taşınmazı harici satış senedi ile babası tarafından, davalıdan satın alındığını, babasının bahse konu taşınmazı kendisine sattığını,ancak taşınmazın halen tapuda vekil edeni tapuda kayıtlı olmadığını belirterek, taşınmazın vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı/dahili davalılar, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
...
2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.03.2022 tarihli ve 2015/802 Esas, 2022/129 Karar sayılı kararı ile dava konusu edilen 482 ada 53 nolu parselin malik hanesinin boş olması göz önünde bulundurulduğunda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 26. ve 27. maddeleri hükümlerine göre, tutanağı kesinleşmeyen taşınmazlara ilişkin mülkiyet ihtilaflarına bakma görevinin Kadastro Mahkemesine ait olması nedeniyle ve yine dava konusu taşınmaz hakkında Kadastro tutanağı düzenlendiği ve kesinleşmediği belirtilerek, mahkemenin görevsiz olduğu ve görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğuna karar verilmesi üzerine,
Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, dava konusu 482 ada 53 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanak örneği ya da aslının tüm araştırmalara rağmen bulunamaması sebebiyle, yeni kadastro tespiti ve askı ilanı yaptırılarak kadastronun olağan usullere göre tamamlattırılması için dosyanın Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı ... vekili ile dahili davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin de hatalı olduğunu beyan etmiştir.
2. Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, kadastro tutanağında lehine tespit gören kişinin davacının murisi ... olduğunu, davacının yapması gerekenin söz konusu ilama dayanarak kadastro tespitinin kesinleşmesini sağlamak suretiyle murisi adına taşınmazı tescil ettirmek olduğunu, taşınmaz ile alakası olmayan müvekkilinin murisine dava açılmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacının iddia ettiği gibi murisi ...'nin taşınmazı müvekkilin murislerinden aldığına dair hiçbir yazılı belgede sunulmadığını, davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini,
dosya arasındaki belgeler incelendiğinde Kadastro Müdürlüğüne hiç müzekkere yazılmadığını, mahkemece, kadastro tutanağının ihyası ve ilgili mahkemeden dava dosyasının ihyası istenmeden, yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğunu, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin de hatalı olduğunu beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup dahili davalı ... vekili ile dahili davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/4036, K. 2025/3018, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama