KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/4097 E., 2024/8117 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/792 E. 2022/1988 K.
- Dava tarihi
- 04.10.2017
- Hüküm/karar
- Esastan Red/ Davanın Kabulü
- İlk derece mahkemesi
- Ödemiş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/792 Esas 2019/1093 Karar
Karar Metni
718 kelime·4 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.11.2009 tarihinde müvekkilinin eşi Şakir Gürel'in zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan traktörü kullanırken meydana gelen çift taraflı kazada vefat ettiğini ileri sürerek, 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının başvuru tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, taleplerini 17.07.2019 tarihli dilekçesi ile 114.415,70TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın kusuru ve zararı ispat etmesi gerektiğini, kusurun tespitinde müterafik kusurun dikkate alınmasının icap ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile destek şahsın kazanın meydana gelmesinde % 100 oranında kusuru bulunduğu, destek murisin kullandığı aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu trafik sigortasının olmadığı, bu durumda davalıya husumet yöneltilmesinde yanlışlık bulunmadığı, davacının eldeki davayı destekten yoksun kalan 3. kişi olarak açtığı, kazanın 01.06.2015 tarihli sigorta genel şartların yürürlük tarihinden önce meydana geldiği, bu haliyle olayda yeni sigorta genel şartlarının uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 114.415,70 TL destekten yoksuk kalma tazminatının davalı kuruma başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ehliyetsiz araç kullanmanın müterafik kusur oluşturduğunu, tazminattan indirim yapılması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yansıma yoluyla üçüncü kişi sıfatıyla talep edilen destek zararına ilişkin olarak destek şahsın kazaya etken kusuru ile müterafik kusurunun tazminattan indirim sebebi olmadığı, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının reddedildiği, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınmayan traktörün karıştığı trafik kazası sonucu hayatının kaybeden desteğin yakının uğradığı destekten yoksun kalma tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 45 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 111 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmeliği.
3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz giderinin temyiz eden davalıya iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.09.2024 tarihinde Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
2021/24069 sayılı dosyadaki karşı oy gerekçesinde belirttiğim sebepler ile desteğin tam kusuru ile gerçekleşen trafik kazasında vefatından dolayı mirasçıların isteyebileceği bir tazminat bulunmadığı ve bu nedenle davanın tümden reddinin gerektiği, davacı hakkındaki kararın da bu gerekçe ile bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4097, K. 2024/8117, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama