KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/461 E., 2024/13815 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/1048 D.İş, 2022/1050 K.
Karar Metni
1.052 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.07.2020 tarihinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında yolcu konumunda bulunan davacının yaralanarak malul kaldığını, davalı tarafından 02.12.2020 tarihinde 26.808 TL ödeme yapılmış ise de bu ödemenin yetersiz olduğunu ileri sürerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 231.337,64 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru şartının gerçekleşmediğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun hükme esas teşkil etmeye yeterli olmadığını, kazanın oluşumundaki kusur oranlarının tespiti gerektiğini, hesaplanacak tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile 138.802,59 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 07.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin itirazlarının vekalet ücretine yönelik olmak üzere kısmen kabulüne ve kararın düzeltilmesine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru şartının gerçekleşmediğini, henüz talebin kısmen ya da tamamen reddedilmiş olmadığını, davacının sunduğu raporun kalıcı engel oranını tespit edici nitelikte olmadığını, davacının kalıcı engel oranının tespiti için yetkili sağlık kuruluşundan rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile illiyetin ispat edilemediği rapora dayanarak tazminat hesaplamasına itiraz ettiklerini, her ne kadar kazanın tek taraflı olması nedeniyle rapor alınmasına gerek görülmemiş ise de olayda yolcu konumunda bulunan davacının kusuru, ilgili idarenin kusuru olup olmadığının bilirkişi raporu ile tespit edilmesi gerektiğini,
tazminat hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz oranı dikkate alınarak yapılması gerektiğini, temerrüt gerçekleşmediğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmayan aracın karıştığı 08.07.2020 tarihli tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinde çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ...Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Tıp Kurulu tarafından düzenlenen 07.10.2021 tarihli raporda, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ve ekindeki cetvellere göre davacının el bileği hareket kısıtlılığı ve skar şeklindeki arızasına ilişkin maluliyet oranının %9 olduğu rapor edilmiştir.Hakem Heyetince davacının %9 maluliyeti esas alınarak karar verilmiştir.
Her ne kadar raporda kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ve ekindeki cetveller kullanılmış ise de raporu düzenleyen heyette maluliyetin kapsamına göre uzman doktorların bulunmadığı anlaşılmakta olup raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olmadığı açıktır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının kazadaki yaralanmasına ilişkin olup da dosya kapsamında yer almayan tüm tedavi belgelerinin toplanması; daha sonra, yaralanmanın mahiyeti nazara alınarak içerisinde ortopedi uzmanı ve plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından, davacı bizzat muayene edilmek suretiyle ve kaza ile illiyet bağı kuracak şekilde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ve ekindeki cetvellere göre davacının maluliyetini belirleyen denetime elverişli bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre (davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
3.6100 sayılı Kanun'un 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Somut olayda, dava konusu olaya ilişkin Hakem Heyetlerince kusur raporu alınmadığı, davalı tarafından ise kusura itiraz edildiği görülmektedir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu trafik kazasına ilişkin dosya arasında mevcut tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur durumunun ve oranlarının tespiti için konusunda uzman bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru değildir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,25.12.2024 tarihinde Başkan ... karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Davacının yaralanıp malul kalması ile sonuçlanan kazayı yapan ve davalı tarafından zorunlu trafik sigortalı araç sürücüsünün alkolün etkisiyle direksiyon hakimiyetini kaybedip su kanalına aracı düşürmesi ile davaya konu tek taraflı kaza meydana gelmiştir. Olaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağında, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu tespiti yapılmış, başkaca kimse için kusur tayin edilmemiştir.
Davacı kazayı yapan sigortalı araçta yolcu konumunda olup kazanın meydana gelmesinde etken bir davranışının olmadığı da olayın oluş biçiminden ve dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu itibarla davalıya trafik sigortalı araç sürücüsü dışında kimsenin kusurlu olmadığı ve yolcu konumunda olan davacının da kazanın meydana gelmesine etken davranışı bulunmadığı dikkate alındığında, somut olay bakımından kusur raporu alınmasına gerek yoktur.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/461, K. 2024/13815, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama