KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/4706 E., 2023/6428 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2267 E., 2022/2205 K.
- Hüküm/karar
- Davanın Kısmen Kabulü
Karar Metni
1.699 kelime·8 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya direnme kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'nun müvekkiline borçlu olduğunu, 10.04.2013 tarihinde yapılan hacizde borcu karşılayacak nitelikte bir malının bulunmadığının kayıt altına alındığını, 3. kişi davalı ...'in borçlunun uzun yıllar iş yaptığı ortağı olduğunu, davalı borçlunun dava konusu taşınmazını muvazaalı olarak ... adlı kişiye, diğer bir taşınmazını da davalı ...'a devrettiğini öğrendiklerini belirterek gayrimenkuller hakkındaki tasarrufların iptaline ve müvekkilinin alacağı kadar bu gayrimenkuller üzerine haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin davalı borçlunun mali durumunu ve alacaklılarına zarar verme kastını bilmesine imkan bulunmadığı gibi bu hususları bilmediğini, gerçekten de iptali istenen tasarrufun yapıldığı tarih itibarıyla müvekkilinin 3046 parsel sayılı taşınmazın davalı borçlu ile birlikte 1/2 oranında hissedarı, diğer bir ifadeyle müşterek maliki olduğunu, davalı borçlu ... tarafından taşınmazın üçüncü kişilere satılması halinde zaten önalım hakkını kullanma ve bu şekilde davalı borçlunun devrettiği payı devralma imkanına sahip olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
3.Davalı ... cevap dilekçesinde; Kartal'da bulunan daireyi diğer davalı ...'dan 70.000,00 TL'sini tapu dairesinde nakit, 100.000,00 TL'sini 03.05.2013 tarihinde, 100.000,00 TL'sini ise 09.05.2013 tarihinde ödemek suretiyle satın aldığını, davalı ... ile iş ortaklığı yaptığının ve adı geçen davalının mali durumunu bildiğinin gerçek dışı ve soyut iddia olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.06.2019 tarihli ve 2014/78 Esas, 2019/227 Karar sayılı kararıyla; davalılar arasında gerçekleştirilen taşınmaz devri işlemlerinin muvazaalı olmayıp gerçek devirler olduğu devralanlar tarafından bedeli ödenmek ve mülk edinmek kastı ile ve tapu kaydına güvenilerek edinilmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 20.01.2021 tarihli ve 2019/4053 Esas, 2021/50 Karar sayılı kararıyla; davalılar ... ve ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2'inci maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, dava konusu tapu sicilinin İstanbul ili, Kartal ilçesi, Yukarı mahalle, 2367 ada, 311 sayılı parselde kayıtlı 13 numaralı bağımsız bölümü davalı 3'üncü kişi ...'e;
tapu sicilinin Muğla ili, Bodrum ilçesi, Turgutreis köyü, Köyaltı mevkii, 3046 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesini davalı 3. kişi ...'a satış suretiyle devrine ilişkin tasarruf işlemlerinin bedeller arasında pek aşırı (fahiş) fark bulunması nedeniyle iptale tabi olduğu gerekçesiyle bu taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 07.03.2022 tarihli ve 2021/17992 Esas, 2022/4097 Karar sayılı ilamı ile; "...
Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu taşınmazlardan davalı borçlu ... tarafından davalı 3. kişi ...’e devredilen İstanbul ili, Kartal ilçesi, Yukarı mahalle, 2367 ada, 311 sayılı parselde kayıtlı 13 numaralı bağımsız bölüm yönünden yapılan değerlendirmede, bedeller arasında pek aşırı (fahiş) fark bulunması nedeniyle bu tasarrufun iptale tabi olduğu kanaatine varılarak ilk derece mahkemesinin davanın reddine dair kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir.
Tapudaki satış bedeli dışında yapılan ödemelerin davalı 3.kişi tarafından devir tarihi veya devir tarihine yakın tarihli banka hesap hareketleri, banka ödemesi, kredi kullanımı gibi delillerle ispatlanması mümkün olup bu belgelerdeki meblağların tapudaki bedele eklenerek bedel farkının varlığının buna göre değerlendirilmesi gerekir.
Somut olayda; dava konusu İstanbul ili, Kartal ilçesi, Yukarı mahalle, 2367 ada, 311 sayılı parselde kayıtlı 13 numaralı bağımsız bölüm 67.000,00 TL bedelle davalı borçlu ... tarafından davalı 3.kişi ...’e 11/03/2013 tarihinde tapuda devredilmiştir. Bilirkişi tarafından bu taşınmazın tamamı için 250.000,00 TL rayiç bedel belirlenmiştir.
Davalı 3.kişi ...; aslında taşınmazın tamamını 240.000,00 TL’ye satın aldığını, tapudaki bedel dışında, 03/05/2013 tarihinde 70.000,00 TL, 09/05/2013 tarihinde 100.000,00 TL Garanti Bankası hesabından davalı borçlu ...’nun eşi ... hesabına dava konusu taşınmazın satış bedeli açıklamasıyla para gönderildiğini belirterek, bu konuda dekont örneklerini dosyaya sunmuştur.
Dairemiz uygulamasına göre de bu taşınmaz için bilirkişi tarafından belirlenen rayiç değer olan 250.000,00 TL ile davalı 3. kişi tarafından ödendiği ispat edilen 237.000,00 TL arasında bedel farkı bulunmadığı anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi’nin bu yöndeki gerekçesine katılma imkanı bulunmamaktadır.
Davalı 3.kişi ...’in davalı borçlu ile yakınlık ve tanışık olduğu yada İİK’nın 280/1 maddesi gereğince borçlunun mali durumunu bilebilecek şahıslardan olduğu da ispatlanamadığından bu taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tasarrufun iptaline konu taşınmaz için ödendiği ileri sürülen toplam 170.000,00 TL'nin, davaya konu taşınmaza ilişkin tasarrufun iptali davası açıldıktan sonra ödendiği, taşınmazın resmi sözleşme ile devredildiği 11.03.2013 gününden 52 gün sonra, 100.000,00 TL tutarındaki bölümünün ise taşınmazın resmi sözleşme ile devredildiği 11.03.2013 gününden 58 gün geçtikten sonra, sözleşmenin tarafı olmayan ...'nun hesabına gönderilmek suretiyle ödenmiş olmasının olağan ödeme yöntemi olmadığı,
bu durumun, 170.000,00 TL'nin gerçekte davaya konu taşınmazın bedeli olarak ödenmediğini, davalının hakkındaki tasarrufun iptali davasının aleyhine doğabilecek sonuçlarını ortadan kaldırmak amacıyla yapıldığını açıkça gösterdiği, bu nedenle davalı üçüncü kişi ...'in davalı borçlu ...'nun eşi ...'nun hesabına gönderdiği 170.000,00 TL'nin davaya konu taşınmazın satış bedeli olarak kabulüne olanak bulunmadığı,
böylece davalı üçüncü kişi ...'in dava konusu taşınmazı resmi senette belirtildiği biçimde 67.000,00 TL karşılığında satın aldığının kabulü gerektiği, bedeller arasında pek aşırı fark bulunduğu gerekçesiyle Yargıtay 4'üncü Hukuk Dairesinin 7.03.2022 gün ve 2021/17992 (E) - 2022/4097 (K) sayılı bozma ilamına karşı direnilmesine, dava konusu tapu sicilinin İstanbul ili, Kartal ilçesi, Yukarı mahalle, 2367 ada, 311 sayılı parselde kayıtlı 13 numaralı bağımsız bölümü davalı 3'üncü kişi ...'e;
tapu sicilinin Muğla ili, Bodrum ilçesi, Turgutreis köyü, Köyaltı mevkii, 3046 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesini davalı 3. kişi ...'a satış suretiyle devrine ilişkin tasarruf işlemleri yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı üçüncü kişi tapuda ödenen bedel dışında banka vasıtası ile borçlu davalıya başkaca ödemede bulunmuş olup, bu ödemenin kabulü gerektiğini, cüzi olmayan satış bedelinin işlemden sonra ve zaman zaman taksitler halinde ödenmesinin de doğal olduğunu, sunulan banka dekontlarının satış sonrası bir iki aylık dönemlerde karı-kocanın Garanti Bankası müşterek hesabına yapılan ödemeler olduğunu, davalılardan ...'ın yasal ön alım hakkına dayalı olarak müvekkilinin 1/2 hissesini satın aldığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin borçlunun aciz durumunu bilme ihtimali bulunan kişilerden olmadığını, bu nedenle mülkiyet hakkının ihlal edilmemesi gerektiğini, direnme kararında yer alan gerekçeye göre, müvekkilinin taşınmazın alımı için ödediği bedeli geri alması gerektiğini, ancak diğer davalı ile hiç bir ilişkisi, ortaklığı ve para alışverişi olmadığını, davacı tarafından yapılan icra takibine konu senede ilişkin alacağın neye ilişkin olduğunun açıklattırılmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; tapudaki satış bedeli dışında yapılan ödemelerin davalı 3.kişi tarafından devir tarihi veya devir tarihine yakın tarihli banka hesap hareketleri, banka ödemesi, kredi kullanımı gibi delillerle ispatlanması mümkün olup bu belgelerdeki meblağların tapudaki bedele eklenerek bedel farkının varlığının buna göre değerlendirilmesi gerekir.
Somut olayda; dava konusu İstanbul ili, Kartal ilçesi, Yukarı mahalle, 2367 ada, 311 sayılı parselde kayıtlı 13 numaralı bağımsız bölüm 67.000,00 TL bedelle davalı borçlu ... tarafından davalı 3.kişi ...’e 11.03.2013 tarihinde tapuda devredilmiştir. Bilirkişi tarafından bu taşınmazın tamamı için 250.000,00 TL rayiç bedel belirlenmiştir.
Davalı 3.kişi ...; aslında taşınmazın tamamını 240.000,00 TL’ye satın aldığını, tapudaki bedel dışında, 03.05.2013 tarihinde 70.000,00 TL, 09.05.2013 tarihinde 100.000,00 TL Garanti Bankası hesabından davalı borçlu ...’nun eşi ... hesabına dava konusu taşınmazın satış bedeli açıklamasıyla para gönderildiğini belirterek, bu konuda dekont örneklerini dosyaya sunmuştur.
Her ne kadar Dairemiz bozma ilamında, Dairemiz uygulamasına göre de bu taşınmaz için bilirkişi tarafından belirlenen rayiç değer olan 250.000,00 TL ile davalı 3. kişi tarafından ödendiği ispat edilen 237.000,00 TL arasında bedel farkı bulunmadığı belirtilmişse de.
Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararında da belirtildiği üzere, taşınmazın alımı için tapudaki bedel dışında ödendiği iddia edilen paranın, eldeki tasarrufun iptali davasının açıldığı tarih olan 11.04.2013 tarihinden sonra ve yine tasarruf tarihi olan 11.03.2013 tarihinden uzunca bir süre olan 58 gün sonra 05.05.2013 ve 09.05.2013 tarihinde ödendiği anlaşılmış olup, bu durum, 170.000,00 TL'nin gerçekte davaya konu taşınmazın bedeli olarak ödenmediğini, davalının hakkındaki tasarrufun iptali davasının aleyhine doğabilecek sonuçlarını ortadan kaldırmak amacıyla yapıldığını gösterdiğinden,
bu bedelin tapuda ödendiği belirtilen bedele eklenmemesi ve sonuç olarak dava konusu taşınmazın resmi tapu devir senedinde gösterildiği şekilde 67.000,00 TL karşılığında satın alındığının kabulü ve buna göre bedeller arasında mislini aşan fark bulunması nedeniyle, temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine,
dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 373 üncü maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılar ... ve ...'e yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4706, K. 2023/6428, 15 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama