KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/5469 E., 2025/14696 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2893 E., 2023/370 K.
- İlk derece mahkemesi
- Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
- Sayısı
- 2018/842 E., 2022/151 K.
Karar Metni
667 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; muris ...'in vefatından önce ... şubesinden kredi kullandığını, murisin 19.10.2017 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilleri adına bankaya başvurulduğunu ve davalı sigorta şirketi adına yapılan poliçelerden doğan hak ve alacakların mürtehin sıfatı ile bankanın alması ve diğer hak ve alacaklarının müvekkillerine ödenmesinin talep edildiğini, ancak sigorta şirketinin poliçelerden doğan yükümlülüklerini hiç yerine getirmediğini, murisin mirasçılarından müvekkilleri dışındaki diğer mirasçısı ...'in mirası red ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL belirsiz hak ve alacaklarının murisin ölüm tarihi 19.20.2017 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, tazminat talep hakkının daini mürtehine ait olduğunu, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1435/1. maddesi gereğince sözleşmenin yapılmaması veya daha ağır şartlarda yapılmasını gerektiren hususları bildirmekle yükümlü olup sigortalının bu yükümlülüğüne aykırı davrandığını, poliçe akdedilme tarihinden 4 yıl önce 2013 yılında sigortalıya aterosklerotik kalp hastalığı, koroner arter hastalığı ve hipertansiyon hastalıkları tanısı konulduğunu,
sigortalının vefatına sebebiyet veren hastalıklarını sigorta sözleşmesinden önce var olduğunu beyan etmediğini, beyan yükümlülüğünün ihlali nedeniyle sigorta şirketinin ödeme yükümlülüğünün sona erdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davacıların murisinin TTK'nın 1435 ve ... Sigortaları Genel Şartları C.2-2 maddelerine aykırı olarak sözleşmeden önce var olan ve tedavi gördüğü kalp hastalığını poliçenin tanzimi esnasında sigorta şirketine bildirmeyerek tam ve doğru beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı, bu durumun sigorta poliçesine ve teminatına aykırılık oluşturduğu, muris tarafından beyan edilmeyen rahatsızlığın sigortacının akdi yapmaması veya daha ağır koşullarda yapmasını gerektirecek hallerden olduğu, sözü edilen hastalık ile ölüm arasında uygun illiyet bağı bulunduğu ve 6502 sayılı TKHK'nın 5. maddesi kapsamında haksız şarttan da söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; bankanın acenta sıfatıyla sigorta işlemlerini bizzat yaptığını, sağlık beyanlarına ilişkin formların matbu olduğunu, sigortalının bilgilendirilmediğini ve aydınlatılmadığını, 2013 yılından beri devam eden sigorta ilişkisinde davalı sigorta şirketinin sigortalının sağlığı hakkında her türlü sağlık kuruluşundan SGK'dan bilgi alma ve araştırma yetkisini aldığını, sigorta şirketi tarafından hastanın sağlığına ilişkin gerek sözlü gerek yazılı bilgilendirme yapılmadığından bilgilendirme formu ve sigorta poliçesinden bir suret verilmediğini, sigortalının beyan ihlalinin söz konusu olmadığını,
bilirkişi raporunun da bilimsel olmayan tamamen varsayımlarla hazırlandığını, muris ...'e koroner arter hastalığı tanısı konulmadığını, rapor ve reçetelerinde yazan koroner arter hastalığı tanısının sehven yazıldığını düşündüklerini, müteveffaya muayenelerinde bilgisayarlı tomografik anjiyografi ve/veya konvansiyonel invazif koroner anjiyografi tetkikleri yapılmadığını, bu nedenle tıbbi olarak kalp damar hastalığından bahsedilemeyeceğini, aksine ...'in geçirmiş olduğu ameliyat öncesinde koroner anjiyografi yapıldığını ve kalp damarlarının tamamen normal olduğunun görüldüğünü,
müteveffanın rahatsızlığı konusunda yeterli uzman görüşü alınmadığını, herhangi bir üniversite hastanesinden tamamen kardiyoloji uzmanlarından veya birden fazla kardiyoloji uzmanından oluşturulacak heyetten rapor alınması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; ... Sigortası Poliçesinden kaynaklı vefat tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/5469, K. 2025/14696, 27 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama