KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/5538 E., 2025/15375 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/112 E., 2023/199 K.
- İlk derece mahkemesi
- Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/392 E., 2022/348 K.
Karar Metni
970 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki maddi ve manevi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 03.03.2023 tarihli ek karar ile; HMK'nun 366. maddesi yollamasıyla 346/1 maddesi uyarınca kararın kesin nitelikte olması nedeniyle davacılar vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi ek kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince ek karar ile kararının kesin nitelikte olması nedeniyle davacılar vekilinin temyiz talebinin reddine karar verildiği, ancak meydana gelen trafik kazasında kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verildiği, davacılar vekilince kusur dağılımının hatalı olduğu belirtilerek kararın temyiz edildiği bu halde kararın kesin nitelikte olmadığı anlaşılmakla; davacılar veklinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine dair verilen 03.03.2023 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde. 09.12.2017 tarihinde davalı ...'in maliki olduğu, diğer davalı ...'nun sevk ve idaresindeki araç ile yaya destek ...'a çarpması sonucu ...'un vefat ettiğini, davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, zararın tazmini amacıyla sigorta şirketine yapılan başvuru sonucu uzlaşma sağlanamadığını, davalı ...
Müdürlüğünün de olay tarihinde yapımı devam eden yolda gerekli önlem ve tedbirleri almamış olduğundan kazanın meydana gelmesinde kusurlu ve sorumlu olduğunu, meydana gelen kaza sonucunda davacıların murisin desteğinden mahrum kaldıklarını, olay nedeniyle aşırı derecede üzüntü duyduklarını ve ruh sağlıklarının bozulduğunu, murisin ölümü nedeniyle defin ve diğer zorunlu dini vecibeler kapsamında yapmış oldukları harcamaların mevcut olduğunu beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla cenaze işlemleri, defin ve diğer zorunlu dini vecibeler kapsamında yapmış oldukları harcamalar için şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın,
davacıların her biri için şimdilik 100,00 TL (belirsiz alacak) destekten yoksun kalma tazminatı ve müvekkili ... için 20.000,00 TL, .. için 20.000,00 TL, .. için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi itibariyle yasal faiziyle birlikte davalılardan (sigorta şirketi hariç) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesiyle talebini destekten yoksun kalma tazminatı yönünden ... için 45.116,61 TL, ... için 31.946,26 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davaya bakmaya müvekkili şirketin yargı çevresinde bulunduğu .. Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı tarafça dava açmadan önce müvekkili şirkete gerekli belgeler ibraz edilmeden ve yapılan ödeme kabul edilmeden işbu davanın açıldığını, trafik kazası tespit tutanağı ve ceza dosyasına sunulan bilirkişi raporu uyarınca sigortalı araç sürücüsünün en fazla %25 kusurlu olduğunu, müvekkilinin cenaze ve defin giderlerinden sorumlu olmadığını, kardeş açısından destekten yoksunluk talebinin reddi gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kazada tarafların kusur durumlarının araştırılması gerektiğini, müvekkili ...'nun kusursuz olduğunu, soruşturma dosyasında alınan rapora göre davalının 2.derecede tali kusurlu, müteveffanın ise 1. derecede asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, murisin yayaların girmesi yasak olan, yaya kaldırımı bulunmayan bir yola girerek kazanın oluşumuna sebep olduğunu, davalı idarenin ise yayaların girmesi yasak olan yola yayaların girmemesi için gerekli önlemleri almaması nedeniyle kusurlu olduğunu, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların maddi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, davacı ... için 45.116,61 TL, davacı ... için 31.946,26 TL olmak üzere toplam 77.062,87 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...Ş. yönünden dava tarihinden, davalı ... ve ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine,
davacıların davalı ... aleyhinde açmış oldukları maddi tazminat davasının reddine, davacılardan ..'un açmış olduğu maddi tazminat davasının reddine, davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, .. .. için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL'nin davalılar ... ve ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen bu davalılardan alınarak davacılara ödenmesine, davalı ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu trafik kazası nedeniyle olay mahalline gidilmediğini, bilirkişi heyeti oluşturulmadığını, usulünce rapor aldırılmadığını, aracın 128 metre ileride durduğunu, müteveffanın çarpma noktasından 20 metre ileri savrulduğunu, bu hususların kusur raporlarında irdelenmediğini, kaza tespit tutanağında ve ceza dosyasında savcılığın kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda belirlenmeyen ve belirlenip de ATK tarafından düzenlenen raporda görmezden gelinen unsurların olduğunu, davalı sürücünün soyut ve gerçek dışı beyanlarına itibar edilerek kusur dağılımı yapıldığını, Karayollarının yolların bakım onarım ve ek tedbirlerin alınmasında sorumlu olduğunu, kusur dağılımına ilişkin hukuka aykırı kararın kaldırılması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık 09.12.2017 tarihinde davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olan aracın davacıların desteği yayaya çarpması sonucu desteğin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/5538, K. 2025/15375, 17 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama