KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/5690 E., 2025/3548 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/31 D.İş 2023/22 K
Karar Metni
1.352 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.02.2021 tarihinde sürücüsü tespit edilemeyen yabancı plakalı aracın yaya olan davacıya çarpması neticesinde müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek talep arttırma hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici bakıcı gideri ile 523,20 TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 15.623,20 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 15.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 21.12.2022 tarihli bedel arttırım dilekçesiyle talebini 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.825,90 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 432.825,90 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, talebin belirsiz alacak olarak ileri sürülemeyeceğini, kusur durumunun tespiti gerektiğini, dosyada mevcut raporun mevzuata uygun olmadığını, müvekkili kurumun geçici bakıcı gideri tazminatından sorumluluğunun bulunmadığını, rapor ücreti talebinin reddi gerektiğini, tazminat hesaplamasının TRH 2010 Yaşam tablosu ve %1,65 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, davacı asker olup kazanın görevi esnasında gerçekleştiğini, kişiye 2330 sayılı Kanun çerçevesinde nakdi tazminat ödemesi yapıldığı veya aylık bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini,
davacının emeklilikte 55 yaşa tabi olduğunu, müvekkili kurum temerrüde düşmediği için faiz talebinin reddi gerektiğini, hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinden itibaren 1 yıl dolmadan düzenlenmiş olması nedeniyle 28.06.2022 tarihli ara karar ile davacı tarafa verilen süre içinde davacı vekilinin, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin 21.07.2022 tarihli raporunu dosyaya sunduğu, raporun davacı bizzat muayene edilmeden düzenlendiği, kaza yerinin Batman, noter vekaletnamesinde yer alan adresin Kayseri olmasına rağmen raporun Ankara ilinde yer alan üniversite hastanesinden temin edildiği, bu kapsamda dosyaya sunulan raporun ara kararda yer alan şartları sağlamadığı gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ...
Üniversitesi Tıp Fakültesi'nce düzenlenen 21.07.2022 tarihli maluliyet raporunun davacının fiziki muayenesi de yapılarak usule uygun düzenlendiği, görev sırasında yaralanan davacıya 2330 sayılı Yasa uyarınca 8.540,36 TL nakdi tazminat ödemesi yapıldığı başkaca ödeme yapılmadığı, kusur raporunda, ... plakalı aracın tespit edilemeyen sürücüsünün kusurlu olduğu, ek raporda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın içtihatlara uygun olduğu,
davacı lehine hesaplanan 63.595,63 TL'nin 1/5'i üzerinden hesaplanan 12.719,12 TL vekalet ücretinin tahsiline karar vermek gerektiği gerekçesiyle "İtiraz eden davacının Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem kararına yönelik İtirazının Kabulü ile 2022.E.103124- K-2022/225864 sayılı kararının kaldırılmasına, Davanın kabulü ile 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.825,90 TL geçici bakıcı gideri tazminatının 01.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ...'ndan tahsil edilerek davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan aktüer bilirkişi ek ve kök raporunda geçici iş göremezlik talep edilmemesine karşın geçici iş göremezlik hesabı yapılmasının ve bu tazminattan nakdi ödeme kararı alınan tutarın indirilmesinin, pasif dönem başlangıcının 65 yaş olarak tespiti gerekirken 60 yaş olarak tespit edilmesinin, teminat limiti tutarlarının hatalı şekilde tespit edilmesinin,
ücretten özel kesintiler (OYAK aidat ve ikramiye kesintileri) tenzil edilmeksizin ve işbu tutarlar ücrete dahil edilerek hesaplama yapılması gerekirken özel kesintilerin düşülerek ücret tespiti yapılmasının hatalı olduğunu, temyize konu kararda, 7.893,00 TL yargılama giderine hükmedildiğini ancak yargılama giderlerine 1.980,00 TL ...
Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen adli tıp raporu ücretinin eklenmediğini, nispi tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, ZMSS poliçesi açısından Tramer sorgusu yapılması gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını, kusur raporunun denetime elverişli olmadığını, müvekkili kurumun geçici bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmadığını, rapor ücreti talebinin reddi gerektiğini, tazminat hesaplamasında TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve %1,65 iskonto oranının esas alınması gerektiğini, davacıya 2330 sayılı kanun çerçevesinde ödenen tazminat bedelinin güncellenerek tazminat hesabından düşülmesi gerektiğini,
davacının emekli sandığı kanununa göre emeklilikte 55 yaşa tabi olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiğini, bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, faiz talebinin reddi gerektiğini, yürütülmesi gereken faiz türünün yasal faiz olması gerektiğini belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, sürücüsü tespit edilemeyen yabancı plakalı aracın karıştığı trafik kazası sorucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ile adli tıp rapor ücreti talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekili ile davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
a) 2918 sayılı KTK'nın 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2.2.1 maddesi uyarınca, rizikonun ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Davadan önce yapılmış bir başvurunun bulunmadığı durumda ise, davalı sigortacı için dava tarihi temerrüt tarihidir.
Somut olayda; davacı tarafından 31.12.2021 tarihinde davalıya başvuru yapılarak sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebinde bulunulduğu anlaşılmakla Karayolları Trafik Kanunu'nun 99/1. maddesi gereğince davalının temerrüdünün başvuruyu izleyen 8 iş günü sonrasına tekabül eden 13.01.2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, temerrüt tarihinin 01.09.2022 olarak belirlenmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
b) Dosya kapsamından, davacı vekilince Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 28.06.2022 tarihli ara kararı üzerine dosyaya ibraz edilen ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen adli tıp raporu ücreti hakkında karar verilmediği anlaşılmaktadır. Rapor ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesi gerekirken bu konuda bir değerlendirme yapılmamış olması doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
3. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
a) Somut olayda kazaya karışan ve plakası tespit edilen araç yabancı plakalı olup aracın geçerli yeşil kart sigorta poliçesinin (yabancı araç sigortasının) bulunup bulunmadığı hususu araştırılmamıştır. Bu durum karşısında plakası tespit edilen ve kazaya karışan yabancı plakalı aracın ilgili yerlerden yeşil kart sigorta poliçesinin olup olmadığı sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
b) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Somut olayda, dava konusu olaya ilişkin kaza tespit tutanağı düzenlenmediği, oluş şekli ve dosyada mevcut belgeler gözetildiğinde Uyuşmazlık Hakem Heyetince kusura ilişkin alınan bilirkişi raporunun kazaya tanık olanların beyanlarına istinaden düzenlendiğinden yetersiz olduğu anlaşılmaktadır.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza soruşturma dosyasının dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden seçilecek 3 kişilik uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
c) 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un “Nakdi tazminat ve aylığın etkisi” başlıklı 6 ncı maddesinde “Bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ile bağlanacak emekli aylığı uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığıdır. Yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı olarak kurumların ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu kanun hükümlerine göre ödenen nakdi tazminat ile bağlanmış bulunan aylıklar göz önünde tutulur.” hükmü bulunmaktadır.
Dosyanın incelenmesinde, davacının kaza tarihinde uzman çavuş olarak görev yaptığı, davacıya 2330 sayılı Kanun kapsamında 8.540,36 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Şu durumda; anılan Kanun uyarınca davacıya yapılan ödemenin hesaplanan zarar miktarından düşülmesi gerekir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/5690, K. 2025/3548, 3 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama