KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/5787 E., 2023/12289 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/131 - 2023/132
- Hüküm/karar
- Başvurunun kabulü/ İtirazın reddi
Karar Metni
1.785 kelime·9 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun reddine karar verilmiş, verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.03.2015 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalı nezdinde ZMSS poliçesi olan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, eldeki tahkim başvurusundan önce davalının davacıya 17.03.2016 tarihinde 14.066,20 TL kısmi ödeme yaptığını, ancak davacının maluliyetinde artış/gelişen durum olduğunu bu nedenle ek tazminat talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 28.08.2018 tarihli ilk ıslah dilekçesi ile talebini 91.643,00 TL’ye yükseltmiş, bozma ilamından sonra sunduğu 28.12.2022 tarihli ikinci ıslah dilekçesi ile talebini bu kez 263.006,09 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacının dosyaya sunduğu rapora göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin % 18 oranında olduğu, eldeki tahkim başvurusundan önce davalının davacıya 17.03.2016 tarihinde 14.066,20 TL kısmi ödeme yaptığı, kısmi ödemenin güncelleştirilmiş halinin hesaplanan tazminat tutarından mahsubu ile bakiye tazimatın hesaplandığı,
davacının maluliyetinin arttığı, davalı vekilinin başvurunun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesinin 2 nci fıkrasında belirtilen iki yıllık hak düşürücü sürede yapılmadığına ilişkin itirazının reddi gerektiği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 91.643,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 17.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin 19.02.2019 tarihli 2019/İHK-1742 sayılı kararı ile davalının davacıya 17.03.2016 tarihinde 14.066,20 TL ödediği, taraflar arasında 23.02.2016 tarihli ibranamenin imzalandığı, davacının ibraname ile davalıyı ibra ettiği, davacının bakiye tazminat talebi için davalıya 08.06.2018 tarihinde başvurduğu, davacının davalıya 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesinin 2 nci fıkrasına göre belirlenen iki yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra başvuru yaptığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İtiraz Hakem Heyetinin 19.02.2019 tarihli 2019/İHK-1742 sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 17.03.2022 tarihli 2021/11329 Esas, 2022/5205 Karar sayılı ilamı ile "...Dosya kapsamından; davacı ile davalı ... tarafından 23.02.2016 tarihli 14.066,20 TL maluliyet tazminatına ilişkin ödemenin davacının Derince Devlet Hastanesi’nin raporundaki %6 oranındaki engellilik durumu nazara alınarak ödeme yapıldığı, eldeki uyuşmazlık bakımından hakem heyetine sunulan Sakarya Devlet Hastanesi’nin 08.05.2018 tarihli raporunda %18 oranında engelli olduğunun tespit edildiği ve İtiraz Hakem Heyeti’nce gelişen durumun varlığının reddedilerek ile davalının zamanaşımı itirazının kabulü başvurunun reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Maluliyet oranları bakımından fahiş fark bulunmakla birlikte, bu farklılığın maluliyet oranında zaman içinde ortaya çıkan gelişen durum olup olmadığı konusunda yapılmış bir araştırma da yoktur. Davacıya %6 maluliyet oranı üzerinden tazminat ödemesi yapan davalının hukuki durumunun, maluliyette gelişen durum olup olmadığı sorunu çözüldükten sonra değerlendirilmesi gerektiği gözetilmelidir.
Açıklanan vakıalar karşısında İtiraz Hakem Heyeti'nce; davacının ibraname-feragat tarihinden önceki ve sonraki eksik tüm tedavi evraklarının dosyaya teminin sağlanması, davalı ... şirketinden hasar dosyasının getirtilmesi ve dosya kapsamında olan iki raporun karşılaştırılması, maluliyet oranları bakımından fahiş fark bulunduğu dikkate alınarak, iki rapor arasındaki bu çelişkinin giderilmesi ile oran farklılığının maluliyette artış olarak kabul edilip edilemeyeceği (iki raporda maluliyet belirlemesine esas teşkil eden fiziksel ve fonksiyonel arazlarda zaman içinde gelişim olup olmadığı,
İbraname-feragat tarihi olan 2016 ile eldeki başvuru 2018 yılları arasındaki süreçte davacıdaki arazların gelişim gösterip göstermediği) hususlarında, kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre ATK İhtisas Kurulu'ndan ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından gerekçeli,
denetime elverişli ve kaza ile illiyet bağının kurulduğu rapor alınması ile oluşacak sonuca göre Karayolları Trafik Kanunu’nun 111 inci maddesinin ikinci fıkrasının da değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği..." gerekçesi ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının artan maluliyetinin araştırılması ve buna göre karar verilmesi gerektiği gerektiği gerekçesiyle Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 17.03.2022 tarihli 2021/11329 Esas, 2022/5205 Karar sayılı ilamı ile İtiraz Hakem Heyetinin ilk kararının bozulmasına karar verildiği, bozma ilamı uyarınca alınan Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 26.10.2022 tarihli raporda davacının kazadan kaynaklanın maluliyetinin % 27,2 oranında olduğunun belirtildiği,
anılan raporun kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre tanzim edildiği, söz konusu rapora göre yeniden hazırlanan aktüer bilirkişi raporu ile 273.216,64 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.717,16 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 2.403,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatının hesaplandığı,
davacı vekilinin sunduğu 28.12.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 263.006,09 TL'ye yükselttiği, bozma ilamı uyarınca alınan maluliyet raporunda belirlenen oranın, Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan maluliyet raporunda belirlenen orana göre daha yüksek olduğu, aynı davada iki kez ıslah yapılmayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına ilişkin itirazının reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalının davacıya 17.03.2016 tarihinde 14.066,20 TL tazminat ödediğini, söz konusu ödemenin 23.02.2016 tarihli ibraname mukabilinde yapıldığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesinin 2 nci fıkrasında belirtilen iki yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra eldeki tahkim başvurusunun yapıldığını, artan bir maluliyetin söz konusu olmadığını, bozma ilamından sonra alınan maluliyet raporunda davacının artan maluliyeti olduğuna ilişkin bir belirlemenin bulunmadığını, buna rağmen davanın kabulüne karar verildiğini,
davacının alacaklarının %20'sini Grup Merkez Hasar şirketine temlik ettiğini, bu husus gözetilmeden karar verildiğini, başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesi, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, sigortalı aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, 5271 sayılı CMK’nın 253 üncü maddesi uyarınca taraflar arasında uzlaşmanın olup olmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Somut olayda davacı vekili, davacının meydana gelen trafik kazasındaki yaralanması sebebiyle davalının eldeki tahkim başvurusundan önce davacıya kısmi ödeme yaptığını, ancak davacının maluliyetinde artış/gelişen durum olduğunu belirterek ek tazminat talep ettiklerini belirtmiştir.
Dairenin 17.03.2022 tarihli 2021/11329 Esas, 2022/5205 Karar sayılı ilamı ile davacının kazadan kaynaklanan maluliyet oranında zaman içinde ortaya çıkan gelişen durum olup olmadığı konusunda yapılmış bir araştırma bulunmadığı, bu hususta kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre gerekçeli, denetime elverişli ve kaza ile illiyet bağının kurulduğu rapor alınması ile oluşacak sonuca göre 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 111 inci maddesinin 2 nci fıkrasının da değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile İtiraz Hakem Heyetinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince bozma ilamından sonra, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre düzenlenen 26.10.2022 tarihli raporun alındığı, raporda davacının kazadan kaynaklanın maluliyetinin % 27,2 oranında olduğunun belirtildiği, bununla birlikte söz konusu raporda bozma ilamında belirtilen ibraname tarihi ile eldeki başvuru tarihi arasındaki süreçte davacının maluliyetinde gelişen durum olup olmadığı hususlarında değerlendirme yapılmadığı,
bu haliyle söz konusu raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, buna rağmen İtiraz Hakem Heyetince yanılgılı değerlendirmeyle söz konusu rapor benimsenerek yazılı olduğu şekilde hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. Buna göre İtiraz Hakem Heyetince her ne kadar bozma ilamına uyulmuşsa da bozmanın gereklerinin yerine getirilmediği görülmüştür.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının ibraname tarihinden önceki ve sonraki eksik tüm tedavi evraklarının dosyaya temininin sağlanması, davalı ... şirketinden hasar dosyasının getirtilmesi, kısmi ödemeye esas alınan % 6 oranlı 09.12.2015 tarihli Derince Devlet Hastanesi’nin raporu ile dava dilekçesine ekli % 18 oranlı 08.05.2018 tarihli Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin raporunun karşılaştırılması, maluliyet oranları bakımından fahiş fark bulunduğu dikkate alınarak,
iki rapor arasındaki bu çelişkinin giderilmesi ile oran farklılığının maluliyette artış olarak kabul edilip edilemeyeceği (iki raporda maluliyet belirlemesine esas teşkil eden fiziksel ve fonksiyonel arazlarda zaman içinde gelişim olup olmadığı,
ibraname tarihi olan 23.02.2016 tarihi ile eldeki başvuru tarihi olan 29.06.2018 tarihleri arasındaki süreçte davacıdaki arazların gelişim gösterip göstermediği) hususlarında, kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre Adli Tıp Kurumu ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından gerekçeli, denetime elverişli ve kaza ile illiyet bağının kurulduğu rapor alınması ile oluşacak sonuca göre 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 111 inci maddesinin 2 nci fıkrasının da değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle,
yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de, 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VII. KARAR
1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/5787, K. 2023/12289, 20 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama