KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/6244 E., 2023/13505 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/472 E., 2021/472 K.
- Sayısı
- 2021/İHK-19355
- Dava tarihi
- 21.12.2020
- Hüküm/karar
- Davanın usulden reddine/ İtirazın kabulü ile davanın kabulüne
- Sayısı
- K-2021/54440
Karar Metni
1.308 kelime·7 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 15.12.2021 duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davalı vekili Avukat ve davacı vekili Avukat geldiler. Davacı ve davalı vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra eksiklik nedeniyle geri çevrilen dosya eksik hususlar tamamlanarak tekrar gelmekle işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 14.12.2023 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.09.2019 tarihinde davacının yolcu olduğu davalıya trafik sigortalı aracın karıştığı çok taraflı kazada davacının yaralanarak malul kaldığını beyanla, belirsiz alacak olarak 5.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici işgöremezlik tazminatının davalının temerrüt tarihi olan 06.08.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bedel artırım dilekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 322.113,00 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 4.922,00 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hatır taşımacılığı bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sunulan raporun mevzuata uygun olmadığı gerekçesiyle, başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; sunulan maluliyet raporunun mevzuata uygun olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın usule uygun başvuru yaptığı, usul ve denetime elverişli raporlar ile tazminatın belirlendiği, hatır taşımasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararının kaldırılmasına, başvurunun kabulü ile 322.113,00 TL sürekli ve 4.922,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı toplamı olan 327.035,00 TL tazminatın 20.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça usulüne uygun rapor ile başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiği, kusur itirazı değerlendirilmeden karar verilmesinin yerinde olmadığını, İtiraz Hakem Heyetince alınan raporun taraflarına tebliğ edilmediğini, sunulan maluliyet raporun davalı tarafça sunulan mütaala ile çelişkili olduğunu, davacının maluliyeti bulunmadığını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu, %1,8 teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiğini, emniyet kemeri nedeniyle her halukarda müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, alkol nedeniyle indirim yapılması gerektiğinin,
davacının araçta hangi sebeple bulunduğunun tespiti ile hatır indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) sorumlu olduğunu, bedel artırım dilekçesi tebliğ edilmeyerek savunma hakkı ihlal edildiğini, faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğini, vekalet ücretinin tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5'i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir.
Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez.
Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez.
Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir.
Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap dilekçesinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma evrakı beyanlara göre; davacının otogar yakınından akrabası sürücü tarafından eve bırakılırken kazanın meydana geldiği, davacının davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve hatır için taşındığı sabittir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 17/2 nci maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nisbi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
3.050,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
14.12.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY
Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez.
Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez.
Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir.
Somut olayda; davalı vekilince davaya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. İtiraz Hakem Heyetince, “davacının akrabası olan sürücünün kamyonunda bulunduğu ve hatır taşıması varlığının kanıtlanamadığı” gerekçesiyle davalının hatır taşıması definin reddine karar verilmiştir.
Davacı soruşturma aşamasındaki ifadesinde; sürücüyü daha önceden tanıdığını ve akrabası olduğunu; dava dışı sürücü ise, otogar yakınından akrabası olan davacıyı aracına aldığını, beyan etmiştir.
Dosyadaki tutanaklarda dava dışı sürücü ile davacının akraba olduğu ifadeleri bulunmakla, davalı vekilinin hatır taşıması savunması yönünden davacı ve araç sürücüsünün nüfus kayıt örnekleri temin edilip davacının araç işleteni/sürücüsü ile olan yakınlık derecesinin saptanması; yakınlık derecesi de gözetilerek taşımanın ailevi ya da ahlaki sorumluluğun ifası dışında bir nedenle yapılıp yapılmadığının değerlendirilmesi; yapılacak bu tespitlere göre tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağının gerekçelendirilmesi gerekirken, eksik araştırma ile karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile kararın bozulması kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma yönündeki (2) nolu bentteki görüşüne gerekçesi yönünden katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/6244, K. 2023/13505, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama