KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/6634 E., 2024/4202 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/233 E., 2023/63 K.
- Hüküm/karar
- Davanın Kısmen Kabulü
Karar Metni
1.502 kelime·8 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı bankadan kredi kullanarak alınan müvekkiline ait davalı sigorta şirketi nezdinde işyeri sigorta poliçesi yapılan işyerinin 11.07.2014 tarihinde yandığını, yangın sonucu işyerinde 40.000,00 TL oluşan zararın karşılaması için davalı sigorta şirketine başvurularının davalı sigorta şirketi tarafından prim peşinatı ödenmediği gerekçesi ile reddedildiğini, müvekkiline ait taşınmaza işyeri sigortası poliçesinin 13.04.2010 tarihinde banka tarafından yaptırıldığını, müvekkilinin buna güvenerek sigorta poliçesi ve peşinat ödenmesinin kredi ödemesi içinde olduğunu düşündüğünü,
davalı Bankanın müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 40.000,00 TL zararın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 13.02.2014 tarihli celsede davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketine karşı olan davasından feragat etmiştir.
II. CEVAP
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; hasar tarihi olan 11.07.2010 tarihi itibariyle ilk primin ödenmemesi nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1295 inci maddesi uyarınca müvekkillinin sigorta sözleşmesinden doğan sorumluluğunun başlamadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın müvekkili ile ilgili olmadığını belirterek davanın husumetten reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2014 tarihli ve 2011/30 Esas, 2014/15 Karar sayılı kararıyla; davanın Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketine karşı feragat nedeniyle reddine, davalı ... Bankasına karşı reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay(kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 18.06.2020 tarih ve 2019/99 esas ve 2020/3666 karar sayılı ilamı ile ''1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, krediye bağlı işyeri sigorta poliçesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Davalı banka ile davacı arasında 60 ay vadeli, 100.000,00 TL bedelli işyeri kredi sözleşmesi imzalanmış; sigortalı davacı ile davalı sigorta şirketi arasında 13/04/2010-13/04/2011 tarihlerini kapsayacak şekilde işyeri sigorta poliçesi imzalanmış, bu sigorta poliçesinde aylık toplam 249,00 TL prim ödemesi belirlenmiş, ilk taksit olan 64,00 TL’nin peşin ödenmesi gerektiği belirtilmiş, ayrıca 5 taksit tarihi daha belirlenmiş, bu taksitlerin tutarının 37,00'şer TL olduğu, taksitlerin 13/05/2010 tarihi ve bu tarihten sonra gelen diğer 4 ayın aynı günleri olduğu hususunda anlaşmaya varılmış olup dava konusu işyeri 11.07.2010 tarihinde yanarak hasarlanmıştır.
Davalı banka ile davacı arasında imzalanan işyeri kredi sözleşmesinin 17. maddesinde "... Banka da dilerse teminat gösterilecek gayrimenkulü yukarıda belirtildiği şekilde sigorta ettirmeye ve süresinin dolması durumunda sigorta poliçelerini yenilemeye yetkilidir. Bankanın müşteri adına gayrimenkulü sigorta ettirmesi veya mevcut sigorta poliçesini yenilemesi halinde müşteri Bankaca ödenen prim ve sair masrafları hesaplanacak faiz ile birlikte Bankaya ödeyeceğini, ödememesi halinde 10. maddeye göre bütün borcun muaccel kılınabileceğini kabul ve taahhüt eder." düzenlemesine yer verilmiştir.
Davalı tarafın savunması, hasar tarihi olan 11/07/2010 tarihi itibariyle ilk primin ödenmemesi nedeniyle TTK 1295 maddesi uyarınca müvekkillinin sigorta sözleşmesinden doğan sorumluluğunun başlamadığı yönündedir. Mahkeme tarafından benimsenen 23/10/2013 tarihli raporda ise, sigorta ve kredi sözleşmesi kapsamında davalılara atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı, davacının davalı sigorta şirketi ile davalı bankadan tazminat alacağı bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği görülmektedir.
Hazine Müsteşarlığı'nın 17.01.2009 tarih ve 27113 sayılı Resmi Gazete'de yayımladığı Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği'nin ilgili hükümlerinde bazı şartlarda kredi veren kuruluşa sorumluluk verilmektedir.
Somut olayda, kredi veren kuruluş olan Türkiye İş Bankası A.Ş ile sigorta poliçesini düzenleyen Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi aynı kuruluşa ait olup davalı banka acente sıfatı ile sigorta poliçesine aracılık etmiştir. Davacı tarafından kullanılan işyeri kredisi sözleşmesine bağlı olarak, yangın rizikosunun gerçekleştiği 2010 yılında düzenlenmiş olan işyeri sigorta poliçesinin ihtiyari sigorta mahiyetinde olduğu açıktır.
İhtiyari nitelikteki işyeri sigortası poliçesinin ilk prim taksidinin riziko tarihinden önce ödenmediği, davalı banka nezdinde prim ödemesi için yeterli mevcudun bulunduğu sabittir.
Davalı bankanın, aylık toplam 249,00 TL prim ödemesi için gerekli tutarın dosya kapsamındaki evraklardan anlaşıldığı üzere banka uhdesinde mevcut olduğu davalı Bankanın bunu prim ödemesi için kullanmadığı, sigortalı davacıya Yönetmelik hükümleri gereği bilgi vermesi zorunlu olduğundan ve bu bilgilendirmenin yapıldığı da ispat edilmediğinden, kusurlu olduğu açıktır.
Ne var ki; davacı sigortalının da, ihtiyari nitelikteki işyeri sigorta poliçesinin priminin yatırılıp yatırılmadığı konusunda kendisine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmeyişi nedeniyle müterafik kusuru vardır. Bu yönler dikkate alınmadan, dava konusu poliçenin riziko tarihinden önce priminin yatırılmayışında tüm kusurun davacı yanda olduğuna ilişkin kabul yerinde değildir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında mahkemece; yukarıda anılan Yönetmelik hükümleri gereği, davalı Bankanın da poliçe priminin yatırılmayışında ortak kusuru bulunduğu dikkate alınarak tarafların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.'' gerekçesiyle bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere kredi veren kuruluş olan Türkiye İş Bankası A.Ş ile sigorta poliçesini düzenleyen Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi aynı kuruluşa ait olup davalı banka acente sıfatı ile sigorta poliçesine aracılık ettiği, davacı tarafından kullanılan işyeri kredisi sözleşmesine bağlı olarak, yangın rizikosunun gerçekleştiği 2010 yılında düzenlenmiş olan işyeri sigorta poliçesinin ihtiyari sigorta mahiyetinde olduğu ihtiyari nitelikteki işyeri sigortası poliçesinin ilk prim taksidinin riziko tarihinden önce ödenmediği,
ancak davalı banka nezdinde prim ödemesi için yeterli mevcudun bulunduğu davalı bankanın uhdesinde bulunan mevcudu prim ödemesi için kullanmadığı, bankanın bu hususta sigortalı davacıya yönetmelik hükümleri gereği bilgi vermesi zorunlu olduğundan ve bu bilgilendirmenin yapıldığı da ispat edilmediğinden, bankanın kusurlu olduğu ne var ki;
davacı sigortalının da, ihtiyari nitelikteki işyeri sigorta poliçesinin priminin yatırılıp yatırılmadığı konusunda kendisine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşılmakla her iki tarafın %50 müterafik kusurlu oldukları bu kapsamda davalı bankanın, 26.12.2022 tarihli bilirkişi raporuyla hesaplanan toplam (19.155,27-TL+ 100 TL) 19.255,27 TL'den kusuruna isabet eden 9.627,64 TL'yi ödemekle yükümlü olduğu değerlendirilmekle bu miktar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği,
davacı tarafından davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi karşı davasından feragat ettiğinden davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği gerekçesiyle Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi aleyhine açılan davanın feragat nedeni ile reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 9.627,64-TL'nin dava tarihi olan 02.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; işyerinde yanan emtia olan unlar, makine teçhizat olan motor sarımı, fırıncılık için kullanılan bilimum elektrik malzemelerin yangında yanıp kullanılamaz ... geldiği halde hesaplamaya katılmadıklarını, teminat kapsamında olan iş durması tazminatının hesaplanmadığını, çatı yapımı için işçilik bedelinin hesaplanmadığını, sıva, boya ve duvar imalatı için 3.000,00 TL ödendiği halde 2.500,00 TL olarak hesaplandığını, duvar kaplama için alınan priketler 2.360,00 TL olmasına rağmen 953,83 TL olarak hesaplandığını, inşaat malzemelerinin işyerine getirilmesi için ödenen nakliye bedelinin hesaplamaya katılmadığını,
bilirkişi raporunda bilirkişiler heyette elektrik veyahut fırıncılık konusunda uzman bulunmadığını, bu uzmanlardan görüş alınması gerektiğini belirtmelerine karşın bu yöndeki eksikliğin mahkeme tarafından giderilmeden karar verildiğini, davalının önceki kararı temyiz etmemesine karşın davalı lehine hükmedilen 4.700,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken usuli kazanılmış hak ihlal edilerek 9.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiş, davacı vekili süresinden sunduğu ek beyan dilekçesi ile de mahkeme tarafından yargılama giderlerine eksik hükmedikdiğini belirmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, sigorta poliçesinin akdedilmesinde davalı bankanın yalnızca acente sıfatıyla hareket ettiğini, davacının sigorta şirketine karşı feragat etmesinin davalı bankaya da sirayet etmesi gerektiğini, basiretli tacir olan davacının prim ödemelerini zamanında yapmadığını, sonuçlarından prim borçlusunun sorumlu olduğunu, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 saylı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1409 uncu maddesi, Hazine Müsteşarlığı'nın 17.01.2009 tarih ve 27113 sayılı Resmi Gazete'de yayımladığı Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği.
3. Değerlendirme Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Davacı vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden davacıya ve davalı ...Ş'ye yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/6634, K. 2024/4202, 6 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama