KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/6648 E., 2025/16245 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2000 E., 2023/886 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/9 E., 2021/76 K.
Karar Metni
643 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Haber Televizyon Kanalı'nın yayın sahibi olduğunu, 17.11.2019 tarihinde ... isimli programda ".......ün Kapatılmasını İstiyorlar" başlığı ile yayınlanan röportaj habere yönelik aynı gün davalı tarafından Twitter'dan yapılan paylaşımda sarf edilen söz ve ifadeler ile müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek 50.000,00 TL manevi tazminatın 17.11.2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili, hukuka aykırılığın tespiti, saldırının durdurulması, paylaşım içeriğinin yayından kaldırılması talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin aktif olarak siyasetin içerisinde olduğunu, bu yönüyle sosyal medyada gündeme dair konularda eleştiri sınırları içerisinde değerlendirmeler yaptığını, dava konusu paylaşımın da bu yönüyle ifade özgürlüğü içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, kişilik haklarına bir saldırı olmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber talep edilen manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu haberde yer alan röportaj veren vatandaşların rasyonel olmayan ve çevreci hassasiyete aykırı şekilde doğal bir güzellik olan gölün kapatılması yönündeki beyanlarını yayınlayan davacıya karşı davalının hakaret içermeyen Twitter'dan yapmış olduğu paylaşımın eleştiri sınırları içerisinde kaldığı, kişilik haklarına saldırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının çevreye duyarlılığının neticesinde gölün kurutulmaması gerektiğine yönelik tepkisel, hoşa gitmeyen söz niteliğinde olan paylaşımının hakaret boyutuna ulaşmadığı, düşünceyi açıklama ve eleştiri hakkının sınırları kapsamında kaldığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
.... Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu paylaşımda davalının müvekkili kanalı vatandaşları zorla haber konusu gölün kurutulması ve üzerinin kapatılması yönünde röportaj vermeye zorlamakla itham ettiğini, bunun gerçek dışı ve kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunu, müvekkilinin itibarının zedelendiğini, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı tarafından 17.11.2019 tarihinde Twitter'dan yapılan paylaşımda sarf edilen söz ve ifadeler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat, hukuka aykırılığın tespiti, paylaşımın kaldırılması ve saldırının durdurulması talebine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere;
dava konusu paylaşımda eleştiri sınırlarının aşılmadığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22... tarihli ve 48876/08 başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun,
hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğinin...” ifade edildiğinin, tüm bu açıklamalar ışığında paylaşımda geçen söz ve ifadelerin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığının anlaşılmasına göre temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/6648, K. 2025/16245, 4 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama