KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/676 E., 2025/13460 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/4 73... /2554 Karar
- İlk derece mahkemesi
- Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/6 51... /470 Karar
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; gazeteci olan davalının ... isimli internet sitesinde 18.05.2017 tarihli köşe yazısında hakkında sarf ettiği söz ve ifadelerle kişilik haklarının saldırıya uğradığını, davalı hakkında hakaret suçundan mahkumiyet kararı verildiğini, bu yazı nedeniyle itibarının sarsıldığını, uzun süre çalışamamasına bağlı maddi zararının oluştuğunu, davalı tarafından ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 60.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu köşe yazısında ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, kişilik haklarına saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının hakaret niteliğindeki söz ve ifadeleri nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı, manevi zarar sabit olmakla beraber maddi zararın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın 18.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı hakkında hakaret suçundan kesin nitelikte adli para cezasının kesinleştiği, davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı ancak TBK 58 inci maddeye göre manevi tazminat yerine davalının kınanmasına karar verilmekle yetinilmesinin yerinde olduğu, maddi tazminatın ispatlanamadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalının hakaret niteliğindeki eylemi nedeniyle kınanmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; ceza mahkemesi kararının bağlayıcı olduğunu, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminata karar verilmesi gerekirken kınama kararı ile yetinilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca bu yönde bir talebi olmadığı değerlendirildiğinde taleple bağlılık ilkesine de aykırı hareket edildiğini, maddi zararın ispatlandığını, hakimin takdir hakkını manevi tazminattan yana kullanmasına rağmen istinaf yolu ile bu kararın kaldırılmasının hukuka aykırı olduğunu, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; ... isimli internet sitesinde 18.05.2017 tarihli köşe yazısında sarf edilen söz ve ifadelerle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı, maddi zarara uğradığı iddiası ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu yayında davacı hakkında sarf edilen söz ve ifadeler nedeniyle manevi tazminat yerine saldırının kınanmasına dair verilen kararın yerinde olduğunun, maddi zararın ispatlanamadığının anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/676, K. 2025/13460, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama