KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/690 E., 2024/7794 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1809 E., 2022/1764 K.
- İlk derece mahkemesi
- Malatya 1.Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret MahkemesiSıfatıyla
- Sayısı
- 2019/307 Esas-2020/228 Karar
Karar Metni
953 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde.
02.11.2010 tarihinde meydana gelen kazada müvekkillerinin oğlu ...'nin ağır yaralandığını, kazadan yaklaşık 3 yıl sonra vefat ettiğini, müvekkilinin murisinin bu zaman aralığında yatalak kaldığını, kazada tüm kusurun 34 GD 2204 plakalı araç sürücüsüne ait olduğunu, müvekkillerinin ömür boyu muris ...'nin desteğinden maddi olarak yoksun kalacağını, bu nedenle her iki müvekkili açısından destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasını, ayrıca murisin kaza tarihinden vefat tarihine dek yaklaşık 3 yıl boyunca yatalak olarak kaldığını, 3 yıl boyunca maluliyet tazminatı işlediğini,
ayrıca davacılar için ayrı ayrı 100,00 TL destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminatın, davacılar için ayrı ayrı 100,00 TL maluliyet nedeni ile maddi tazminatın davalı ... açısından sigortaya başvuru tarihinden, diğer iki davalı yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilleri için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminatın ise sigorta şirketi haricindeki diğer iki davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... ve davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili Mahkemede açılmadığını, trafik kazasının 02.11.2010 tarihinde meydana geldiğini, kazanın meydana geldiği tarih ile işi bu tazminat davasının açıldığı tarih arasında geçen süreyi dikkate alarak davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, bu sebeple zamanaşımı defiinde bulunduklarını, davanın zaman aşamı nedeniyle reddine karar verilmesini, kazanın oluşumunda 34 GD 2204 plakalı aracın sürücüsü müvekkiline atfedilecek hiçbir kusur bulunmadığını, müteveffanın vefatı ile geçirmiş olduğu trafik kazası arasında illiyet bağı bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız davanın reddi gerektiğini, dava öncesinde davacı tarafından müvekkili şirkete başvuru yapılmışsa da müvekkil şirket sigortalısının kusuru tespit edilemediğinden başvurunun reddedildiğini, kusur tespiti için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan rapor alınmasını, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine karar verilmemesi gerektiği belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar ... ve ... tarafından davalılar Demircan Plastik, Ankara Sigorta ve ... aleyhine açılan tazminat davasının zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar sürücü ve işleten vekillerinin süresi içerisinde zamanaşımı defiinde bulundukları, davalı ... vekilinin gerek süre uzatım dilekçesinde gerekse cevap dilekçesinde zamanaşımı defiinde bulunmadığı, her ne kadar dosya kapsamı, kaza ve dava tarihi davalı sürücünün eyleminin taksirle yaralama suçu kapsamında kalması nedeni ile 8 yıllık zamanaşımı dava tarihi itibariyle dolduğu anlaşıldığından davalı sürücü ve işleten bakımından davanın zamanaşımı bakımından reddine karar verilmesinin yerinde olduğu,
davalı ... tarafından süresi içerisinde zamanaşımı defiinde bulunulmamış olması ve davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunması nedeni ile davalı ... bakımından davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı,
kazada yaralanan ...'nin ölümü üzerine anne ve babası davacılar tarafından açılan iş bu davada kazadan kaynaklı maluliyet nedeni ile muris ... adına tazminat talebinde bulunulmuş ise de kişilik haklarının şahsa sıkı sıkıya bağlı haklardan olduğu ve muris tarafından sağlığında davalı ... şirketine karşı açılan bir dava bulunmadığından maluliyet tazminatı nedeni ile sigorta şirketine karşı açılan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle zamanaşımı defiinde bulunmayan davalı ... aleyhine davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş ve davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın
353/1-b,2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davacılar tarafından davalılar Demircan Plastik ve ... aleyhine açılan tazminat davalarının zamanaşımı nedeniyle reddine, davacılar tarafından davalı Anadolu Sigorta A.Ş aleyhine açılan destekten yoksun kalma tazminatının müteveffanın vefatının tümörden kaynaklandığı gerekçesiyle reddine, davacılar tarafından davalı Anadolu Sigorta A.Ş. aleyhine açılan maluliyet tazminatı davasının husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; müteveffanın 34 yaşında olduğunu, maluliyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, manevi tazminat talepleri hakkında değerlendirme yapılmadığını, vekalet ücretinin yanlış belirlendiğini ve arabuluculuk masraflarının kendilerine yüklenmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve işgücü kaybı tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, manevi tazminat taleplerinin zamanaşımı nedeniyle reddedilmiş bulunmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde haksız fiil sonucu bedensel zarara maruz kalanların isteyebilecekleri tazminat kalemleri belirtilmiş olup bunlardan birisi tedavi süresince mahrum kalınan kazanç kaybı diğeri ise çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplardır. Maddede düzenlenen zarar kalemleri kişinin vücut bütünlüğünün geçici veya sürekli bozulmasından kaynaklı maddi zarara ilişkindir. Dolayısıyla TBK'nın 56. ve 58. maddelerinde düzenlenen manevi zararlardan farklı olarak bu zararlara ilişkin talep hakkı şahsa sıkı sıkıya bağlı haklardan olmayıp mal varlığına ilişkin haklardan olması sebebiyle doğrudan mirasçılar tarafından da ileri sürülebilir.
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince yazılı gerekçe ile sigorta şirketine karşı açılan davanın usulden reddine karar verilmiş ise de yukarıdaki gerekçe ve maddi tazminat davasının doğrudan mirasçılar tarafından açılmasını yasaklayan (Türk Medeni Kanunu'nun 25 inci maddesindeki manevi tazminatın mirasçılar tarafından açılamayacağına ilişkin düzenlemeden farklı olarak) bir hüküm bulunmaması sebebiyle verilen ret kararı doğru olmamış bu husus bozmayı gerektirmiştir.
VI.KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/690, K. 2024/7794, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama