KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/691 E., 2023/10750 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/457 Esas 2022/2283 Karar
- Hüküm/karar
- Davanın Reddine-İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine
- İlk derece mahkemesi
- Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/578 Esas 2020/835 Karar
Karar Metni
865 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 04.06.2014 tarihinde arkadaşının kullandığı plakasını bilmediği motosiklette yolcu iken bu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında yaralandığını ve malul kaldığını iddia ederek bu kaza nedeniyle oluşan maluliyet zararının giderilmesi için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 14.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru şartının yerine getirilmediğini, davanın usulden reddi gerektiğini, davacının yolcu olduğu ve... tarafından kullanılan motosikletin plakasının tespit edilerek tramer kayıtları sorgulanarak zorunlu mali mesuliyet sigortası olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davacının kazaya sebebiyet veren motosiklet sürücüsü... ile soruşturma aşamasında uzlaştığını, savcılık tarafından bu nedenle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, geçici iş göremezlikten kurumun sorumlu olmadığını, maluliyetin ispat edilmesi gerektiğini, motosiklette kask takmadan seyahat ettiğinden müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, toplanan delillere göre "...Burada, uzlaşmanın, 2918 sayılı KTK m. 111 kapsamında geçerli olup olmadığının da irdelenmesi gerekmektedir. Dava dilekçesinde, uzlaşma konusunda bir açıklama yapılmamış ve uzlaşmanın iptalinin talep edildiğine dair bir ifadeye yer verilmemiştir.
Kaldı ki, davacı uzlaşma teklif formunu imzalamış ve uzlaşma tarihinden bu yana yasal 2 yıllık süreyi de aşacak şekilde uzunca bir süre geçmiştir. Buna göre, davanın her hâlde reddedilmesi gerekmektedir.
Ayrıca kazaya konu motosiklet nedeniyle Güvence Hesabına karşı dava açılmış ise de bu motosikletin 50 cc ve daha fazla silindir hacmine sahip olan, sigorta poliçesi düzenlenmesi gereken araçlardan olduğu da davacı tarafça ispatlanamamış olup davanın bu yönüyle de reddi gerektiği" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dosyada müvekkilinin sürücüye karşı ceza davası açmayacağı yönünde uzlaşma tutanağını imzaladığını, uzlaşma formunda tazminat davası açmayacağı yönünde herhangi bir uzlaşma olmadığını, uzlaştırma görevini yapan kişinin davacının uğrayacağı maddi manevi zararlara ilişkin hiçbir bilgilendirmenin tutanakta mevcut olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dosyada bulunan bilgi ve belgelere, davacı tarafça, uyuşmazlığa konu trafik kazası nedeni ile kazaya karışan araç sürücüsü ile yapılan uzlaşmanın, davalı sigorta şirketine de sirayet etmesine göre yerel mahkeme kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu" gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; uzlaşma yapıldığı tarihte davacının 18 yaşından küçük olması ve uzlaşmayı babasının yapması karşısında bu uzlaşmanın geçerli olmadığını, uzlaştırmanın ceza davası açılmayacağına ilişkin olduğunu, tazminat davası açılmayacağına ilişkin bir uzlaşma olmadığını, uzlaştırmacının uzlaşma halinde maddi-manevi tazminat davası açılamayacağına ilişkin hiçbir bilgilendirme yapmadığını, hukukçu olmadığını, davacının uzlaşmanın cezai anlamda olduğunu düşündüğünü, %40 maluliyet bulunurken tazminattan ivazsız olarak vazgeçtiğinin kabulünün hakkaniyet ile bağdaşmayacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının plakası bilinmeyen motosiklette yolcu iken bu motosikletin karıştığı trafik kazasında yaralanması ve malul kalması sebebiyle oluşan sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85 inci maddesi, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’ nun 49 uncu, 51 inci, 54 üncü maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle uzlaşma hukuka aykırı olsa dahi, İlk Derece Mahkemesi kararı ile kazaya karışan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası yaptırması zorunlu olan araçlardan olduğunun ispat edilememiş olduğunun belirlenmesine, davacının yolcusu olduğu motosikletin özellikleri ile ilgili dosyaya hiçbir bilgi ve belge sunulamamasına göre sonucu itibariyle doğru olan karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/691, K. 2023/10750, 16 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama