KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/7109 E., 2025/15174 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/499 E., 2023/807 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ünye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/188 E., 2022/190 K.
Karar Metni
790 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; davalı ...'ün boşanma aşamasında olduğu eşi olduğunu; davalı ...'ün, davalı .. Tv Medya Hizmetleri A.Ş.'nin yayın sahibi olduğu ... TV'de yayınlanan "... İle ..." isimli programa 15.10.2021, 18.10.20 21... .10.2021 tarihlerinde konuk olarak katıldığını, programda müşterek çocuklarını kaçırdığı konusu ve diğer konularda gerçek dışı söz ve ifadeler sarf edildiğini, hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiğini, davalı ...'ün aynı beyanları ... Haber'de de sürdürdüğünü, kişilik haklarının saldırıya uğradığını, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek 500.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Tv Medya Hizmetleri A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yayınlarda davalı ...'ün çocuklarına ulaşamaması nedeniyle bir takım iddiaları dile getirdiğini akabinde davacının da yayınlara katılarak hakkındaki iddialara cevap verdiğini, programda ele alınan konunun güncel ve görünür gerçeğe uygun olduğunu, basın özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, kişilik haklarına bir saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu program yolu ile çocuklarına ulaşmak isteyen bir babaya yardım ettiğini, davacıya yönelik bir isnatta bulunulmadığını, yayınların hukuka uygun olduğunu, basın özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, davacının kişilik haklarına bir saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'ün çocukları ile görüşmek amacıyla dava konusu programa katıldığı, yayınların güncel bir konuya ilişkin ve görünür gerçeğe uygun olduğu, ele alınan konunun televizyon programında işlenmesinde toplumsal ilginin ve kamu yararının bulunduğu, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturulabilecek bir yoruma da yer verilmediği bu anlamda davacının kişilik haklarının saldırıya uğramadığı, programa telefon ile katılan ismini vermek istemeyen katılımcının çocukların babası hakkındaki iddialarının davalı ... tarafından kabul edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... TV isimli televizyon kanalında 15, 18... Ekim 2021 tarihlerinde yayınlanan ''...'le ..." isimli programda davalı ... tarafından davacı hakkında sarf edilen söz ve ifadelerin taraflar arasında yaşanan olaylara ilişkin olduğu, tarafların evlilik süreci, boşanma ve müşterek çocukların yaşadıkları olaylara ilişkin iddia şeklinde ele alındığı, davacının kişilik haklarına saldırı teşkil etmediği, davanın reddedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tüm Türkiye tarafından izlenen bir programda müvekkili hakkında sarf edilen gerçek dışı söz ve ifadelerin geniş bir kitleye ulaştığını, müvekkilinin hakaretlere maruz bırakıldığını, davalı ... çocuklarının yerini ve iyi olduklarını bilmesine rağmen programa katılarak müvekkilinin itibarını zedelediğini, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; ... Tv'de yayınlanan "... İle ..." isimli programın 15.10.2021, 18.10.20 21... .10.2021 tarihli yayınlarda sarf edilen söz ve ifadeler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; ... TV isimli televizyon kanalında 15, 18...
Ekim 2021 tarihlerinde yayınlanan ''...'le ..." isimli dava konusu programda davalı ... tarafından davacı hakkında sarf edilen söz ve ifadelerin taraflar arasında yaşanan olaylara ilişkin olduğu, tarafların evlilik süreci, boşanma ve müşterek çocuklarının yaşadıkları olaylara ilişkin iddia şeklinde ele alındığının, ifade ve basın özgürlüğü sınırlarının aşılmadığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22... tarihli ve 48876/08 başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu,
10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğinin...” ifade edildiğinin,
yayınların davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının anlaşılmasına göre temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/7109, K. 2025/15174, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama