KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/7194 E., 2023/11169 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/207 - 2023/306
- Sayısı
- KIT/2023-708
- Hüküm/karar
- Başvurunun kabulü/ İtirazın kısmen kabulü
- Sayısı
- K-2019/81383
Karar Metni
1.156 kelime·6 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasında sigorta tahkim yargılaması sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.09.2018 tarihinde davacının idaresindeki motosiklet ile davalı nezdinde ZMMS poliçesi olan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini 93.786,94 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında alınan kusur raporuna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 80 oranında kusurlu olduğu, ara karar ile alınmasına karar verilen rapordaki % 14 maluliyet oranı üzerinden TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı gerekçesiyle, başvurunun kabulü ile 93.786,94 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 11.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin 09.01.2020 tarihli 2020/İHK-473 sayılı kararıyla; itirazın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 18.10.2021 tarihli 2021/3416 Esas, 2021/6967 Karar sayılı kararı ile "...
2-...İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan 10.05.2019 tarihli aktüer bilirkişi raporunda; kaza tarihinde 20 yaşında olan davacının TRH 2010 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresi belirlenmeden, TRH Tablosu'na göre davacının 99 yaşına kadar yaşama ihtimali olduğu kabul edilerek ve bu yaş baz alınarak "irat yöntemi" ile işleyecek/ bilinmeyen devre hesabının yapılmış, işleyecek aktif dönem ile işleyecek pasif dönem başlangıç ve bitiş tarihleri açık bir şekilde yazılmamış olup bu yönüyle rapor denetime elverişli değildir.
Bu durumda;davacının bakiye ömür süresi belirlenerek, aktif ve pasif dönem başlangıç bitiş tarihleri ve süreleri gösterilmek suretiyle denetime elverişli daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp, oluşacak sonuca göre hükmü temyiz eden davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-...Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi,hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı uyarınca 16.09.2022 tarihli ara karar ile daha önce rapor düzenleyen aktüer bilirkişiden ek rapor alınmasına ve 400,00 TL bilirkişi ücretinin davalı ... vekili tarafından yatırılmasına karar verildiği, ara kararın taraf vekillerinin bildirmiş olduğu e-posta adreslerine tebliğ edildiği, ara kararda sonuçları izah edilerek kesin süre verildiği, ara karar ile belirlenen süre içinde ve sonrasında beklenen makul sürede de davalı vekili tarafından bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, bu nedenle bozma ilamında açıklandığı şekilde ek aktüer bilirkişi raporu alınamadığı,
6100 sayılı HMK’nın 190 ıncı maddesinin 1 nci fıkrasına göre ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, davalı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan kök aktüer rapora ilişkin itiraz sebebinin ispat edilememiş olduğu, bu nedenle davalı vekilinin aktüer rapordaki hesaplamaya ilişkin itirazının reddine karar verildiği gerekçesiyle davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilmesine,
davacı lehine 2.725,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesine, kararın diğer kısımlarının aynen infazına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ispat yükünün davacıda olmasına rağmen İtiraz Hakem Heyeti tarafından ara kararla bilirkişi ücretinin davalı tarafından ödenmesi yönünde karar oluşturulmasının hatalı olduğunu, İtiraz Hakem Heyeti tarafından bozma kararı uyarınca yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğini, bilirkişi ücretinin davalı tarafça yatırılmadığı gerekçesiyle yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmamasının hatalı olduğunu, ispat yükünün davacı tarafta olması sebebiyle taraflarınca bilirkişi ücretinin yatırılmadığını, hükmedilen tazminat tutarının fazla olduğunu,
hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun hatalı olduğunun bozma ilamı ile sabit olduğunu, söz konusu raporda davacının muhtemel bakiye ömür bitiş yaşının 99 olarak alınmasının doğru olmadığını, davacının bakiye ömrü süresince hesaplama yapılması gerektiğini, başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun ve kusur oranının hatalı olduğunu belirterek, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 6100 sayılı HMK’nın 190 ıncı maddesinin 1 nci fıkrası, aynı Kanunun 324 üncü maddesinin 1 inci ve 2 nci fıkraları, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, 6100 sayılı HMK’nın 190 ıncı maddesinin 1 nci fıkrasına göre ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, davalı tarafça ara kararda belirtilen sürede bilirkişi raporu ücretinin yatırılmadığı,
anılan Kanunun 324 üncü maddesinin 1 inci ve 2 nci fıkralarına göre taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorunda olduğu, aksi halde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağı buna göre İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın isabetli olduğu anlaşılmakla; davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/7194, K. 2023/11169, 23 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama