KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/7392 E., 2023/13080 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Hüküm/karar
- Kabul
Karar Metni
1.125 kelime·6 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasında görülen muvazaa nedeni ile taşınmaz satışının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların eş/babalarının trafik kazasında vefat ettiğini, davalı ... aleyhine destekten yoksun kalma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, bu dava sonucu kesinleşen ilama dayalı alacaklarının tahsili için davalı borçlu aleyhine başlatılan icra takibinin sonuçsuz kaldığını, davalı borçlu 'nın tapuda dava dışı ... adına kayıtlı taşınmazı satın alarak üzerine 2 kat 4 daire şeklinde inşaat yaptığını, takip konusu tazminat alacağının tahsiline engel olmak için taşınmazı tapuda adına tescil ettirmediğini, dairelerde kendisi ve muvazaalı olarak boşandığı eşi ile kızı ve damadının oturduğunu,
2 dairenin ise kiraya verildiğini belirterek, Mevkii 24 parsel 125 ada olarak tapuda kayıtlı 12 adresinde inşa edilen 2 kat 4 dairenin tespitiyle davalı borçlu adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI (I)
Mahkemenin 26.03.2015 tarihli ve 2015/383 Esas, 2015/561 Karar sayılı kararı ile; hukuki yarar yokluğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı (I)
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 25.02.2019 tarihli ve 2016/11291 Esas, 2019/ 1939 Karar sayılı ilamı ile; "...
Davacı vekili, ilama dayalı alacaklarını tahsil edemediklerini, davalı borçlunun alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak, tapuda dava dışı ... adına kayıtlı taşınmazı satın aldığı ve 4 daire yaptığını, taşınmazı üzerine kayıt ve tescil ettirmediğini ileri sürerek dava açmıştır. İddianın ileri sürülüş biçimine göre, davanın yasal dayanağının 6098 sayılı Borçlar Kanununun 19. maddesi olduğu anlaşılmaktadır.
Taşınmazın satın alındığı ve üzerine daire yapıldığı hususu davalı tarafın da kabulünde bulunmakta, ödenen paranın davalıya ait olmadığı, harcamaların kızı, damadı ve yurt dışındaki akrabası tarafından karşılandığı ileri sürülmektedir.
Muvazaa nedeniyle açılmış bulunan eldeki davada gerçekleştiği ileri sürülen muvazaalı işlem (tapuda taşınmazın davalı adına kayıt ve tescil ettirilmemesi), davacılar yönünden haksız eylem niteliğinde olup, davacıların ilama dayalı alacaklarının tahsilini sağlamak bakımından eldeki davayı açmakta hukuksal yararları bulunmaktadır.
Bu nedenle, davacıların hukuki yararlarının bulunduğunun kabulü ile taraf teşkilinin sağlanması bakımından tapu maliki dava dışı ... davaya dahil edilmek suretiyle, tarafların iddia, savunma ve ileri sürecekleri deliller değerlendirilerek sonuca göre yapılan işlemler bakımından BK'nun 19.maddesindeki muvazaa olgusunun araştırılarak, bu olgunun ispatı halinde davanın kabulü ile taşınmazın borçlu adına tesciline gerek olmadan davacıya haciz ve satış isteme yetkisi verilmesine, aksi halde davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş olup bozmayı gerektirmiştir.."
gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar (II)
Mahkeme 04.11.2021 tarih 2019/325 Esas -2021/702 sayılı kararı ile; muvazaa olgusunun ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
C. Bozma Kararı (II)
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 27.09.2022 tarihli ve 2022/5823 Esas, 2023/ 10941 Karar sayılı ilamı ile;
"...
Davacıların murisi 08.07.1999 tarihinde, Bodrum Bitez'de meydana gelen ve davalı ...’un neden olduğu trafik kazası sonucu ölmüştür. Yapılan yargılama sonucunda da davacılar lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş, bu alacağın tahsili için yapılan takipten bir sonuç alınamamıştır.
Davaya konu muhtesatın borçlu ... tarafından yapıldığı hususu tartışmasızdır. Ancak uzun yıllar önce borçlu tarafından, davalı ... adına kayıtlı taşınmaz üzerine iki katlı 6 daireli kagir bir ev yapılmış ve uzun yıllardır borçlu ve ailesi tarafından kullanılmış, hatta kiraya verilmiş olmasına rağmen, evin bulunduğu taşınmazın tapusu borçlu tarafından üzerine alınmamıştır.
Davalı ..., Bodrum Yaka köyü nüfusuna kayıtlı olup aynı yerde mukimdir .Borçlu da aynı köyde, adına kayıtlı taşınmaz üzerindeki evde oturmaktadır. Küçük bir yer olan Yaka köyünde mukim borçlunun 1999 yılında yine Bodrum da meydana gelen kaza sonucu bir kişinin ölümüne neden olduğunun, hakkında dava açıldığının üçüncü kişi tarafından bilinmemesi mümkün değildir. Dolayısı ile borçlunun ,başkasının taşınmazı üzerine iki katlı 6 daireli ev yaptırması, uzun yıllardır kullanmasına rağmen, tapusunu almaması şeklinde gerçekleşen eylemlerin ödemek zorunda olacağı tazminatın tahsilini engellemeye yönelik olduğu açıktır. Aynı köyde yaşayan ve taşınmazın tapu maliki olan üçüncü kişi ...'de bu durumu bilebilecek konumdadır.
Bu halde, davalı borçlu ve üçüncü kişinin, taşınmaz üzerindeki evin borçlu tarafından yapılmış olmasına ve taşınmazı haricen satın almasına rağmen tapu kaydını üzerine almamak suretiyle davacıların alacağını tahsilini engellemek üzere eylem birliği içinde oldukları anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar (III)
Mahkeme 13.04.2023 tarih 2023/115 Esas - 2023/220 sayılı kararı ile; davanın kabulü ile davacıların alacağını tahsil etmek üzere dava konusu taşınmaz üzerinde haciz ve satış isteme yetkisi verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı ...'in uzun yıllardır Almanya'da yaşadığından müvekkilinin mali durumu hakkında bilgi sahibi olamayacağını, taşınmaz üzerindeki evin kat irtifakı kurulmadığından, bağımsız bölümlerin tapusunun olmadığını, bağımsız bölüm oluştuğunda bir adet dairenin müvekkiline verileceğini, bunun iptali yerine tümünün iptalinin hatalı olduğunu, kararın nasıl infaz edileceğinin belli olmadığını, belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK'nın 19. maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 19. maddesi.
3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, taşınmazın mevcut hali ile satışının yapılmasının mümkün olmasına göre davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Davalı ... · 4.781,00 TL 0.H. · 1.016,00 TL P.H. · 3.765,00 TL Kalan
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/7392, K. 2023/13080, 5 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama