KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/7881 E., 2025/15991 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2189 E., 2023/747 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bünyan Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/84 E., 2020/20 K.
Karar Metni
1.201 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalı ...’ın ... Bankası .....
Şubesinde kambiyo servisinde çalışan eski personel olduğunu, toplam 118,675 DEM ve 102,615 USD'yi zimmetine geçirdiğini, bu durumun Başmüfettiş tarafından şubede yapılan soruşturma sonucunda tespit edildiğini, ...'ın zimmetine geçirdiği miktar bakımından borçlu olup bu borcunu ödemesi gerektiğini, davalının zimmet suçundan mahkum olduğunu, müvekkili bankanın alacağını 2001 yılından beri alamadığını, müvekkili bankadan haklı bir sebep olmaksızın 118,675 DEM (bugünkü karşılığı 142.896,87 TL) ve 102,615 USD (bugünkü karşılığı 185.835,76 TL) olmak üzere toplam 328.732,63 TL'nin iadesinin gerektiğini,
asıl alacağa 3095 sayılı Kanunun 4/A maddesi gereğince 15.08.2001 tarihinden bugüne kadarki temerrüt faizinin de eklenerek oluşturulacak alacak miktarının müvekkili bankaya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 19.02.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile;
dava dilekçesinde dava tarihi itibariyle toplam 328.732,63 TL talep edildiğini, bu tutarın 159.921,00 TL'sinin asıl alacak ve 168.811,63 TL'sinin işlemiş faiz olduğunu, ek bilirkişi raporu ile 159.921,00 TL asıl alacak üzerinden işlem tarihinden itibaren dava tarihine kadar hesaplanan faiz miktarının 449.370,69 TL olarak hesaplandığını, toplam alacağın 609.291,69 TL'ye ulaştığını, bu nedenle davalı ... yönünden işlemiş faiz alacağını 280.559,06 TL bakımından ıslah ettiklerini, toplam 609.291,69 TL'nin davalı ...'dan tahsilini, anapara alacağı 159.921,00 TL'ye dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; ...
Bankası ............Şubesinde kambiyo servisinde çalışan eski personel ...'ın toplam 118,675 DEM ve 102,615 USD'yi zimmetine geçirdiğini, soruşturma raporunda aynı olaya ilişkin emekli şube müdürü ...’ın emekli muhasebeci ...’ın başka kuruma geçen ...’ün halen banka çalışanı olan ........’in de denetim ve kontrol görevlerini yerine getirmediklerinden mali mesuliyetlerine karar verilmiş olduğunu, kendi şifreleri ile açık olan ekranlarını başkalarının kullanmasına engel olmayarak ve gün sonu itibariyle yapılması gereken kontrollerin yerine getirilmemiş olması nedeniyle memur ...’ın zimmetine para geçirmesinin kolaylaştığını,
disiplin kurulunca davalıların tümüne kınama cezası verildiğini, görevlerini yerine getirmeyerek bankanın zarara uğramasına neden olan davalılardan ...’ın 159,921 TL, ...’ın 159,921 TL, ...'ün 1.640,00 TL ve .......'in 146.035,00 TL’den sorumlu olmak üzere toplam 467.517,00 TL'nin dava tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte tahsili ile müvekkil bankaya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; bankada kambiyo senetleri servisinde çalışmadığını, kendisinin muhasebe servisinde çalıştığını, zimmetine para geçirdiği ya da geçirmediği konusunda karar mercinin mahkemeler olduğunu, hakkında Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen kararın Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2012/4386 Karar sayılı ilamı ile lehine bozulduğunu, halen Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/301 Esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, davacı bankanın 2001 yılından bu güne kadar kendisine zulüm ettiğini, henüz sonuçlanmayan bir davadan kendisini mali sorumlu tuttuğunu, belki de beraat kararı alacağını,
davacı bankanın iddialarını destekleyen bir hüküm bulunmadan alacak davası peşinde olduğunu, bankanın delil olarak sunduğu hesap özetlerinin bir dolandırıcılık olduğunu ispat edebilmekle beraber kendisinin yaptığını ispat niteliğinde olmadığını, davacı tarafın hiçbir iddiasını kabul etmediğini savunarak Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinden çıkan kararın beklenilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın müvekkili yönünden zamanaşımına uğradığını, zimmet eyleminin 2001 yılında meydana geldiğini, davacı kurumun 15.08.2011 tarihli müfettiş raporuyla olayı öğrendiğini, yasal süre içerisinde dava ikame edilmediğinden zamanaşımından reddi gerektiğini, esas yönden ise müvekkilinin hiçbir kusur ve kabahatinin olmadığını, zimmet eyleminin gizlilik içinde gerçekleştirildiğini, açığa çıkmasının mümkün olmadığını, müvekkili hakkında zimmete sebebiyet verme iddiasıyla herhangi bir adli soruşturma ve kovuşturma yapılmadığını,
davacı yanın 2003/330 Esas sayılı dosya ile açtığı davayı takip etmeyerek açılmamış sayılmasına karar verilmesine neden olduğunu belirterek öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı ........ vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, eylem tarihi ile dava tarihi arasında 11 yılı aşkın süre geçtiğini, müvekkilinin olayla ilgili olarak ne adli ne de idari bir soruşturma geçirmediğini, hiçbir kusur ve sorumluluğunun olmadığını, 2003 yılında alınan mali sorumluluğuna ilişkin kararı kabul etmediğini, müvekkilinin şifresiyle yapılmış hiçbir usulsüz işlem olmadığını belirterek öncelikle zamanaşımı yönünden aksi halde esastan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
4.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, aynı hukuki nedenle ... aleyhinde açılmış bulunan alacak davası olduğundan derdest bulunan davanın açılmasında hukuki yarar olmadığını, müvekkili aleyhinde adli bir soruşturma açılmadığını, görevini gereği gibi yerine getirdiğini, haksız fiil failinin eylemini bilgisayar sistemindeki boşluklardan istifade ederek yaptığını, görev tanımı belli olan banka müdürünün zimmeti ortaya çıkarmasının mümkün olmadığını, denetim ve kontrol yükümlülüğünü yerine getirdiğini belirterek öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle ve dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
5.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, aynı hukuki nedenle ... aleyhinde açılmış bulunan alacak davası olduğundan derdest bulunan davanın açılmasında hukuki yarar olmadığını, müvekkili aleyhinde adli bir soruşturma açılmadığını, görevini gereği gibi yerine getirdiğini, haksız fiil failinin eylemini bilgisayar sistemindeki boşluklardan istifade ederek yaptığını, müvekkilinin kendisine yüklenen görev ve sorumluluklarını gereklerine göre yerine getirmiş olduğunu belirterek öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle ve dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın (2019/84 Esas) kısmen kabulüne, Ankara 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 26.12.2012 tarih, 2012/301 Esas ve 2012/490 Karar sayılı ilamının temyizi neticesinde Yargıtay 5.Ceza Dairesi'nin 16.04.2014 tarih,
2014/1437 Esas ve 2014/4254 Karar sayılı ilamıyla düzeltilerek onanan "4389 sayılı Yasanın 22.maddesinin 3.fıkrasının 1.cümlesi uyarınca sanığın zimmetine geçirdiği ve ödemediği 207.531,65 TL'nin suç tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sanıktan tahsili ile katılan bankaya verilmesine" hükmü gözetilerek tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 159.921,00 TL'nin 15.08.2001 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı kuruma verilmesine, davacı vekilinin sair taleplerinin reddine, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, asıl davanın kabulü ile Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.2012 tarih, 2012/301 esas ve 2012/490 karar sayılı ilamının temyizi neticesinde Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 16.04.2014 tarih, 2014/1437 esas ve 2014/4254 karar sayılı ilamıyla düzeltilerek onanan hükmü gözetilerek tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 159.921,00 TL asıl alacak ve 449.370,69 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 609.291,69 TL'nin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, 159.921,00 TL asıl alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;asıl davayı sadece asıl alacağa yasal faiz işetilmesi ve faiz başlangıcı yönünden temyiz ettiklerini, birleşen dava yönünden zamanaşımı nedeniyle ret kararının yerinde olmadığını, ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada davalının usulsüz işlemleri nedeniyle, birleşen davada davalıların denetim ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmemeleri nedeniyle kurum zararının tazmini istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/7881, K. 2025/15991, 1 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama