KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/8274 E., 2025/4695 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/388 E., 2023/388 K.
Karar Metni
779 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.08.2021 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında sürücü müvekkilinin malul kaldığını belirterek şimdilik 40.000,00 TL maddi tazminat ve 750,00 TL adli tıp rapor ücreti talep etmiş, yargılama sırasında talebini 430.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, kusur raporu alınması gerektiğini, rapor ücreti talebinin reddi gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz oranı kullanılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, 430.000,00 TL'nin 03.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV.İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın vekalet ücreti ile sınırlı olmak kaydıyla kısmen kabulüne ve kararın düzeltilmesine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporuna ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, hatalı ve çelişki ifadeler içeren maluliyet raporu esas alınarak hüküm kurulduğunu, maluliyet raporunun yetkili sağlık kurulu tarafından hazırlanmadığını, Adli Tıp Kurumlarının Sağlık Bakanlığınca belirlenmiş yetkili sağlık kuruluşu olmadığını, rapor temini için sigorta şirketinden talep yazısı alınmadığını, Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporu ile 18.04.2022 tarihli uzman mütalaa raporu arasında çelişkiler bulunduğunu,
iyileşme süresi tamamlanmadan hazırlanan sağlık kurul raporunun kabulünün mümkün olmadığını, bağımsız medikal firma tarafından hazırlanan mütalaa raporunda; iyileşme sürecinin devam etmekte olduğunun, sürekli engellilik oranının saptanabilmesi için yaralanmadan 12 ay sonra sol el 1. parmak MKF eklem hareket açıklığını (fleksiyonekstansiyon), adduksiyon kaybı (cm), radial abdüksiyon kaybı (cm), opozisyon kaybı (cm),
sağ dirsek eklem hareket açıklığını (fleksiyonekstansiyon-supinasyon-pronasyon) gösteren Ortopedi ve Travmatoloji Poliklinik Raporu / Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Poliklinik Raporu ile değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiğini, çelişkiyi giderecek mahiyette rapor alınması yönünde karar verilmesi gerektiğini, gerçek zararın tespiti bakımından ve genel kabul görmüş aktüerya kuralları ile %1,65 teknik faizin uygulanması gerektiğini, davacının dirsek ve baş bölgesinden yaralandığını,
başvurucu motosiklet sürücüsü olup koruyucu ekipmanlarının bulunmadığının tespit edilmesi halinde tazminat kalemlerine %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle oluşan bedensel zarardan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008- 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği,01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, kaza tarihi 25.08.2021 olup, davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 15.03.2022 tarihli rapor ile davacıda üst ekstremite ve deri arazları için toplam %13 oranında sürekli maluliyetin olduğu belirlenmiş ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince bu orana göre karar verilmiştir.
Davacıda üst ekstremite arazı dışında ayrıca “Deri Bölümü-hipertrofik skar ve keloid" yönünden de %5 oranında maluliyet belirlenmiş olup, dayanak maluliyet raporunu hazırlayanlar arasında dermatoloji uzmanı veya estetik ve plastik cerrahi uzmanının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davalı tarafından itiraza uğrayan 15.03.2022 tarihli maluliyet raporu hükme esas alınarak karar verilmiş, davalı vekilinin itirazları İtiraz Hakem Heyetince reddedilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince, başvuru sahibinin tedavi evrakı ile birlikte ikametgahına en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığına müracaatla, fiziki muayenesi yapılarak Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, dosya kapsamında yer alan maluliyet raporu da irdelenerek, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli ve içinde dermatoloji ve estetik cerrahi uzmanının da bulunduğu bir heyetten yeni bir rapor alınarak sonucuna göre (davalı tarafın temyiz etmiş olması karşısında davalı yönünden usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/8274, K. 2025/4695, 20 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama