KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/8315 E., 2025/4099 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/369 E., 2023/369 K.
Karar Metni
638 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın içinde yolcu iken meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, sigorta şirketine başvurduklarını ancak sonuç alamadıklarını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunu ve kusuru kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazadan kaynaklı olarak davacıda maluliyet oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; başvuruda sunulan bilirkişi raporunun hükme esas alınması gerektiğini, yargılamada alınan raporda davacının muayenesi yapılmadan değerlendirme yapıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu, davacı yolcunun yaralanması nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Davacı tarafından başvuruda sunulan İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca hazırlanan 17.06.2022 tarihli raporda, kazadan kaynaklı olarak davacının sağ frontal bölgede sol kaş 1/3 iç hizadan başlayıp saçlı deri içine doğru devam eden 6 cmx0,2 cm ciltten koyu hafif çökük sütüre edilmiş skarının ve sağ kurius (bacak) 1/3 distal anteromedialde 10 cm x15 cm’lik bir alanda ciltten çok hafif çökük alanların da olduğu, derin abrazyon skarının mevcut olduğu, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetvellere göre hipertrofik skar ve keloiden kaynaklı sürekli iş göremezlik oranın %5 olduğu tespit edilmiştir.
Eldeki davada Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davacının Genel Adli Muayene raporunda yüz bölgesine uzanan bir dokudan bahsedilmediği, bunun dışında kazaya ilişkin tedavi evrakı da ibraz edilmediği, sigortacının Medikal Eksper raporuna göre de yüz bölgesinde yaralanma olduğuna ilişkin tıbbi belge bulunmadığı bu sebeple maluliyet oluşmadığı iddiaları karşısında çelişkileri gidermek gerektiği sonucu ile rapor alınmasına karar verilmiştir.
Prof Dr. ... tarafından hazırlanan raporda, davacının tüm tıbbi belgeleri ve fotoğraflarının incelenmesi sonucunda, alın sol tarafta lazerasyon ve sağ bacak üzerinde abrazyon meydana geldiği, alnındaki lezyonun sütüre edilerek tedavi edildiği, bu hali ile Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyetinin %0 olduğu belirtilmiştir. Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Her iki raporda da aynı yönetmelik hükümlerine göre değerlendirme yapılmış ancak sonucu itibariyle raporlar arasında çelişki oluşmuştur. Bu açık çelişki giderilmeden karar verilmesi, eksik inceleme niteliği taşımaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacının kazadaki yaralanmasına ilişkin olup da dosya kapsamında yer almayan tüm tedavi belgelerinin toplanması; daha sonra, üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından (yaralanmasına bağlı olarak cilt doktoru veya plastik cerrahında bulunduğu heyetten) kaza ile illiyet bağı içindeki rahatsızlıklara dair maluliyet oranını Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetvellere göre belirleyen, dosyadaki raporlar arası çelişkiyi gideren, denetime elverişli bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/8315, K. 2025/4099, 11 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama