KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/8584 E., 2023/10433 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2023
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/135 E., 2021/24 K.
- Hüküm/karar
- Davanın Reddi/Başvurunun Esastan Reddi
- Mahkemesi
- İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/1422 E., 2017/1004 K.
Karar Metni
1.510 kelime·8 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde.
07.08.2016 tarihinde müvekkillerinin desteği ...'ın sevk ve idaresindeki motosikletle seyir halinde iken yola aniden küçükbaş hayvanların çıkması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, kazada desteğin yaralandığını, kazadan 18 gün sonra 24.08.2016 tarihinde vefat ettiğini, Anamur Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/3526 nolu soruşturma dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu'nun 02.12.2016 tarihli raporuna göre desteğin vefatı ile trafik kazası arasında illiyet bağı olduğunun tespit edildiğini,
desteğin idaresindeki aracın davalı nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak davacılardan ... için 100,00 TL, ... için 100,00 TL olmak üzere toplam 200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte kusur oranlarına bakılmaksızın müştereken ve müteselsilen davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın destekten yoksun kalma tazminatı talebinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve yeni Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre teminat dışı olduğunu, davaya konu aracın müvekkili nezdinde sigortalı olduğunu, ölüm halinde kişi başına azami sorumluluk limitinin kaza tarihinde 310.000,00 TL olduğunu, müvekkilinin sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde sorumlu olacağını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Toplanan deliller, bütün dosya kapsamına göre.
6704 sayılı yasanın 4. maddesi ile 2918 sayılı yasanın 92. maddesine g, h, i fıkralarının eklendiği, değişikliğin 26/04/2016 tarihinde yürürlüğe girdiği, kazanın 07/08/2016 tarihinde madde değişikliğinden sonra meydana geldiği, "i" maddesine göre sigorta genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan taleplerin ZMMS dışında kaldığının belirtildiği, sigorta genel şartları A.6-d bendine göre destek zararının teminat dışında bulunduğunun belirtilmiş olduğu, sigorta poliçesine göre davalı ... şirketinin kaza yapan müteveffa ...'ın kullanmakta olduğu motosikleti ZMMS ile sigorta etmiş olduğu,
sigortalının kendi kusuruna denk gelen zarar sebebiyle sigorta şirketinin tazminat sorumluluğu bulunmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu trafik kazasının 07.08.2016 tarihinde meydana geldiğini, davaya konu ZMMS poliçesinin 29.06.2016 tarihinde tanzim edildiğini, İlk Derece Mahkemesinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 92 nci maddesinde 26.04.2016 tarihinde değişiklik yapıldığını, sürücünün kusurundan kaynaklanan taleplerin teminat dışı olduğunu belirterek davayı reddettiğini, 6704 sayılı Kanunun 3 ve 4 üncü maddeleri ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90 ve 92 inci maddelerinin değiştiğini, ancak söz konusu değişikliklerin Anayasa'ya aykırı olduğunu,
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95 inci maddesinin yürürlükte olduğunu, tazminat yükümlülüğünün kaldırılması ve miktarının azaltılmasının zarar görene karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... ZMMS poliçesi, Anamur C.Başvcılığının 2016/3526 soruşturma sayılı soruşturma dosyası, davalı şirketin tazminat talebinin reddine ilişkin yazısı, poliçe, sigorta şirketinin hasar dosyası örneği dosya içerisindedir.
Davaya konu olayın, davacıların oğulları olan ...'ın 07.08.2016 tarihinde Anamur Ermenek yolunda ... plakalı motosikleti ile yanında ...'de yolcu olarak bulunduğu halde seyir halinde iken yola çıkan keçi nedeniyle tek taraflı kaza yaptığı, kaza tespit tutanağında 2918 sayılı K 69/2 maddesi gereğince küçükbaş hayvan sahibi ...'ın başıboş hayvan bırakması nedeniyle kazada 1. asli kusurlu, vefat eden ...'ın ise 2918 sayılı K 52/1 maddesi gereğince tali kusurlu olduğunun belirtildiği,
kazada ...'ın başından yaralandığı ve hastanede tedaviye alındığı ,tedavinin 18.gününde vefat ettiği, ZMMS poliçesinin 29.06.2016/2017 tarihlerini kapsadığı ,sigortaya davacılarca tazminat talebi ile yapılan müracaatın 02.11.2016 tarihinde reddedildiği ve iş bu davanın 2918 sayılı kanun 95 maddesinin yürürlükte olduğu, sigortanın reddinin Anayasanın 19/son maddesine, TBK 55 maddesine ve 20.maddesine aykırı olduğunun bildirilerek açıldığı anlaşılmıştır.
Türk Ticaret Kanunu'nun 1425. maddesine göre sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir.Yeni karayolları motorlu Araçlar ZMMS genel şartları 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel Şartlar c 10 m ile 12.08.2003 tarihli ve 25197 sayılı RG yayımlanan karayolları Motorlu Araçlar ZMMS genel şartları yürürlükten kaldırılmıştır. Yeni genel şartlar c 11 maddesine göre, yürürlük tarihi olan 01.06.2015 den sonra aktedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır.
Karayolları Trafik Kanununun 93. maddesi gereği, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır. Böylece Hazine Müsteşarlığı Kanundan aldığı yetki ile zorunlu sigorta genel şartlarını belirler. Sigortacılık Kanunu'nun "Sigorta Sözleşmeleri" başlıklı 11. maddesinin birinci cümlesinde.
"Sigorta sözleşmelerinin ana muhtevası, Müsteşarlıkça onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir." ifadesi mevcut olup bu doğrultuda, yapılacak sözleşmeler (poliçeler) genel şartlara uygun olmak zorundadır. Bu nedenle zorunlu sigorta genel şartlarını, Türk Borçlar Kanunu’nun 20. maddesinde düzenlenen genel işlem koşulu kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
TBK'nın 20. maddesinde belirtildiği üzere; önceden, tek başına hazırlanarak karşı tarafa sunulan sözleşme hükümleri genel işlem koşulu kapsamındadır. Oysa Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Genel Şartları, sözleşmede taraf olmayan Hazine Müsteşarlığı tarafından, Kanundan alınmış olan yetkiye dayalı olarak belirlenir.
Ayrıca Genel Şartları TBK'nın 20. maddesinin son fıkrasında “Genel işlem koşullarıyla ilgili hükümler, sundukları hizmetleri kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütmekte olan kişi ve kuruluşların hazırladıkları sözleşmelere de, niteliklerine bakılmaksızın uygulanır.” düzenlemesi kapsamında düşünmek de mümkün değildir.
Çünkü kanunda açıkça belirtildiği üzere, kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle kişi ve kuruluşların hazırladıkları sözleşmeler yürütmekte oldukları bir hizmet ile ilgili olmalıdır. Oysa Hazine Müsteşarlığı, zorunlu mali sorumluluk sigortası hizmeti veren bir kuruluş olmadığı gibi hizmeti alan taraf ile bir sözleşme ilişkisi içinde bulunmamaktadır.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’nın uygulanmasının, Karayolları Trafik Kanunu’nun 95. maddesinde belirtilen "tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği" ilkesine aykırı olduğunu söylemek mümkün değildir.
Bu ilkenin uygulanabilmesi için her iki tarafın özgür iradesi ile poliçe düzenlendikten sonra zarar görenin aleyhine tazminatın kaldırılması yada azaltılmasını gerektirecek değişikliklerin yapılması durumunda geçerli olacaktır. Yargıtay 17.HD'sinin 2019/682E-2020/1618, 2019/1258E-2020/6210K sayılı içtihadı da bu yöndedir.
Olayımızda vefat edenin anne ve babası tarafından ZMMS sigortası yapan sigorta şirketine karşı dava açılmış olmakla ve kaza tarihinin de 07.08.2016 olup, 01.06.2015 itibarıyla geçerli yasal değişiklikten sonra olduğu gözetilmekle, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu..." gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde. 14.04.2016 tarihli 6704 sayılı torba Yasayla 2918 sayılı Yasada yapılan değişikliklerin.
Anayasa Mahkemesi’nin 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı kararı ile iptal edildiğini, iptal kararının görülmekte olan davalara uygulanması gerektiğini, davalının sorumluluğunun ZMMS Genel Şartlar'a göre belirlenmesinin yasaya açıkça aykırı olduğunu, Anayasa Mahkemesi kararı ile hukuka aykırı olan maddelerin iptal edildiğini, davaya konu kazanın ve poliçenin tanzim tarihinin iptal kararından önce olmasının, iptal edilen maddenin davaya konu olaya uygulanması hakkını vermeyeceğini, 2918 sayılı Yasa'nın 92/g bendinin eldeki davaya engel olmadığını, zira anılan bentte "hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerinden" bahsedildiğini,
ancak eldeki davada hak sahibinin kendi kusuruna değil, desteğin kusuruna dayanıldığını, müvekkillerinin tazminat taleplerinin reddedilmesinin yasaya aykırı olduğunu, anılan Yasa'nın 92 nci maddesinde teminat dışı kalan hallerin sınırlı şekilde sayıldığını, yürürlükte olan bir yasa hükmü varken, Genel Şartlar'da yapılan değişiklik ile sigorta poliçesinin teminatının kapsamının daraltılamayacağını,
2918 sayılı Yasa'nın 95 inci maddesine göre "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez " hükmünün bulunduğunu, 95 inci maddenin ise halen yürürlükte olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91, 92 ve 93 üncü maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı.
3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/8584, K. 2023/10433, 9 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama