KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/8879 E., 2025/7818 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/840 - 2023/996
Karar Metni
732 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... İli ... ilçesi ... Mah. 906-... Sok.
Bina no: 8 Kat no: 1 Daire:1-2'de bulunan ve konut olarak kullanılan müvekkiline ait konutun davalı şirket tarafından 16.02.2016 tarihinde ... - ... numaralı sigorta poliçeleri ile sigortalandığını, sigorta poliçelerinin artı konut ... rizikosu kapsamında teminat altına alındığını, ... ilçesinde 13.03.2016 tarihinden 30.05.2016 tarihine kadar sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini, sokağa çıkma yasağı döneminde yoğun çatışmaların yaşandığını ve müvekkilinin teminat altında bulunan konutunun ağır hasar alarak içerisinde bulunan eşyaların da tamamen kullanılamaz hale geldiğini,
müvekkilinin konutlarında meydana gelen zararların tespiti için davalı ... ile irtibata geçildiğini, ancak davalı şirketçe müvekkiline ait sigorta poliçesinin iptal edildiğini öğrendiklerini ve 03.06.2016 tarihinde bu konuyla ilgili yazılı bildirimde bulunulduğunu, poliçenin feshedilme tarihinin sokağa çıkma yasağından çok sonra olduğunu, davalı ... ile yapılan sözleşme gereği muaccel hale gelen zararın sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiğini,
zararın Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca da gerekli tespitlerin yapılarak raporlandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla taşınmazın uğradığı zarara karşılık 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini talep etmiş, talebini 443.788,03 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde davacı tarafça iddia edilen ... numaralı sigorta poliçeleri ile sigortalı konutun, artı konut sigorta poliçeleri ile teminat altına alınmış ve Türk Ticaret kanunu ilgili hükümleri kapsamında 02.06.2016 tarihinde feshedilmiş olduğunu, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında devlet terör sonucu meydana gelen maddi zararları karşılamak ile yükümlü olduğunu, buna göre yapılan açıklamalar ve edinilen bilgilere göre bölgede meydana gelen terör olayları sonucu hasar gören binaların yıkılıp yeniden inşa edilecek olduğunu,
davaya konu binaya ilişkin zararın bahsi geçen kanun kapsamında girip girmediğinin söz konusu binanın yıkım kararı verilen binalar dahilinde olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, mahkemenin yetkisiz olduğunu, davanın esastan ve usulden reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne; 421.598,63 TL'nin dava tarihi olan 16.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ıslah edilen tutar için zamanaşımının dolduğunu, zararın poliçe teminatı dışında olduğunu, davaya konu olayın terör hareketi, halk hareketi, kargaşalık vs. olmadığını, devletin kamu düzenini sağlamak adına yaptığı bir operasyon olduğunu, bu durumun poliçe ile verilmiş teminatlara girmediğini, dava konusu olayın davacı tarafından bilindiğini, anı olarak gerçekleşmediğini, söz konusu poliçenin ilgili bölgede bulunan bir acente tarafından tanzim edilmediğini, bu durumun müvekkili şirket tarafından bilinemeyeceğini, bölgede yaşanan olayların davacı tarafından gizlendiğini,
hasar tespiti raporlarının müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini ve yapılan tespitlerin yokluklarında yapıldığını, gerçek zararın tazmininin mahkemece yapılacak keşifle mümkün olacağını, poliçe özel şartları ve poliçenin tabi olduğu genel şarlar gözetilerek düzenlenecek yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması taleplerinin mahkemece kabul edilmediğini, arsa içerisinde 2 yapı olduğunu ve hangi yapının sigortalandığının hükme esas alınan bilirkişi raporundan anlaşılmadığını, bilirkişi raporunda yapı tarzı ile ilgili hiçbir bilgi bulunmadığını, yapı tarzı çelik betonarme olup binanın bu duruma uymaması halinde hasarın teminat dışı olacağını,
bölgede yaşanan olaylar nedeniyle zararın devlet tarafından karşılanacağı dair savunmaları hususunda mahkemece araştırma yapılmadığını, tazminat hesabının bölgeye göre fahiş olarak hesaplandığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ıslah edilmeyen tutar için tazminat faiz sorumluluğu temerrüt tarihinden itibaren, ıslah edilmemiş tutara ilişkin tazminat ve faiz sorumluluğun ise ıslah tarihinden itibaren başlaması gerektiğini, mahkemece hatalı hüküm kurulduğunu beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; konut sigortasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/8879, K. 2025/7818, 14 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama