KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/9243 E., 2025/4060 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/473 Değişik İş - 2023/474 Karar
Karar Metni
1.235 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.09.2021 tarihinde davacının yolcu olduğu araç ile davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketinin yapılan başvuruya olumlu yanıt vermediğini ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 9.800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiş, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 429.900,00 TL'ye, geçici bakıcı gideri talebini 7.155,00 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketine usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığından başvuru şartı yokluğundan talebin usulden reddine karar verilmesini, ceza yargılamasında şikayette bulunulmadığından davanın reddi gerektiğini, talebin zamanaşımına uğradığını, uzun süreli kiralamada işleten sıfatı değiştiğinden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, sigorta şirketinin sigorta limiti ve kusur oranı ile sınırlı olarak zarardan sorumlu olduğunu, kusur durumunun bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi gerektiğini,
maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu (ATK) 3. İhtisas Dairesinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engelililik değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınacak rapor ile belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri taleplerinin poliçe kapsamında bulunmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, emniyet kemeri takılı olmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini,
hatır taşıması nedeniyle hatır indirimi yapılması gerektiğini, sigorta şirketine başvuru tarihini izleyen 8. işgünü sonundan itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, 429.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 7.155,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 437.155,00 TL tazminatın 02.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın vekalet ücretine yönelik olarak kabulüne, 64.201,70 TL vekalet ücretinin 12.840,34 TL olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sigorta şirketine mevzuata uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığından başvuru şartı yokluğundan başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kusur raporu alınmadan %100 kusur oranı ile hesap yapılmasının hatalı olduğunu, ATK Trafik İhtisas Kurulundan rapor alınması talebinin dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, maluliyet raporunun yetkili sağlık kuruluşunca yürürlükteki mevzuata uygun düzenlenmediğini, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun ATK'dan maluliyet raporu alınması gerektiğini,
aktüer bilirkişi raporunda tazminatın fahiş ve hatalı belirlendiğini, TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile hesap yapılmamasının hatalı olduğunu, irat katsayısının olması gerekenden fazla hesaplandığını, davacının muhtemel yaşam süresinin 100 yaşına kadar olacağı varsayımı ile hesap yapılması gerektiğini, rapor tarihine kadar işlemiş dönem hesabı yapılması gerektiğini, bakıcı giderinin net asgari ücret ile hesaplanması gerektiğini, aktif dönemin 65 yaşına kadar olacağının kabulü gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, tam gün bakıcı giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu,
bakıcı tutulduğunun ispatı gerektiğini, emniyet kemeri takılı olup olmadığı netleştirilerek takılı değil ise müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, SGK'nın rücuya tabi bir ödeme yapıp yapmadığının araştırılması gerektiğini, sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren 8. işgünü sonundan itibaren yasal faize hükmedilebileceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Davaya konu kazanın meydana geldiği 11.06.2021 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzunun Omurgaya Ait Sorunlarda Engellilik bölümünün 1-1.1 Yaralanma Modeli Veya Tanı İlişkili Değerlendirme kısmında, “Travma durumlarında ilk tercih edilecek yöntemdir.
Eğer bir yaralanma yok ise, bu yöntem yetersiz kalıyor ise veya yaralanma aynı omurga bölgesinde birden fazla segmenti etkiliyor ise eklem hareket genişliği modeli kullanılır. Yaralanma modeli nörolojik kayıp varlığına, kırık, dislokasyon ve hareket segmenti bütünlüğüne dayanır. Birden fazla omurga bölgesi etkilenmiş ise her biri ayrı ayrı değerlendirilir, kişinin engel oranını hesaplamak için Balthazard Hesaplama Tablosundan yararlanılır (Ek.3).
Yaralanma bulgularına kortikospinal yol bulguları da eşlik ediyor ise spinal kord lezyonları ile ilgili tablolar kullanılır (Bölüm 4). Bu değerlendirme için engel kalıcı ve stabil olmalı, son 12 ayda değişiklik olmamalıdır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda hükme esas alınan Tokat Gaziosmanpaşa Ünversitesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 29.07.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda, yaralanma omurgaya ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında 12 aylık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir.
Yine hükme esas alınan raporda davacının trafik kazası sonrası vücudunda oluşan kalıcı yara izleri (skar) nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı %5 olarak hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır. Ancak davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yeri ve niteliği ile belirlenen maluliyet oranı göz önüne alındığında yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılama hususunda da tereddüt hasıl olmuştur.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek ve yine yaralanmanın bir nedeninin de omurga yaralanması olduğu dikkate alınarak kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzunun Omurgaya Ait Sorunlarda Engellilik bölümünün 1-1.1 Yaralanma Modeli Veya Tanı İlişkili Değerlendirme kısmına göre davacının kazaya ilişkin tüm
tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9243, K. 2025/4060, 10 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama