KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/9290 E., 2025/127 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/968 E., 2023/1221 K.
- Hüküm/karar
- Kısmen kabul/ Red
- İlk derece mahkemesi
- Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/337 E., 2021/589 K.
Karar Metni
595 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlular ... ve ... aleyhine yapılan takibin semeresiz kaldığını, borçluların mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazlarını diğer davalılara sattıklarını belirterek, bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri haksız açılan davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı ...'ın aciz halinin olmadığı gerekçesi ile bu davalı ile davalı ...yönünden davanın usulden reddine, diğer davalılar yönünden ise aldırılan bilirkişi raporunda taşınmazların devir tarihi itibariyle belirlenen bedelleri ile davalılar ...ve ...'in Yapı Kredi bankası vasıtasıyla bu devirlere ilişkin yapmış oldukları ödemelerde fahiş fiyat farkının bulunmadığı, davalı ...in ortağı olduğu ...ve Yağ Ticaret Limited Şirketi ile dava dışı borçlu ...Yem Ticaret Limited şirketinin farklı illerde bulundukları aralarında ticari ilişkinin tespit edilemediği, bu nedenle mali durumlarını bilebilecek kişilerden olmadığı gerekçesi ile diğer davalılar yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine ,Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde , davalı ..., asıl borçlu ...Yem San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin tek ortağı olan ...'ın eşi olduğunu ,borçlu firmanın ekonomik durumunu bildiğini, davalı ..., hakkında açılan takipten 10 gün kadar önce taşınmazını diğer davalı ...'e devretmesinin müvekkil Bankadan mal kaçırma kastı ile ve kötü niyetle hareket ettiğini gösterdiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararında, söz konusu devirlerin İİK 278/2 maddesine göre iptal edilemeyeceği,
22.02.2017 tarihli geçici aciz vesikası niteliğinde kabul edilen haciz tutunağının düzenlenmesinden evvelki iki sene önce yapılan 14.12.2014 tarihli tasarruf işleminin artık iptali istenemiyeceğinden iş bu maddeye özgü dava şartının sağlanamadığı gerekçesinin hatalı olduğunu, ihtiyatı haciz kararının esas alınması gerektiğini, davalı borçlu şirket ile üçüncü kişilerin Adana ve Gaziantep (ilçesi ......, de dahil olmak üzere) ticari anlamda etkileşim halinde olduklarını,ayrı illerde aynı iş kolunda faaliyet gösteren kişilerin tanışık olduklarını, ayrıca Adana'da bulunan davalı/borçlu ...'ın Gaziantep'te taşınmaz sahibi olması,
keza ...'te bulunan davalı ...'in Gaziantep'ten taşınmaz devralması davalılar açısından bu iller arasında sosyal ve ekonomik ilişki bulunduğunu gösterdiğini, diğer yandan, davalılar ... ve ... ...li olup davalı ...'a vekaleten taşınmaz satışlarını tapu nezdinde gerçekleştiren dava dışı ...da ...li olduğunu, taşınmazları devralan davalılar ile devreden davalı/borçlu adına vekaleten satış işlemini yapan kişinin aynı ilçeden olduğu da göz önünde bulundurulduğunda tarafların satıştan önce birbirlerini tanıdıkları aşikar olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine göre tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9290, K. 2025/127, 7 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama