KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/9348 E., 2024/13664 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/391 E., 2023/419 K.
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, borçlu ... hakkında takip yapıldığını, borçlunun alacaklılardan mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazlarını davalı üçüncü kişi ...'e devrettiğini belirterek, bu tasarrufun iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.04.2016 tarihli ve 2015/290Esas 2016/128 Karar sayılı kararıyla, ivazlar arasında önemli oransızlık olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine , Yargıtay (kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 09.05.2019 tarihli ve 2016/20021 Esas, 2019/6290 Karar sayılı ilâmı ile; "...Dosya içeriğindeki tapu kayıtlarının incelenmesinde, tasarrufa konu 3 nolu ve 5 nolu taşınmazlar üzerinde Anadolu Bank A.Ş lehine 04/03/2013’ de tesis edilmiş 200.000,00 TL değerinde ipotek olduğu görülmektedir.
Buna göre, dava konusu taşınmaz üzerindeki ipotek borcunun devam edip etmediği, devam ediyorsa ne kadar üzerinden olduğunun belirlenmesi ile taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin satım bedeline eklenileceğinin düşünülmesi ve sonucuna göre taşınmazın tapudaki satış bedeli ile rayiç değeri arasında fark bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekirken bu yönde bir araştırma yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir..." gerekçesi ile kararın bozularak Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, alınan bilirkişi raporunda taşınmazın işlem tarihindeki değeri ile resmi senetteki devir bedeli ve ipotek bedeli de nazara alınarak karşılaştırıldığında misliyle fark oluşmadığı, davalı borçlu ile diğer davalı arasında borçlunun mali durumunu bildiği ya da bilebilecek durumda olduğunun ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 21.10.2014 tarihi itibari ile ipotek bedelinin ne olduğu ve kim tarafından ödendiğinin sorulmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun işlemin iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, davacı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9348, K. 2024/13664, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama