KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/9684 E., 2025/5058 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/383-2023/389
Karar Metni
857 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 04.12.2014 tarihinde plakası tespit edilemeyen aracın, yaya konumunda bulunan davacıya çarpması ile meydana gelen çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, bu nedenle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 7.060,00 TL ( ıslah ile 249.265,20 TL) sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL (ıslah ile 6.448,11 TL) geçici iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL (ıslah ile 1.756,69 TL) geçici bakıcı gideri tazminatmın yasal faiziyle birlikte davalı ... Hesabından tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafa ödeme yapıldığını ve ibraname imzalandığını, ibraname tarihinden itibaren 2 yıllık süre içerisinde başvuruda bulunulmadığı için talebin reddine karar verilmesi gerektiğini, kusur ve müterafik kusur durumunun tespiti gerektiğini, kazanın oluş biçimine ilişkin çelişkili beyanlar olduğunu, sağlık kurulu raporunun usulüne uygun olmadığını, tazminatın ZMSS Genel Şartlarına uygun hesaplanması gerektiğini, vekalet ücretinin AAÜT'nin 1/5'i olarak hesaplanması gerektiğini belirtmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; talebin kabulüne, 249.265,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 6.448,11 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.756,69 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 257,470,00 TL'nin 10.06.2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ...'ndan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... vekilinin vekalet ücretine yönelik itirazlarının kabulüne, diğer tüm itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinde “fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu” ibaresinin mevcut olduğunu, açılan davanın kısmi dava niteliğinde olduğunu, buna rağmen dava ıslah edilmiş olup ıslah edilen tutar üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu, kazaya plakası tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiğinin ispat edilmesi gerektiğini, yine tahkim başvurusuna konu olayda kazaya karışan aracın türünün belirsiz olması halinde de araştırma yapılması gerektiğini,
eksik belgelerin talep edilmesine rağmen tamamlanmamış olması ve bu hususta eksik belgelerin tamamlandığına dair hususu ispatlayacak belge sunulmaması sebebiyle başvurunun usulden reddi gerekmekte iken hüküm kurulmasının doğru olmadığını, müvekkili kurumca ödeme yapılmış olup taraflar arasında ibraname düzenlendiğini ve davacının 09.01.2017 tarihli ibraname ile müvekkili kurumu ibra ettiğini, ibranamenin iptali için 2 yıllık hak düşürücü süre geçmiş olduğundan her halükarda söz konusu başvurunun reddi gerekirken hüküm kurulmasının hatalı olduğunu,
sunulan maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik kapsamında davacının ikametgâhına yakın sağlık kurumundan alınmadığını, koruyucu önlemlerin alınmaması hususunun zarar hesaplanırken gözetilmesi gerektiğini, kusur, müterafik kusur ve hatır taşımasına ilişkin beyanları değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, şikâyetten vazgeçme ve uzlaşma hususunda gerekli araştırmanın yapılmadığını, davacının başvurusu esnasında SGK' da aktif olarak çalışıp çalışmadığının, çalışıyor ise bir ödeme alıp almadığının araştırılarak tazminat hesabı yapılması gerektiğini,
kaza tarihinde geçerli olan Genel Şart kapsamında 1,8 teknik faiz uygulanması; aksi kanaat olsa dahi 04.12.2021 tarihinde yayınlanan Genel Şart kapsamında 1,65 teknik faiz uygulanması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hesap tarihi olması gerektiğini belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, plakası tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir.
1.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Kanun’un bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Kanun'da belirtilen 2 yıllık süre, hak düşürücü süre olup mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir.
Somut olaya bakıldığında; davacıya davadan önce 13.01.2017 tarihinde 10.530,00 TL ödeme yapıldığı, taraflar arasında 09.01.2017 tarihli ibraname imzalandığı, davacının davalı sigorta şirketini kayıtsız ve şartsız gayri kabil rücu olmak üzere ibra ettiği anlaşılmaktadır. Eldeki dava 05.07.2022 tarihinde ikame edilmiş, davacı dava dilekçesi ile yetersiz/eksik ödeme iddiası ile talepte bulunmuştur. Hakem heyetince, taraflar arasındaki ibraneme ve 2 yıllık hak düşürücü süre değerlendirilmeden, davadan önce yapılan ödemenin güncellenerek hesap edilen miktardan düşülmesi sonucunda tazminata hükmedilmiştir. Ancak varılan sonuç hatalı olmuştur.
Bu itibarla, dava konusu kazadan kaynaklı olarak, davacının davalı sigorta şirketini 09.01.2017 tarihinde yazılı olarak ibra ettiği, eldeki davanın ise 05.07.2022 tarihinde Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesinde öngörülen 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra açıldığı, davacının artan maluliyete ilişkin talebinin de olmadığı, eksik/yetersiz ödeme iddiasında bulunduğu gözetildiğinde, davalının davacı ile yapmış olduğu anlaşma (ibra) doğrultusunda tüm borçtan kurtulduğu anlaşıldığından, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2. Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9684, K. 2025/5058, 26 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama