KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/9806 E., 2025/7549 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1646 E., 2023/1066 K.
Karar Metni
725 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın 2011 ve 2012 dönemlerine ait KDV beyannamelerini kanuni süresinden sonra düzeltmesi sonucu tahakkuk eden 1 kat vergi zıyaı cezalı vergiler de dahil olmak üzere 06.09.2016 tarihi itibariyle vadesi geçmiş gecikme zammı dahil 257.984,00 TL vergi borcu bulunduğunu, borçların tahsil edilebilmesi için yapılan çalışmalarda Takbis sorgulaması sonucu mükellefin adına kayıtlı güncel gayri menkulüne rastlanılmadığını, ancak adına kayıtlı ...
İli, ... ilçesi, ...
Mah.-28 N 1 parsel-1846 ada-10 parselde bulunan arsa vasıflı taşınmazını 06.07.2012 tarihinde davalı ...'a ve onun da ...'a sattığını, ... tarafından satın alınan aynı gayrimenkulün 01.04.2013 tarihinde davalı ...'a satıldığını, söz konusu işlemlerin maddi olay değerlendirmesi açısından muvazaa ve şaibe teşkil ettiğini, davalıların amme alacağının tahsilini imkansız hale getirmek için satış sözleşmelerini yaptıklarını belirterek 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 24 vd. maddeleri gereğince tasarruf işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde; ...'ın kendisine ait olan taşınmazları bilgisi dışında sattığını, ...'a satışı yapılan gayrimenkulü 01.04.2013 tarihinde satın aldığını, ...'ın yapmış olduğu işler ve içerikleri hakkında bilgisi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde; 13.11.2009 tarihinde yapımını tamamladığı inşaatla ilgili olarak kat irtifakı oluşturup sözleşmede kendisine ait olan taşınmazların tapusunu kendi üzerine aldığını, 2012 yılı içerisinde yaşamış olduğu ekonomik kriz neticesinde üzerine olan gayrimenkulleri ... ve ...'a satmak zorunda kaldığını, ...'a ait olan gayrimenkulün 01.04.2013 tarihinde ... tarafından satın alındığını, bu satış işleminin muvazaalı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
3.Dahili davalılar ... ve ...; davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı kuruma yazılan yazıya verilen cevabi yazıda.
06.09.2016 tarihi itibariyle davalı borçlunun vadesi geçmiş herhangi bir borcunun bulunmadığı, 2011 ve 2012 yıllarına ilişkin KDV beyannamelerine ilişkin kanuni süre içerisinde düzeltme yapıldığı, tahakkuk ettirilen vergi ziyaına ilişkin cezalı vergilerinin ve vadesi geçmiş tüm vergi borçlarının 13.10.2016 tarihinde 6736 sayılı Kanun çerçevesinde yapılandırıldığı, yapılandırmaya konu taksitlerden bir tanesinin kısmi ödemesi sebebi ile 10.06.2020 tarihinde sistemlerinden kaldırıldığı, davalı borçlunun kalan borçlarının ise 18.07.2021 tarihinde 7326 sayılı kanundan yararlanılmak suretiyle peşin olarak ödenip kapatıldığı,
davalı borçluya ilişkin vadesi geçmiş bir borç veya geçerli bir ödeme emri bulunmadığının bildirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı kurumun, dava tarihi veya öncesine ait vadesi geçmiş, ödeme emrine bağlanmış takibe geçilmiş, ödeme emri ve takibi kesinleşmiş bir borç söz konusu olmadığından,
davalı borçlunun kuruma mevcut bir kısım borçları bakımından ise yargılamadan hemen önce ve sonra çıkan yasalar ile bağlantılı olarak yapılan yapılandırmalar neticesinde ödemeler yapılmış olmakla davanın reddine ve dava ön koşulları oluşmadığından reddolunduğundan davalı taraf aleyhine yargılama gideri ve avukatlık vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ...'ın 2011 ve 2012 dönemlerine ait KDV beyannamelerini kanuni süresinden sonra düzeltmesi sonucu tahakkuk eden 1 kat vergi ziyaı cezalı vergiler de dahil olmak üzere 06.09.2016 tarihi itibariyle vadesi geçmiş gecikme zammı dahil 257.984,00 TL vergi borcu bulunduğunu, ...'ın dava konusu borçları dava açıldıktan sonra ödediğini, bu durumun mahkeme dosyasında yer alan bilgi ve belgelerle sabit olduğunu, davanın konusuz kaldığını, davanın açılmasına sebebiyet veren tarafın davalı taraf olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6183 sayılı Yasa’nın 24 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9806, K. 2025/7549, 12 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama