KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/10176 E., 2025/16780 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/831-2024/834
- Sayısı
- 2024/İHK-36290
- Sayısı
- K-2024/210287
Karar Metni
1.580 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
02.10.2021 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu otomobil ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı kamyonetin karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, davalının tahkim yargılamasından önce davacıya 16.06.2022 tarihinde 59.425,00 TL kısmi ödeme yaptığını, söz konusu ödemenin eksik olduğunu, bakiye tazminat talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 23.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 200,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı,
200,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı ve 700,00 TL adli tıp raporu ücreti olmak üzere toplam 24.100,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle talebini 288.239,94 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının tahkim yargılamasından önce davacıya 16.06.2022 tarihinde 59.425,00 TL kısmi ödeme yaptığını, davacının bakiye tazminata ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulü ile 280.335,62 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 5.415,82 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.788,50 TL geçici bakıcı gideri tazminatı ve 700,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 288.239,94 TL’nin 06.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin itirazının reddine, davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, davacı vekilinin diğer itirazlarının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm kısmının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine, davacı lehine 45.235,99 TL nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesine, hükmün kalan kısmının aynen icrasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 11.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda davacının maluliyet oranının %14 olduğunun tespit edildiğini, ancak bu oranın hatalı olduğunu, davacının maluliyet oranının %14'ten daha yüksek olduğunu, bu nedenle Uyuşmazlık Hakem Heyetince anılan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 28.04.2024 tarihli kusur bilirkişi raporunda, trafik kazasının oluşumunda 46... plakalı araç sürücüsünün %75 oranında asli kusurlu olduğu,
46... plakalı araç sürücüsünün %25 oranında tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalıya sigortalı 46... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumundaki kusur oranının %25'ten daha fazla olduğunu, bu nedenle Uyuşmazlık Hakem Heyetince anılan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 06.05.2024 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda tazminatın hatalı şekilde olması gerekenden az hesaplandığını, davacının hakkı olan tazminat miktarının hesaplanandan daha fazla olduğunu, bu nedenle Uyuşmazlık Hakem Heyetince anılan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu beyan etmektedir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, progresif rant yöntemine ve %0 teknik faize göre yapılan tazminat hesabının hatalı olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, rapora karşı itirazları üzerine ek rapor alınmadığını, davalının geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri tazminatı ve tedavi masraflarından poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmadığını, aksi kanaatte olunması halinde ise bakıcıya ihtiyaç duyulan sürenin tespit edilmesi, bakıcıya ödenen ücretin belgelenmesi, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, tazminat hesaplama yönteminin doğru olmasına, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatından poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) numaralı bentlerin, davalı vekilinin aşağıdaki (4) numaralı bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dosyanın incelenmesinde; kaza tespit tutanağında davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmak kuralını (KTK 52-1-a maddesi) ihlal etmesi sebebiyle kazanın meydana gelmesinde tali, davacının yolcu konumunda bulunduğu aracın sürücüsünün ise şerit izleme ve değiştirme kurallarına aykırı davrandığı (KTK 56-1-a maddesi) gerekçesiyle asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, ancak trafik kazası tespit tutanağının ekinde yer alan kaza şeması incelendiğinde hangi aracın şerit ihlali yaptığı konusunda tereddüt hasıl alacak şekilde çizim yapıldığının görüldüğü,
davaya konu kaza nedeniyle araç sürücülerinin yargılandığı ...
2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.11.2023 tarihli ve 2022/621 Esas, 2023/342 Karar sayılı ilamında, davalıya sigortalı aracın sürücüsü sanığın şerit ihlali yapmak suretiyle asli, davacının yolcu konumunda bulunduğu aracın sürücüsü sanığın ise hızını trafiğin ve yolun şartlarına göre ayarlamak kuralını ihlal ettiği için tali kusurlu olduğunun kabul edildiği, davacının davalıya sigortalı aracın sürücüsü sanık hakkında şikayetinden vazgeçmesi sebebiyle bu sanık hakkındaki davanın düşürülmesine karar verildiği,
davacının yolcu konumunda bulunduğu aracın sürücüsü sanığın ise tali kusurlu olduğu kabul edilerek hakkında adli para cezasına hükmedildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince adli trafik bilirkişiden alınan 28.04.2024 tarihli kusur raporunda, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün %25, davacının yolcu konumunda bulunduğu aracın sürücüsünün ise %75 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş, davacı vekili tarafından rapora itiraz edilmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince söz konusu rapor benimsenmek suretiyle %25 kusur oranına göre hüküm tesis edilmiş, davacı vekilinin kusura ilişkin itirazlarının İtiraz Hakem Heyetince reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından kusur oranı bakımından temyiz edilmiş olup davacı vekilinin kusur raporuna karşı itirazları karşılanmadan ve kusur dağılımına ilişkin çelişkiler giderilmeden karar verilmiştir.
O halde, İtiraz Hakem Heyetince, kaza tespit tutanağı ve ceza mahkemesi dosyasındaki belgeler de temin edilerek, dosyanın Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı, dosya kapsamında alınan kusur raporu ve tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması,
ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, İtiraz Hakem Heyeti kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3.Somut olayda; dava dilekçesinin ekinde dosyaya sunulan davaya konu kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... ...
Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 14.08.2023 tarihli raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, raporun düzenlendiği yönetmelikte isabetsizlik bulunmadığı, raporda davacının kaza nedeniyle kırılan çene kemiği için %10, kalça kemiği için %7, ayak bileği için %7 oranında maluliyetinin bulunduğunun belirlendiği, bununla birlikte davacıda kaza nedeniyle meydana gelen hipertrofik skar ve keloid nedeniyle % 5 oranında maluliyetin tespit edildiği,
kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzunda yer alan “Deri-hipertrofik skar ve keloid" bölümünde bu husus nedeniyle maluliyet oranı belirlenirken skar izinin vücut yüzeyinin %1-9’unu kaplaması şartı bulunduğu, anılan raporda ise bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın maluliyetin tespit edildiği, raporun bu nedenle yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmadığı anlaşılmıştır.
Bununla birlikte, Uyuşmazlık Hakem Heyetince adli tıp uzmanı hekimlerden oluşan heyetten alınan 11.03.2024 tarihli raporda, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyet oranının % 14 olduğu kanaatine varıldığı, hakem heyetince anılan rapor benimsenmek suretiyle %14 maluliyet oranına göre karar verildiği, ancak söz konusu raporun davacı muayene edilmeksizin tedavi belgeleri üzerinden hazırlandığı, bu nedenle raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, ayrıca hakem heyetince dosya kapsamındaki her iki maluliyet raporu arasındaki açık çelişki giderilmeksizin karar verilmiş olmasının da doğru olmadığı, hakem heyeti tarafından bu konuda yapılan incelemenin eksik olduğu anlaşılmıştır.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacının kazayla ilgili eksik kalan tedavi evrakları temin edildikten sonra, Adli Tıp Kurumu veya davacının ikametine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde cildiye/plastik cerrahi, kulak burun boğaz ile ortopedi ve travmatoloji uzmanlarının bulunduğu heyetten davacının güncel muayenesi de yapılarak,
yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzuna göre davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda dosyadaki raporlar arasındaki çelişkiyi gideren, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4.5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. ve AAÜT’nin 17/2. maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/10176, K. 2025/16780, 15 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama