KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/102 E., 2025/7566 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/710 D.İş, 2023/713 K.
Karar Metni
997 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı araç ile davacının yolcu olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 11.09.2023 tarihli bedel arttırım dilekçesiyle talebini 360.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, 2022.E.71608 sayılı dosya ile Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuruda alınan pskiyatri raporunda davacının ruhsal anlamda bozukluğunun olmadığının tespit edildiğini, maluliyetin tespiti için dosyanın bilirkişiye gönderilmesi gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında hesaplanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun mevzuata olduğu olduğu, sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile 360.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 30.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, davacının daha önce sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden başvuru yaptığını, 2022.E.71608 sayılı dosya ile Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvurunun reddedildiğini, medikal rapor ile davacı tarafından sunulan rapor arasında çelişki olduğunu, kusur yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, uzlaşma olup olmadığının tespiti gerektiğini belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda hükme esas alınan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 15.11.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası meydana gelen diğer bulgularla birlikte travma sonrası stres bozukluğuna bağlı sürekli iş göremezlik oranı %25 olarak hesaplanmış, hakem heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır.
Davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. 15.11.2022 tarihli raporda, aynı üniversitede psikiyatri kliniğinde yapılan muayene bulgularında, davacının 2 yıl süreyle tedavi olduğu, tedaviyle kısmen düzeldiği ancak şoförlük yapamadığı, işi bıraktığı, travma sonrası stres bozukluğu geliştiği belirtilmektedir. Ancak raporda maluliyetin sürekli olup olmadığı konusunda bir belirleme yapılmamıştır. Dosya kapsamındaki sağlık kurulu raporu hüküm kurmaya bu yönden elverişli olmayıp eksik inceleme ile karar verilemez.
Bu durumda, davacının fiziksel bulgularının yanında psikiyatrik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve içerisinde psikiyatri uzmanının da bulunduğu en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından kazadan sonra oluştuğu belirtilen "travma sonrası stres bozukluğu" olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı,
ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp (davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Olaya ilişkin olarak her ne kadar kaza tespit tutanağı düzenlenmiş ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosya kapsamından, dava konusu olaya ilişkin olarak gerek Uyuşmazlık gerekse İtiraz Hakem Heyetlerince kusur raporu alınmadığı, davalı tarafından ise aşamalarda kusur oranının belirlenmesinin istendiği ve itiraz konusu edildiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu trafik kazasına ilişkin dosya arasında mevcut tüm deliller değerlendirilmek suretiyle, oluş şekline göre kazaya karışan her iki araç sürücüsünün, olayın meydana gelmesinde kusurunun olup olmadığı ve varsa kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ile ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli uzman trafik bilirkişisinden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. İtiraz Hakem Heyeti kararının bu nedenle de bozulması gerektiği düşüncesiyle, kusura ilişkin rapor alınmadan karar verilebileceğine dair sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/102, K. 2025/7566, 12 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama