KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/10262 E., 2025/16176 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/542-2024/565
- Sayısı
- 2024/İHK-25838
- Sayısı
- K-2024/79267
Karar Metni
1.143 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sorumluluğu temin edilen araç ile davacının sürücüsü olduğu motosikletin 05.11.2021 tarihinde karışmış olduğu trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 750,00 TL adli tıp rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, ıslah ile sürekli iş göremezlik talebini 430.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 olarak verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 430.000,00 TL tazminatın 19.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigorta şirketi vekilinin davacı lehine takir edilen vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine,
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin vekalet ücreti ile ilgili 5.3. maddesinde yer alan "Başvuranın vekille temsil edilmesi nedeniyle hüküm altına alınan alacak miktarına göre hesaplanan 66.200,00 TL vekalet ücretinin sigorta şirketi tarafından başvurana ödenmesine,” ibaresinin " Başvuru sahibi kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 17. fıkrası ve 5684 sayılı Kanunun 30. maddesinin 17 inci fıkrası gereğince 17.900,00 TL vekâlet ücretinin sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine” şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; aktüer bilirkişi hesabında 1,65 teknik faiz uygulanması gerekirken progresif rant yöntemiyle alınmış bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, alınan mululiyet raporunun yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, sigorta şirketi tarafından aldırılan ortopedi ve travmatoloji uzmanı tarafından düzenlenen rapor ile davacı tarafın almış olduğu maluliyet raporunun çelişkili olduğunu, çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, davacı tarafından sigorta şirketine yapılan başvuru esnasında zorunlu evrakların sunulmadığını, bu sebeple yapılan başvuru geçerli olmadığından davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, rapor ücretinin reddi gerektiğini, başvuranın müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 05.11.2021 tarihinde meydana gelmiştir.
Somut uyuşmazlıkta kaza tarihinin 05.11.2021 tarihi olmasına göre düzenlenecek raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olması gerekir. Davacı vekili tarafından tahkim yoluna başvuru dilekçesi ekinde sunulan ...
Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın bir adli tıp uzmanı, bir beyin ve sinir cerrahisi uzmanı, bir ortopedi ve travmatoloji uzmanı hekim tarafından düzenlenen 24.05.2023 tarihli raporunda; davacıya ait adli ve tıbbi belgelerin incelenmesi ile yapılan fiziki muayenesi neticesinde, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri doğrultusunda davacının yaygın maksillofasial kemiklerin çoklu kırıkları sonucu oluşan yüzde asimetri, deformasyon, çiğneme fonksiyon bozukluğu arızalarının (yüz bölgesinde yaygın yaralanma, sağ gözde ekimoz, sağ orbita ve sol orbita da duvar kırığı,
nazal kemik parçalı kırık, ön dişler kırık, ağız açıklığında azalma, konuşma bozukluğu, estetik ve fonksiyon kaybı) 05.11.2021 tarihinde geçirdiği kaza neticesinde meydana geldiği, iş göremezlik halinin sürekli olduğu, arızaların tıbbi iyileşme süresinin 120 güne kadar uzayabileceği, kaza tarihini takip eden 30 gün başka birinin bakımına muhtaç olduğu, sürekli engellilik oranının normal yüz anatomisi bozukluğuna bağlı olarak %15, çiğneme yutma zorluğuna bağlı olarak %10, toplam %24 olarak belirlendiği, ancak kulak burun boğaz uzmanı ile cildiye uzmanının kurulda bulunmadığı anlaşılmıştır.
Anılan bu raporun tanziminde heyet mevzuata uygun teşekkül etmediğinden, raporun karara esas alınması mümkün değildir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından içinde kulak burun boğaz uzmanı ve cildiye/ plastik cerrahisi uzmanı bulunan heyetçe tüm tedavi belgeleri ve başvuranın yapılacak muayenesi ile tespit olunan arazların kazayla illiyet bağı olup olmadığı irdelenerek düzenlenmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
O halde Hakem Heyetince; davacıya ait ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporu da irdelenmek suretiyle, davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya içerisine eklenerek, Adli Tıp Kurumu ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı bölümleri gibi kuruluşlarca muayenesi sağlanarak, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde kulak burun boğaz uzmanı ile plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu davacının ikametgahına en yakın yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3.Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK.nun 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Dosyadaki belge ve bilgilerden, kaza tespit tutanağına göre davacının kaskının takılı olup olmadığı belli olmamakla birlikte, dosya kapsamından davacının yaralanmasının kafasından olduğu ve toplam %24 maluliyet oranı verildiğinin anlaşılması karşısında, motosiklet sürücüsü olan davacı yönünden Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, indirim yapılmamış olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/10262, K. 2025/16176, 3 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama