KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/10402 E., 2025/15677 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/823 Değişik İş – 2024/823 Karar
- Sayısı
- İHK-2024/46618
- Sayısı
- K-2024/90415
Karar Metni
813 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
15.05.2020 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 10,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 30,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 02.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş,
sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 398.631,08 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 8.415,92 TL'ye, geçici bakıcı gideri talebini 2.943,00 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; aracın 30.04.2020 tarihinde satıldığını, kazanın ise 15 günlük sürenin bitiminde 15.05.2020 tarihinde olduğunu, sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile sigorta şirketine yönetmelik hükümlerine uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığını sigorta şirketine eksik evrak ile başvuru yapıldığından dava şartının yerine getirilmediğini ve davanın usulden reddi gerektiğini, tazminatın zenginleşme aracı olamayacağını, maluliyet raporunun yürürlükteki yönetmelik hükümlerine uygun olmadığından davanın reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı,
geçici bakıcı gideri taleplerinin poliçe kapsamında olmadığını, kusur oranının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, müterafik kusur durumunun değerlendirilmesi gerektiğini, faizin ıslah tarihinden itibaren işlemeye başlayacağını, avans faizi talebinin yerinde olmadığını, hesaplamanın yeni genel şartlar hükümlerine göre yapılması gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz kullanılması gerektiğini,
aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 398.641,08 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 8.415,92 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.943,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 410.000,00 TL maddi tazminatın 15.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; itirazın vekalet ücretine yönelik kabulüne, vekalet ücretinin maktunun altında kalmayacak şekilde AAÜT'ye göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eksik evrak ile sigorta şirketine başvuru yapıldığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, aracın 30.04.2020 tarihinde satıldığını, kazanın ise 15 günlük sürenin bitiminde 15.05.2020 tarihinde olduğunu, sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun maluliyet raporunun temin edilmesi gerektiğini, tazminatın zenginleşme aracı olamayacağını, tazminatın muaccel hale gelmediğini, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri taleplerinin poliçe kapsamında olmadığını, kusura itiraz ettiklerini,
müterafik kusur incelemesi yapılmadığını, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, faizin ıslah tarihinden itibaren işlemeye başlayacağını, yargılama gideri adı altında mesnetsiz taleplerin reddi gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazasında yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan maluliyet yönetmeliğine uygun olmasına, hesaplama yönteminde hata bulunmamasına, kazanın sigorta poliçesinin süresi içinde gerçekleşmiş olmasına ve sigorta şirketinin zarardan sorumlu bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı ..., davacının yaralanmasıyla sonuçlanan kazaya sebep olan aracın trafik sigortacısı olup, 2918 sayılı KTK'nın 99/1 nci maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2.2.1 maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiğinin kabulü gerekir.
Somut olayda; davacı tarafından yapılan başvurunun sigortacıya tebliğ tarihi olan 02.02.2023'ten sonraki 8 inci işgünü sonu olan 14.03.2023 tarihinde davalının mütemerrit olduğu gözetilerek, bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, davalının temerrüt tarihinin kaza tarihi olan 15.05.2020 olarak belirlenmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/10402, K. 2025/15677, 24 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama