KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/10701 E., 2024/10719 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/470 Değişik İş – 2022/470 Karar
Karar Metni
1.146 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde. 24.01.2020 tarihinde Elazığ'da meydana gelen 6.7 şiddetindeki depremde birçok binanın hasar gördüğünü, bazı binaların ise hasar almadan depremi atlattığını, bu depremden sonra davacının konutunun davalı sigorta şirketi nezdinde 05.03.2020/05.03.2021 vadeli Zorunlu Deprem Sigortası (ZDS) Poliçesi ile sigortalandığını, davacının konutunun 19.03.2020 tarihinde meydana gelen deprem sonucu ağır hasar aldığını ve yıkıldığını,
Zorunlu Deprem Sigortası (ZDS) poliçesine istinaden sigorta şirketine 30.06.2021 tarihinde başvuru yaparak poliçeyle güvence altına alınan bedelin davacıya ödenmesi talep edilmiş ise de davalı kurum tarafından ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında sunulan ıslah dilekçesi ile talebini 111.132,00 TL'ye arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı sigorta şirketine yapılan davacı tarafın başvurusu üzerine hasar dosyası açıldığını, yapılan inceleme ve denetlemeler neticesinde davacıya ait konutun poliçenin düzenlenmesinden önce meydana gelen ve hasar yapıcı etkisi bulunan depremlerden dolayı hasar gördüğünün tespit edildiğini, dava konusu poliçe hasar yapıcı etkisi olan ana depremden sonra düzenlendiği için oluşan hasarda sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu konutun Zorunlu Deprem Sigortası Poliçesi (ZDS) kapsamında 05.03.2020-05.03.2021 tarihleri arasında sigortalandığı ve 19.03.2020 tarihinde hasar rizikosunun gerçekleştiğinin ileri sürüldüğü, alınan 04.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda, dosya kapsamı, tarafların beyanları, olayın özellikleri, olay yerine ilişkin bilgiler, yine dosya kapsamında sunulan ekspertiz raporları ve yapılan incelemeler sonucunda, hasarın poliçe teminat kapsamında olmadığı,
hakem heyetince sigorta şirketinin sorumlu olduğu kanaatine varılırsa tazminat miktarının 111.132,00 TL olarak hesaplandığı, söz konusu bilirkişi raporunun Yargıtay içtihatlarına uygun ve denetime elverişli olduğu ve meydana gelen hasarın poliçe teminat kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki ihtilafın konusu ve davacının itirazlarına konu olun hususun Elazığ'da meydana gelen hangi depremden davacının evinin hasar gördüğü ile ilgili olduğunun anlaşıldığı, dava konusu poliçe yapılmadan önce 24.01.2020 tarihinde 6,8 büyüklüğünde, poliçe süresi içinde 19.03.2020 tarihinde 5,0 büyüklüğünde bir depremin meydana geldiği,
Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında ve karara dayanak teşkil eden bilirkişi raporunda her ne kadar hasarın poliçe yapılmadan önceki depremle ilgili olduğu ifade ediliyor olsa da, hasarın poliçe tarihinden sonra meydana gelen depremle ilgili olmadığı hususu kesin bir delille ispatlanamadığı gibi, davacının beyan yükümlülüğüne kasten aykırı davrandığının da söylenemediği,
kaldı ki poliçe tarihinden önce hasar olduğu kabul ediliyorsa sigorta şirketinin 6,8 büyüklüğündeki bir deprem olmamış gibi, yaklaşık iki buçuk ay sonra poliçe yapmasının basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğüne de aykırılık teşkil ettiği,
tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde hasarın poliçe süresi içinde meydana geldiğinin kabulü gerektiği belirtilerek davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek davanın kabulü ile bilirkişi raporuyla tespit edilen 111.132,00 TL'nin 30.06.2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu hasarın poliçenin düzenlenmesinden önce meydana gelen ve hasar yapıcı etkisi bulunan depremden dolayı meydana geldiğini ve hasarın teminat kapsamı dışında olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacıya ait davalıya Zorunlu Deprem Sigortası (ZDS) Poliçesi ile sigortalı konutta oluşan hasar bedeli talebine ilişkindir.
1.Dosya içeriğinden, davacı vekilinin, 24.01.2020 tarihinde meydana gelen depremde davacının evinin hasar görmediğini, daha sonra Zorunlu Deprem Sigortası yaptırıldığını (dava konusu poliçe 05.03.2020/2021 tarihleri arası), Elazığ'da 19.03.2020 tarihinde meydana gelen depremde davacının konutun ağır hasar gördüğünü ve yıkıldığını ileri sürerek poliçe kapsamında davacının zararın karşılanmasını talep ettiği, davalı kuruma yapılan başvuru sonucu davalı tarafından;
yapılan inceleme ve denetlemeler neticesinde poliçenin düzenlenmesinden önce meydana gelen ve hasar yapıcı etkisi bulunan depremden dolayı dava konusu binanın hasar gördüğünün tespit edildiği, başvuru konusu poliçe hasar yapıcı etkisi olan ana depremden sonra düzenlendiği için oluşan hasarda sigorta şirketinin sorumlu olmadığı gerekçesiyle davacının talebinin reddedildiği,
Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 04.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda, dosya kapsamı, tarafların beyanları, olayın özellikleri, olay yerine ilişkin bilgiler, yine dosya kapsamında sunulan ekspertiz raporları ve yapılan incelemeler sonucunda, hasarın poliçe teminat kapsamında olmadığı, sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı, hakem heyetince sigorta şirketinin sorumlu olduğu sonucuna varıldığı takdirde tazminat miktarının 111.132,00 TL olacağı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmaktadır.
Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler ile davacıya ait konutun davalı sigorta şirketi nezdinde 05.03.2020/05.03.2021 vadeli Zorunlu Deprem Sigortası (ZDS) Poliçesi ile sigortalandığı, Elazığ ilinde 24.01.2020 tarihinde 6.8 şiddetinde, 19.03.2020 tarihinde 5.0 şiddetinde deprem meydana geldiği, dosya kapsamı ile davacıya ait konutun dava konusu poliçe tarihinden önce 24.01.2020 tarihinde meydana gelen depremde hasara uğramadığı, poliçe vadesi içerisinde 19.03.2020 tarihinde meydana gelen daha düşük şiddette meydana gelen depremde hasara uğradığı ve binanın yıkıldığına ilişkin değerlendirmelerin kesin delillere dayanmadığı,
olayın geniş bir araştırma sonucu belirlenebileceği, hakemlerin yalnızca kendilerine sunulan evraklar üzerinden değerlendirme yapabileceği, bu hali ile genel mahkemelerce gerekli araştırmanın yapılması gerektiğinden tahkim yargılamasının dosyadan el çekme ile sonlandırılmasına karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış; açıklanan nedenle İtiraz Hakem Heyeti kararın bozulması gerekmiştir.
2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 07.11.2024 tarihinde Başkan ...'ın ve Üye ...'nin karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacı Elazığda meydana gelen 6.7 şiddetinde depremde birçok binanın hasar gördüğünü, depremde bazı binalarıın hasar almadığını, davacının binasınında, hasarsız olduğunu, bu depremden sonra davacının konutunun davalı sigortalı şirketi nezninde 05.03.2020-05.03.2021 vadeli zorunlu deprem sigortası (ZDS) sigortalandığını davacının konutunun 19.03.2020 tarihinde meydana gelen deprem sonucu ağır hasar aldığını ve yıkıldığını, zorunlu deprem sigortası (ZDS) poliçesine istinaden sigorta şirketine 30.06.2021 tarihinde başvuru yapılarak tazminat talep edildiğini kurum tarafından ödeme yapılmadığını belirterek zararının tazminini talep ve dava etmiştir.
Bilindiği üzere 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesine göre zorunlu deprem sigortası (ZDS) kapsamında meydana gelen zararının tazmini için genel mahkemelerde dava açabileceği gibi Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde oluşturulan hakem heyetine başvurabilme hakkı bulunmaktadır. Davacı tercihini Sigorta Tahkim Komisyonu nezninde oluşturulan Hakem Heyetine başvurma şeklinde kullanmıştır.
Somut olayda Sigortacılık Kanunu'nun 30/14 f maddesindeki istisnai durum da söz konusu değildir.
Davacının adil yargılanma hakkı kapsamında bulunan hakeme başvuru hakkını ortadan kaldıracak şekilde hakem heyeti tarafından dosyadan el çekilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi Hakemlikçe alınacak bilirkişi raporları ile zarar kapsamının belirlenebileceği hususu dikkata alınarak Uyuşmazlığın Hakemlikçe çözümlenmesinin mümkün olduğu bu nedenle işin esasının incelenmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/10701, K. 2024/10719, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama