KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/11138 E., 2024/13625 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/59 E., 2022/55 K.
Karar Metni
830 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu konumunda olduğu araç ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 20.06.2020 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini 39.990,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne ve taleple bağlı kalınarak 39.990,00 TL tazminatının yasal faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı lehine hükmedilen nispi vekalet ücretinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalının itirazlarının vekalet ücretine yönelik olarak kısmen kabulüne ve kararın düzeltilmesine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ıslah miktarının kötü niyetli olduğunu, kusur oranlarını kabul etmediklerini çünkü kusur raporu ile kaza tespit tutanağının çelişkili olduğunu, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, progresif ranta göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, davacının emniyet kemeri kullanmadığı için tazminattan müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının yolcu konumunda olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlenmesinin yerinde olmasına, hesaplamanın doğru yapılmış olmasına, müterafik kusurun ispat edilememiş olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden;
a.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata yapılması gerekir.
Somut olayda hükme esas alınan İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 28.01.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası sağ humerus üst uç kırığı nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı %7 olarak hesaplanmıştır. Maluliyet raporunda olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanmış olsa da, tedavi evraklarının tamamlanmadığı ve gerekli uzmanlığa sahip doktorların heyette bulunmadığı anlaşılmış, bu husus doğru görülmemiştir.
Şu halde, İtiraz Hakem Heyeti tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, eki cetvel ve listelere göre davacının yerleşim yerine en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı olan yetkili sağlık kuruluşundan, raporu hazırlayan heyette yer alan hekimlerin, ortopedi doktoru da dahil görüşü alınmak ve tedavi evraklarının tamamı tedavi gördüğü hastaneden temin edilmek suretiyle yeniden maluliyet raporu alınarak sonuca gidilmesi gerekirken, yetersiz maluliyet raporunun esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
b. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, kaza tespit tutanağının düzenlendiği, buna göre davacının yolcu konumunda bulunduğu araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu, davalıca sigortalı aracın
sürücüsünün ise tali kusurlu olduğu, karara esas alınan 13.09.2021 tarihli kusur raporunda ise davalıya sigortalı araca asli kusur davacının içinde bulunduğu araca tali kusur atfedildiği görülmektedir.
Olayın meydana geliş şekli, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağında takdir edilen kusur oranlarının birbirinden farklı olması, çelişkiyi giderecek başkaca bir kusur bilirkişi raporunun olmaması gibi hususlar değerlendirildiğinde, kusur oranlarına ilişkin yapılan araştırma yeterli görülmemiş olup eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Şu halde; İtiraz Hakem Heyetince, üniversite öğretim üyelerinden oluşturulacak üç kişilik heyetten davaya konu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı ile soruşturma aşamasına ilişkin tüm evraklar temin edilmek suretiyle, kusur oranları arasında oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, uzlaştırıcı, denetime açık, ayrıntılı ve kusur oranlarının belirtildiği rapor aldırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/11138, K. 2024/13625, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama