KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/11196 E., 2024/12679 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1475 E- 2024/787 K
- İlk derece mahkemesi
- Of Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/393 E- 2023/281 K
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketten alacaklı olduğunu, davalı şirket aleyhine Suluova İcra Müdürlüğünün 2018/1671 syaılı dosyası ile takip yapıldığını, davalı şirketin acz halinde olduğunu, borçlu şirketin adına kayıtlı gayrımenkullerini mal kaçırma gayesi ile davalı şirket müdürüne devrettiğinin belirlendiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava tarihi itibariyle kesinleşmiş bir icra takibinin bulunmadığını, bu nedenle davacının davasının reddinin gerektiğini, ayrıca taraflar arasında bir alacak da olmadığından davanın yine reddinin gerektiğini, ispat yükünün davalılarda olduğuna dair görüşe katılmadıklarını, ve aciz vesikasının tasarrufun iptali davalarında özel bir dava şartı olduğunu ve dava açıldığı tarihte temin edilemediğini beyan ederek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.06.2023 gün, 2018/393 E- 2023/ 281 K sayılı ilamı ile; dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.07.2024 gün, 2023/1475 E- 2024/787 K sayılı kararı ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; dava tarihi olan 28.09.2018 tarihinde kesinleşmiş bir icra takibi bulunmadığını, davacı tarafından taşınmazlar üzerine ihtiyati haciz konulmasından başka bir talepte bulunulmadığı gibi, müvekkili şirket hakkında herhangi bir haciz işlemi de yapılmadığını, dava konusu bono hakkında Of Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/296 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açtıklarını, bu davanın henüz kesinleşmediğini, ayrıca işbu dosyayı istinafa konu ettiklerini ve bu dosyanın bekletici mesele yapılmasını talep ettikleri halde ilk derece mahkemesi tarafından bekletici mesele yapılmadığını,
ortada mal kaçırmak amacıyla ve alacaklıları zarara uğratma maksadıyla yapılmış bir işlem olmadığını, davalı müvekkili tarafından diğer davalı müvekkili şirket hesabına taşınmazın gerçek bedelinin yatırıldığını, davanın açıldığı tarihte müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, bu nedenle aleyhlerine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış, tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davalı borçlu aleyhine başlatılan icra takibin kesinleşmiş olduğunun ve davalı borçlu aleyhine İİK madde 105 kapsamında 13.07.2021 tarihli haciz tutanağı düzenlendiğinin anlaşılmış olmasına, dava sırasında açılan menfi tespit davasının da bekletici mesele yapılmasına gerek olmamasına göre davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/11196, K. 2024/12679, 11 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama