KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/11239 E., 2025/17191 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/1052 Değişik İş, 204/1035 Karar
- Sayısı
- 2024/İHK-45352
- Sayısı
- K-2024/195764
Karar Metni
776 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 30.09.2022 tarihinde karıştığı çift tarafı trafik kazasında, sürücü olan müvekkilinin yaralandığını, sürekli ve geçici iş göremezliğe uğradığını ayrıca bakıcı gideri talebinde bulunduğunu açıklayarak fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini 591.831,93 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; usule uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusura yönelik tespit yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, bakıcı giderinin net asgari ücret dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak hesap yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 olarak uygulanması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne toplam 591.831,93 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usule uygun başvuru olmadığını, maluliyet raporunu ve kusura yönelik tespiti kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, TRH2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz kullanılarak hesap yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, bakıcı giderinin net asgari ücret dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini, SGK tarafından yapılan bir ödeme varsa mahsup edilmesi gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı şirkete Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle tazminat talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; davacı tarafça dosyaya sunulan ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 04.10.2023 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin sağ ayak parmak fraktürü ve T11 vertebra fraktürü nedeniyle %8 oranında olduğu kabul edilmiştir.
Hükme esas alınan maluliyet raporu her ne kadar kaza tarihindeki yönetmeliğe göre alınmışsa da hangi araz nedeniyle davacıda ne kadar maluliyet oluştuğunun tespiti raporda yer almamaktadır. Rapor bu haliyle denetime ve hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıya ait tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra muayenesi de yapılarak kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yetkili sağlık kurulundan rapor alınmalıdır. Davacının ikametine en yakın üniversite hastanesinden davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun ve temyiz edenin sıfatına göre kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle içerisinde plastik cerrahi uzmanı bulunan yetkili sağlık kurulundan davacının maluliyeti hususunda gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/11239, K. 2025/17191, 24 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama