KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/11283 E., 2025/5220 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/699 D.İş - 2021/637 K.
- Sayısı
- 2021/İHK-27105
- Sayısı
- K-2021/71332
Karar Metni
785 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yurt dışı seyahati esnasında Covid-19 salgını nedeniyle seyahat süresinin uzadığını, davalı nezdinde yaptırmış olduğu seyahat sigortası süresi sonunda, yurt dışında iken ilave olarak seyahat sigortası yaptırdığını, davalının poliçenin yenileme değil de yeni bir poliçe olduğunu kendisine bildirmediğini, yenileme poliçesinde teminatın yalnızca kaza hali ile sınırlı olduğunun belirtilmediğini, bilgilendirme yapılmadığını, sigorta poliçesine daha sonra ulaşıldığını, ilave olarak yaptırdığı seyahat sigortası süresi içinde meydana gelmiş hastalık haline ilişkin tedavi masrafları olarak yurtdışı seyahati esnasında meydana gelmiş hastalık tedavisine ilişkin oluşmuş (11.263,00 USD) 82.500,00 TL tedavi giderlerinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortadan yararlanacak kişilerin poliçenin tanzimi aşamasında Türkiye'de bulunması gerektiğini, aksi takdirde poliçenin geçersiz olacağını, poliçenin kaza hali dışındaki durumları kapsamadığını, başvuruya dair tedavi evrakının yabancı dilde olduğunu, ayrıca tazminatın çok yüsek talep edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin tarihi ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak, davalı ... şirketinin bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğinden doğacak zarardan sorumlu olması gerektiği gerekçesiyle talebin kısmen kabulü ile 50.419,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV.İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; davalının itirazlarının kabulü ile davacının itiraz başvurusunun reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve başvuranın talebinin hiç tedavi edilmemiş olsa dahi başvuru tarihinde var olan ve/veya sigorta başlangıç tarihi öncesine dayanan tüm hastalıkların teminat kapsamı dışında kaldığı, davacının safra kesesi taşı rahatsızlığının da bu nedenle teminat kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; olayda öncelikle safra kesesindeki taşın başlı başına hastalık mı, yoksa atak halinde değerlendirilmesi gereken bir durum mu olduğunun netleştirilmesi gerektiğini, aynı bilirkişi tarafından çelişen raporlar hükme esas alındığını, çelişkinin giderilmesi için dosyanın farklı bir bilirkişiye tevdi edilmesi ve gelen rapor doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini, mevut poliçenin tahkimce yanlış yorumlandığını, başvurunun kabulü gerekirken reddinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından seyahat sigortası kapsamında tedavi gideri poliçesi talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 266. maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez.
Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.
HMK’nın 281. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme yaptırabileceği açıklanmıştır.
Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.
Somut davada, tahkimce iç hastalıkları (hemodiyaliz uzmanı,iş yeri hekimi, hastane ve sağlık kuruluşları yönetim bilim uzmanlığı da bulunan) uzmanı bilirkişiden rapor alındığı, ancak raporun ayrıntılı, açık ve denetime elverişi olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, raporu düzenleyecek olan bilirkişinin, rapor düzenlenecek hususlarda uzmanlığının bulunması gerektiği gözetilerek bilirkişi seçimi yapılması gerektiği açık olup İtiraz Hakem heyetince; davacının yurtdışında gördüğü tedaviye ilişkin evrakların tamamı, davacının yurt dışında geçirdiği safra kesesi taşı-pankreas rahatsızlığına ilişkin geçmişe dayalı tedavilerinin bulunup bulunmadığının (Medula Sistemi vs.sorgulanması) SGK'dan sorularak, Türkiye'deki tüm tedavi belgelerinin dosyaya teminin sağlanması, davaya konu edilen tedavi giderlerinin davacının tedavisiyle uyumlu olup olmadığı,
hastalık geçmişi, tedavi yönteminin poliçe teminatı kapsamında kalıp kalmadığı konusunda inceleme yapılması gerektiğinden, içlerinde gastroenteroloji uzmanı da bulunan doktorlardan oluşan heyetten (ATK İhtisas Kurulu'ndan ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından) denetime elverişli, ayrıntılı, gerekçeli, davacının hastalığı ile yapılan tedaviler yönünden illiyet bağı kuran bir rapor alınması, yine poliçenin tüm eklerini içeren (başvuru formu vs...) dosyanın da sigorta şirketinden istenerek incelenmesi gerekirken, eksik değerlendirmeyle, yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/11283, K. 2025/5220, 7 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama