KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/11394 E., 2026/2164 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/988 D. İş, 2024/987 K.
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; motosiklet sürücüsü davacı ile davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı araç sürücüsü arasındaki 11.10.2021 tarihli kazada müvekkilinin malul kaldığını, belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada şimdilik 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalının kazada kusuru olmadığı, bu nedenle zarardan sorumlu olmadıklarını, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, faiz talebinin reddi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücünün kusuru bulunmadığı gerekçesi ile başvurunun reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kazada sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmasına rağmen bunun görmezden gelinmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 11.10.2021 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı motosiklet sürücüsünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Somut olayda, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında davacının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 56/1-a maddesi uyarınca, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise aynı yasanın 53/1 b maddesi uyarınca kusurlu bulunduğu belirtilmiştir. Dosyaya alınan 15.06.2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazaya sebebiyet verecek olumsuz davranışı olmadığı, davacının ise taşıt trafiği yoğunluğu nedeni ile önünde duran araçların solundan karşı yönden gelen taşıt yoluna girerek ilerlediği esnada karışmış olduğu kazada geçme kural ve yasaklarını ihlal ettiği gerekçesi ile kazada kusurlu olduğu belirtilmiş, itirazlar üzerine alınan 24.06.2024 tarihli ek raporda da sonuç değişmemiştir.
İtiraz Hakem Heyetince kusur raporuna itibar olunarak davacının kazada tam kusurlu olduğu kabulü ile başvurunun reddine ilişkin hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Yargılama makamlarınca rapora neden itibar edildiği, kaza tespit tutanağının neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya kaza tespit tutanağı ve kusur raporu arasındaki çelişkiyi gideren ikinci bir rapor alınmalıdır.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince, kaza tespit tutanağı ve kusur raporundaki tespitler ve varsa savcılık evrakları da getirtilerek dosyanın Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı, dosya kapsamında alınan kusur raporu ve tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması,
ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, İtiraz Hakem Heyeti kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/11394, K. 2026/2164, 25 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama