KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/12148 E., 2025/15412 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/106 E., 2023/332 K.
Karar Metni
1.250 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 27.05.2010 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkillerinin yolcu konumunda olan desteğinin vefat ettiğini, davalıların ise kazaya karışan karşı aracın işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğunu açıklayıp manevi tazminat ile maddi tazminat yönünden davacı ... için 138.951,64 TL, davacı ... için 7.266,07 TL, davacı ... için 3.051,52 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında manevi tazminat yönünde davalı ile anlaşma sağladıklarını belirterek, davacı ... yönünden taleplerini 138.951,64 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAPLAR
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan araç malikinin kazadan 2 ay önce işletenin değişmesi nedeniyle müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2018 tarihli ve 2017/81 Esas-2018/24 Karar sayılı kararıyla.
Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2016/18150 Esas, 2017/5690 Karar sayılı bozma ilamı ile davacıların yurt dışında yaşamaları dolayısıyla desteğin çocuklarının destek alma yaşının 21 olduğu, davacı ...'ın mezuniyet tarihinin 31.08.2012 olduğu, ayrıca eş olan ..'nın evlenme şansının Staulfer Tablosuna göre belirlenerek hesaplama yapılması gerektiğinin belirtilmesi üzerine dosyada rapor alındığı,
tespit edilen raporda eş ..'nın 155.958,49 TL, oğul ...'ın 15.915,64 TL, oğul .. için 2.683,01 TL tazminat hesaplaması yapılmış olup 24.04.2013 tarihli ıslah dilekçesinde eş .. için talebin 138.951,64 TL, oğul .. için 3.051,52 TL, oğul ... için 7.266,07 TL talep artırımı dikkate alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, sulh nedeniyle davacıların manevi tazminat talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacılardan ... için hesap ve kabul edilen 138.951,64 TL, ... için 2.683,01 TL, ... için 7.266,07 TL destekten yoksun kalma tazminatının ..
Sigorta A.Ş. dışındaki davalılar bakımından olay tarihi 27.05.2010, davalı .. Sigorta A.Ş. bakımından ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı .. Sigorta A.Ş. nin belirlenen destekten yoksun kalma tazminatından poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacılar vekili ve davalı .. Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/365 Esas-2020/6946 Karar sayılı 12.11.2020 tarihli kararı ile; kusur durumunun iç ilişkide gözetilecek olmasına göre, davalı ..
Sigorta A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile bozma ilamından önce alınan aktüer raporda desteğin geliri yönünden, anılan belge esas alınarak desteğin, asgari ücretin 1.33 katı gelir elde ettiği kabul edilerek hesaplama yapıldığı, mahkemece de bu rapor hükme esas alınarak karar verildiği,
mahkemenin anılan bu kararının Dairece bozulmasının ardından alınan aktüer raporunda ise desteğin temizlik işçisi olduğu belgelendirilemediği gerekçesi ile asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı mahkemece de hatalı bilirkişi raporu davacıların ve desteğin yurt dışında yaşadıkları da gözetildiğinde, desteğin gelirine ilişkin davacılar vekilince sunulan kazanç belgesinin tazminat hesabında esas alınarak, davacılar vekilince 14.03.2013 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyanında desteğin asgari ücretin 1.33 katı gelir elde ettiğinin kabul edilmesinin yerinde olduğuna ilişkin beyanı da göz önünde tutulduğunda;
desteğin, asgari ücretten fazla ancak asgari ücretin 1.33 katını geçemeyecek düzeyde gelir elde ettiği kabul edilerek hesaplama yapılması, davacılar ihtiyari dava arkadaşı olduğundan kabul edilen tazminat miktarları yönünden her bir davacı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hükmedilen toplam maddi tazminat üzerinden tek vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığı gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... vekili tarafından 13.01.2014 tarihinde 4.025,00 TL ve 16.08.2018 tarihinde 302.400,00 TL ödeme yapıldığı, mahkemece 08.06.2022 tarihli ilk celsede usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyulmasına karar verildiği,
tarafların Yargıtay bozma ilamları uyarınca kazanılmış hakları (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 19.04.2016 tarihindeki bozma kararındaki gerekçeler) gözetilerek ve mahkemece uyulmasına karar verilen son 12.11.2020 tarihli bozma ilamı uyarınca bozmaya konu karara esas alınan rapordaki kullanılan veriler ile bozma ilamında belirtildiği gibi desteğin asgari ücretin 1.33 katını geçmeyecek düzeyde gelir elde ettiği kabul edilerek hesaplama yapıldığı,
diğer hususlarda yapılan bir bozma olmadığından kazanılan usuli hakların gözetilmesiyle ayrıca davalı ... vekili tarafından sunulan 23.08.2023 tarihli beyan dilekçesi ekindeki ödemeye dair dekontlar gözetilmek suretiyle ek rapor alındığı, bozma kararında belirtilen hususlarda ve davalı ... tarafından yapılan ödemeler gözetilmek ve mahsup edilmek suretiyle bilirkişi tarafından en son 31.10.2023 tarihinde ek rapor sunulduğu, raporda evlenme ihtimalinin ilk bozma kararı uyarınca dikkate alındığı, davalı ... tarafından yapılan ödemelerin gözetildiği ve mahsup edildiği, gelirin asgari ücretin 1.33 katını aşmayacak şekilde esas alındığı,
yapılan ödemeler ile davacı ... ve ...'nun bakiye alacağının bulunmadığı, davacı ...'nun ise toplamda 898.335,70 TL bakiye destekten yoksun kaldığının ve sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunun tespit edildiği kabul edilerek,
davacı vekilinin 24.04.2013 tarihli ıslah dilekçesinde davacı eş ... için talebin 138.951,64 TL, davacı oğul ... için 3.051,52 TL, davacı oğul ... için 7.266,07 TL talepte bulunduğunun dikkate alındığı gerekçesiyle sulh nedeniyle davacıların manevi tazminat talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacılardan ... için taleple bağlı kalınarak 138.951,64 TL destekten yoksun kalma tazminatının ...
Sigorta A.Ş. dışındaki davalılar bakımından olay tarihi 27.05.2010, davalı ... Sigorta A.Ş. bakımından ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına) davacı ...'na verilmesine, diğer davacılara ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan 30.10.2023 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, davalı ... tarafından takip dosyasına 16.08.2018 tarihinde yapılan ödemenin tamamının tazminattan mahsubunun hatalı olduğunu, ödemenin kapsamına asıl alacak dışında vekalet ücreti, faiz ve diğer masrafların da dahil olduğunu, dolayısıyla mahsup yapılacaksa yalnızca asıl alacak kaleminin mahsubu gerekirken tamamının mahsup edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın kısmen reddi yerine müvekkili ... ve ... açısından karar verilmesine yer olmadığı şeklinde karar verilmesi gerektiğini,
nitekim manevi tazminat talebi açısından da dava devam ederken yapılan sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı kararı verildiğini, davalı ... ve davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; asgari ücretten fazla ancak asgari ücretin 1,33 katını geçemeyecek düzeyde gelir elde ettiğinin kabulü ile hesap yapılması ifade edilmesine göre, 1,33 katı aşacak şekilde hesaplama yapılamayacağını,18.07.2012 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde erkekler için evlenme şansının %4 olacağını belirtmesinin müvekkili açısından "usuli kazanılmış (müktesep) hak" oluşturduğunu, ödemelerin doğru değerlendirilmediğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalıların maliki/sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin tüm ve davacılar vekilinin aşağıda yer alan bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Mahkemece, bozma ilamından sonra hükme esas alınan 30.10.2023 tarihli ek aktüer raporuna göre, Konya 12. İcra Müdürlüğü'nün 2018/6494 Esas sayılı icra dosyasında yapılan ödemeler davacı ...'nun hesaplanan tazminatından mahsup edilerek bakiye destekten yoksun kalma tazminatı belirlenmiş, diğer davacılar ... ve ... yönünden ise ödemeler tazminat alacaklarından mahsup edildiğinde bakiye tazminat kalmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa ki, davalı ... tarafından bozma ilamından önce verilen mahkeme kararının icraya konulması sebebiyle icra dosyasına yapılan ödemenin(icra dosyası dışında ödeme var ise yargılama sırasında olması nedeni ile güncellenmeden mahsup edilmesi) infaz aşamasında İcra Müdürlüğü'nce dikkate alınması gerektiği gözetilmeden hesaplanan tazminattan düşürülmesi doğru olmadığından karar bu sebeple bozulmuştur.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/12148, K. 2025/15412, 18 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama