KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/12521 E., 2025/14406 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/540 E., 2024/962 K.
- İlk derece mahkemesi
- Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/1 78... /152 Karar
Karar Metni
1.154 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ... 'in sürücüsü olduğu araç ile davalı ...'in sevk ve idaresindeki diğer davalı şirketin maliki olduğu aracın karıştığı 14.10.2014 tarihli trafik kazası sonucu davacıların murisinin hayatını kaybettiğini, davacıların murisin eşi, çocukları ve annesi olduğunu belirterek ölenin desteğinden yoksun kaldıklarını, dava dışı sigorta şirketinin davacılara kısmi ödeme yaptığını ancak davacıların zararının daha fazla olduğunu belirterek bakiye destekten yoksun kalma tazminatının davalı araç maliki ile araç sürücüsünden tazmini isteminde bulunmuş,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için 3.000,00 TL olmak üzere toplam 12.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile toplam talebini 560.407,25 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacıların belirsiz alacak davası ya da kısmi dava açmakta hukuki yararlarının bulunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, murisin son bir yıllık maaş bordrolarının dosyaya kazandırılması gerektiğini, ayrıca gelirin asgari ücret olarak alınması gerektiğini, davacılara SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerli gelirin hesaplamada dikkate alınması gerektiğini, murisin eşi olan davacının yeniden evlenme durumunun netleştirilmesini ve davanın reddi gerektiğini belirtmiştir. Davalı ..., cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2021 tarih ve 2020/178 Esas, 2021/152 Karar sayılı kararıyla; desteğin geliri, asgari ücretin 2.69 katı alınmak suretiyle, karar tarihine en yakın asgari ücret verileri dikkate alınarak hesaplama yapılması ve sigorta şirketince yapılan ödemenin raporun düzenlendiği tarihe kadar yasal faiz uygulanmak suretiyle güncellenmesi ve hesaplanan tutardan mahsup edilmesi için ek rapor (11.01.2021 tarihli) alınarak sonuca gidildiği belirtilerek davacıların maddi tazminat davasının ıslah edilmiş hali ile kabulüne, davacı ... için 325.652,06 TL, davacı ... için 15.467,39 TL, davacı ... için 103.475,85 TL,
davacı ... için 115.811,95 TL olmak üzere toplam 560.407,25 TL'nin 14.10.2014 olay tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... Seyahat Ltd.
Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 27.09.2021 tarih, 2021/1735 Esas, 2021/1507 Karar sayılı kararı ile karar tarihine en yakın veriler esas alınarak güncel bilgiler üzerinden rapor alınmasının doğru olduğu (bilinen dönem varken varsayıma göre rapor düzenlenemeyeceği), SGK'nın rücuya tabi ödemelerinin ve sigortanın ödemelerinin usulünce hesaplamada nazara alındığı,
davanın haksız fiilden kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı istemine dayanması ve haksız fiillerde haksız fiilin gerçekleştiği tarihte alacak muaccel sayılacağından kaza tarihinden faize hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin yargılama giderlerine yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
yeniden hüküm tesisine, davacıların maddi tazminat davasının ıslah edilmiş hali ile kabulüne, davacı ... için 325.652,06 TL, davacı ... için 15.467,39 TL, davacı ... için 103.475,85 TL, davacı ... için 115.811,95 TL olmak üzere toplam 560.407,25 TL'nin 14.10.2014 olay tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Seyahat Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Daire'nin 21.02.2023 tarih, 2021/27412 Esas, 2023/2197 Karar sayılı kararıyla, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde davacılar tarafından dava dışı sigorta şirketi aleyhine açılan davada gelir yönünden değerlendirme yapılarak hesaplama yoluna gidildiği ve davacılar tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmadığı dikkate alındığında, eldeki davada mahkemece, ticaret mahkemesindeki bakiye destek tazminatı yönünden hüküm tesis edilmesi gerektiği, yeniden gelir araştırması yapılarak hesaplama yoluna gidilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece bozma ilamına uyularak davacılar vekili ile davalı ... ve Sanayi Ltd.
Şti. vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, HMK'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2020/178 Esas - 2021/152 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisine, davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı ... için 46.209,79 TL, davacı ... için 4.018,01 TL, davacı ... için 15.556,07 TL, davacı ... için 9.360,16 TL olmak üzere toplam 75.144,03 TL'nin 14.10.2014 olay tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle adı geçen davacılara verilmesine,
fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; ticaret mahkemesinde açılan davanın kesin hüküm niteliğinde olmadığını, bozmanın yanlış olduğunu ticaret mahkemesindeki kararın hukuki yarar olmayacağından temyiz edilemediğini, ilk kararı temyiz etmeyen davalı gerçek kişi yönünden davacılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu, bozma ilamı üzerine verilen kararda bu hususa dikkat edilmediğini, ihtiyari dava arkadaşı olan davalıların birbirinin temyizinden faydalanmasının mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı şirketin işleteni, davalı gerçek kişinin sürücüsü olduğu araç ile davacıların murisi olan ... Başyiğit'in sevk ve idaresindeki aracın 14.10.2014 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda davacıların desteğinin ölmesi nedeniyle ölenin eşi, çocukları ve annesi olan davacıların destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden;
Bozma ilamı öncesinde verilen Bölge Adliye Mahkemesinin 27.09.2021 tarih, 2021/1735 Esas, 2021/1507 Karar sayılı kararına karşı davalı ... Seyahat Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz yoluna başvurulduğu, Daire'nin 21.02.2023 tarih, 2021/27412 Esas, 2023/2197 Karar sayılı kararıyla temyiz eden davalı şirket lehine kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 46.209,79 TL, davacı ... için 4.018,01 TL, davacı ... için 15.556,07 TL, davacı ... için 9.360,16 TL olmak üzere toplam 75.144,03 TL'nin 14.10.2014 olay tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir.
Bozma kararı sadece davalı ... Seyahat Ltd. Şti. yönünden yapılmış olup bozma sonrası hesaplanan 75.144,03 TL destekten yoksun kalma tazminatından sadece davalı ... Seyahat Ltd. Şti. sorumlu olup, diğer davalı ... yönünden bozma ilamı öncesi verilen ilk karar kesinleşmiş bulunmaktadır. Bu nedenle mahkemece usuli kazanılmış haklar ihlal edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyerek hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince hüküm fıkrasının mükerrer ödemeye sebebiyet vermemek adına tahsilde tekerrür olmayacak şekilde kurulması gerekirken bu hususa uyulmamış olması da doğru görülmemiş, bu nedenden de kararın bozulması gerekmiştir.
VII.KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/12521, K. 2025/14406, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama