KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/12817 E., 2024/11618 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/454 E., 2022/474 K.
Karar Metni
1.366 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta AŞ vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan Anadolu Anonim Türk Sigorta AŞ'ye zorunlu trafik sigortalı olan ve müvekkilinin yolcu olduğu araç ile diğer davalı Allianz Sigorta AŞ'ye sigortalı aracın karıştığı trafk kazasında davacının yaralandığını, davadan önce sigorta şirketlerine başvurduklarını ancak ödeme yapılmadığını, bu sebeple fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir davalıdan ayrı ayrı olmak üzere 2.500,00'er TL sürekli iş göremezlik tazminatının faizi ile tahsilini talep etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta AŞ için 310.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; aynı kazadan kaynaklı olarak davacının başka bir dosyadan taleple bulunduğunu, küçüğün durumu ile velinin menfaatinin çatıştığını tazminat tutarının yönetimi için kayyum atanması gerektiğini, kazadaki kusurun tespitinin gerektiğini, maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, davacının 22 yaşına kadar yapılacak hesaplamada AGİ uygulanmaması gerektiğini, davacı çocuk koltuğunda oturmadığı için hesaplanan tazminattan %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini,
şirket temerrüde düşmediği için faiz talep edilemeyeceğini, davacı lehine vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında verilebileceğini beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvuruda sunduğu maluliyet raporunda kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %34 sürekli iş göremezliğinin tespit edildiği, buna göre TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant esasına göre belirlenen tazminatın hükme esas alındığı,
davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta AŞ'ye sigortalı aracın kazada %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle davacının 2021/171273 sayılı dosya ile davalı Anadolu Sigorta AŞ yönünden yaptığı talebin kabulü ile poliçe limiti ile sınırlı sorumluluk kapsamında belirlenen 310.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 26.06.2021 tarihinden itibaren işleyecel yasal faizi ile davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta AŞ’den alınmasına, davacının 2021/171274 sayılı dosyadan Allianz Sigorta AŞ’ye karşı açtığı davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta AŞ vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden kararın düzeltilmesine, sair hususların aynen icrasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri Davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta AŞ vekili temyiz dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, anne ile çocuğun menfaatinin çatıştığını, kusuru kabul etmediklerini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacının çocuk koltuğunda oturtulmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; karar usul ve kanuna uygun olup davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta AŞ vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' hükmü yer almaktadır. Madde hükmüne göre haksız fiilden sözedilebilmesi için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiili işleyen kusurlu olmalı, kusurlu şekilde işlenen ve hukuka aykırı olan bu fiil nedeniyle bir zarar doğmalı ve sonuçta doğan zarar ile hukuka aykırı fiil arasında nedensellik bağı bulunmalıdır. Bu unsurların tümünün bir arada bulunmadığı, bir veya birkaç unsurun eksik olduğu durumlarda haksız fiilin varlığından söz edilemez.
Somut olayda, davacı vekili, davacının yolcu olduğu aracın (34 JN 6728) ) zorunlu trafik sigortası olan (temyiz eden) davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta AŞ ve karşı araç (34 GN 9799) trafik sigortası olan davalı Allianz Sigorta AŞ'ye karşı 2.500,00'er TL ayrı ayrı olmak üzere sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuştur. Bu kapsamda kazaya karışan her iki aracın kazadaki kusur oranlarının ayrı ayrı belirlenmesi gerekmektedir.
Dosya içeriğine göre, dava konusu trafik kazasının, davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta AŞ'ye ZMSS ile sigortalı 34 JN 6728 plakalı aracın sürücüsünün orta şeritte seyrederken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile sol şeride geçmesi, bariyerlere çarpması, seyir halinde olan diğer davalı Allianz Sigorta AŞ'ye sigortalı ... plakalı aracın sol şeride giren bu araca çarpması ve araçtan kopan parçaların, orta şeritte seyir halinde olan dava dışı 3. araç olan ... plakalı motorsiklete çarpması suretiyle gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Soruşturma dosya içeriğinden kaza tespit tutanağının tanzim edildiği anlaşılmış, dosya içinde bulunmadığından Dairenin geri çevirme kararı ile istenmiş, ikmali sağlanmamıştır.
Bu kapsamda soruşturma içeriğinde yer alan bilgiler ışığında, kaza tespit tutanağında, davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta AŞ'ye sigortalı araç sürücüsü ...'a ve dava dışı 3. Araç ... plakalı araca kusur atfedildiği, Savcılık soruşturmasında alınan ve ceza dava dosyasında da hükme esas kabul edilen 20.11.2017 tarihli trafik bilirkişisi raporunda .. plakalı araç sürücüsü ... ile ... plakalı aracın sürücü ...'nın kazanın oluşumunda ayrı ayrı asli derecede kusurlu oldukları ,
dava dışı 3. Araç sürücüsü ...'ın kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı ve Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/250 Esas ve 2018/835 Karar sayılı kararı ile ... plakalı araç sürücüsü ... hakkında taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebep olmaktan ötürü adli para cezasına hükmedildiği, istinaf kararı ile mahkumiyet hükmünün kesinleştiği anlaşılmıştır.
Eldeki hakem dosyasında alınan ve hükme esas kabul edilen 12.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda ise kazanın oluşumunda davacı yolcunun içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın sürücü ...'nın kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu rapor edilmiş, Hakem Heyetince davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta AŞ'nin tam sorumluluğu ile davanın kabulüne , davalı Allianz Sigorta AŞ yönünden ise sigortalı aracının kazada kusurunun bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta AŞ vekilinin karara itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyetince, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından alınan kusur bilirkişi raporunda Anadolu ... tarafından sigortalanan araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu kabul edildiği, buna karşılık ceza mahkemesinde alınan kusur raporu ve mahkemece kazaya karışan her iki araç sürücüsünün de kusurlu olduğunun kabul edildiği,
bu bağlamda raporlar arasında çelişki olduğu ve çelişkiyi gideren rapor alınması gerektiği, ancak başvuru sahibinin toplam zararının 1.268.568,43 TL olması karşısında, sigortalı araç sürücüsünün %50 kusurlu olması halinde bile sigorta kuruluşunun sorumlu olduğu tazminat miktarının 310.000,00 TL teminat limitinin çok üstünde kalacağı ve sonucun değişmeyeceği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Davacının davalı taraflardan ayrı ayrı talepte bulunduğu gözetildiğinde, temyiz eden davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta AŞ'nin tahmini %50 kusur oranında bile limit kadar sorumlu olacağı bu sebeple rapor alınmasına gerek görülmediği gerekçesi, tahmine dayalıdır.
Yargılamaya hakim olan, hukuki dinlenilme hakkı ilkesi gereğince, çelişkili görülen hususlar açıklığa kavuşturulmalı, açıklamalar dikkate alınarak değerlendirilmeli, kararlar somut ve açık olarak gerekçelendirilmelidir. Hukuk hakimi kural olarak ceza hakiminin belirlediği kusur oranı ile bağlı değil ise de kesinleşen maddi olgu ile bağlıdır.
Bu hali ile ceza dosyasında hükme esas alınan kusur raporu ile eldeki davada hükme esas kabul edilen rapor arasında çelişki olduğu sabit olup çelişki giderilmeden ve temyiz eden davalının kusuru belirlenmeden (davacının davalılardan ayrı ayrı talepte bulunduğu gözetildiğinde) karar verilmesi doğru olmamıştır.
O halde, İtiraz Hakem Heyetince, dosyanın, Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı, ceza yargılamasında hükme esas alınan kusur raporu ve eldeki davada alınan bilirkişi raporlarının birlikte irdelenerek tüm dosya kapsamı ile ceza dosyasındaki oluş da gözönünde bulundurularak olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip, davacı tarafın davalıların kusuru oranında talepte bulunduğu da gözetilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden, karar bozulmuştur.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/12817, K. 2024/11618, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama