KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/13372 E., 2025/14748 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/101 E. 2024/192 K.
Karar Metni
628 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü,
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; murisleri ...'in davalı bankadan kullanmış olduğu konut kredisi nedeniyle hayat sigortası yaptırdığını, sigortalının vefat teminatının 50.000,00 TL olması nedeniyle murisin kullanmış olduğu konut kredisine kalan borcunun 37.000,00 TL olduğunu, bu borcun davalı sigorta şirketi tarafından karşılanması gerekirken banka şubesine başvurduklarında banka tarafından sigorta sözleşmesinde murisin imzasının bulunmaması sebebiyle bedelin karşılanmadığını bu nedenle 37.000,00 TL kredi borcunun bulunduğu söylediklerini,
ancak murisin sigorta bedellerini yatırdığını ve sigorta poliçesinin halen geçerli olduğunu ileri sürerek bankaya karşı 37.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine, teminat tutarından 37.000,00 TL borcun mahsubundan sonra kalan 13.000,00 TL'nin murisin ölüm tarihi olan 11.08.2013 tarihinden işleyecek en yüksek banka faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEMENİN İLK KARARI
Mahkemece verilen ilk kararda davanın kısmen kabulüne, davacıların murisleri ...'in konut kredisi nedeni ile davalı ... borçlu bulunmadığının tespitine, davacılar lehine istem gibi 13.000,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesine, alacak talebi yönünden ... A.Ş.'ye açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Emeklilik Ve ... A.Ş
vekili tarafından temyiz talebinde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi'nin 22.05.2018 tarihli 2015/36269 - 2018/6067 sayılı ilamıyla yargılamanın görevli Tüketici Mahkemesi'nde yapılması gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak görevli mahkemede yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne, davacıların murisleri ...'in konut kredisi nedeni ile davalı ...'a borçlu bulunmadığının tespitine, davacılar lehine istem gibi 13.000,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesine, alacak talebi yönünden A.Ş.'ye açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...vekili ve davalı ... A.Ş, vekili tarafından temyiz talebinde bulunulması üzerine Dairemizin 27.06.2022 tarihli 2021/10161 - 2022/9466 sayılı ilamıyla hüküm ile gerekçeli karar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde hüküm kurulması gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne, davacıların murisleri ...'in konut kredisi nedeni ile davalı ...'a borçlu bulunmadığının tespitine, davacılar lehine istem gibi 13.000,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Emeklilik A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesine, alacak talebi yönünden ... A.Ş.'ye açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; kredi sözleşmesi kapsamında müşterinin (vefat halinde mirasçılarının) kredi borcundan sorumlu olduğunu, bankaya herhangi bir ödeme yapılmaksızın davacıların kredi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti şeklinde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, somut olay bakımından herhangi bir eylemi ve sorumluluğu bulunmayan banka aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, diğer davalı sigorta şirketince sigortalıdan prim tahsilatı yapılamaması nedeniyle, söz konusu sertifikanın iptal edildiğini, iptal edildiğinden vefat tarihine kadar geçen üç yıl boyunca poliçeyi devam ettirmeye yönelik herhangi bir irade ortaya koymayarak poliçenin iptaline rıza/icazet gösterdiğini belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı bankadan kullanılan krediden kaynaklı hayat sigorta poliçesi kapsamında sigortalının vefatı nedeniyle tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/13372, K. 2025/14748, 27 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama